Kolera:
Dik bir yokuş hayat, başında Azrailiyle bekleyen
Azrail melekten korkma! O bir emri yerine getiren
Terbiyelen ahdini hatırla, kıyametten önce bir
Kıyamet kopsa Allah'ım şükür sana, kavuş bana
Allah'ın kendisine verdiği emirle canlıların ruhlarını almakla görevli olan ölüm meleği. Kur'an-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde bu şekliyle değil, doğrudan anlamı olan Melekü'l-Mevt (ölüm meleği) terimi kullanılmaktadır.
"De ki; üzerinize memur edilen ölüm meleği, canınızı alır. Sonra Rabbinize döndürülürsünüz. "
(es-Secde, 32/11)
"... Nihayet birinize ölüm gelince elçilerimiz onun canını alırlar, onlar hiç geri kalmazlar."
(el-En'âm, 6/61).
AHD : Söz vermek,vaad etmek
Allah dünyayı ve içindeki varlıkları yaratmadan evvel, öncelikle gelmiş ve gelecek bütün insanların ruhlarını yaratmıştır. Bunları ruhlar âlemi denilen bir âlemde bir araya getirmiştir.Daha sonra hepsini birden huzurunda toplayarak kendilerine hitâben;
Ben sizin Rabbiniz değil miyim? diye sormuştur.
Ruhlar da
Evet, sen bizim Rabbimizsin, diye cevab vermişlerdir.
"Ancak sana ibâdet eder, senden yardım dileriz" demişlerdir. İşte bu konuşmanın vuku` bulduğu zamana, Kâlû Belâ denir. daha sonra insan ruhunun bu sözünde ne derece samimî ve doğru olduğunu ortaya çıkarmak için, şu dünyayı bir imtihan yeri olarak yaratmıştır. Ve her bir ruhu ayrı bir bedene yerleştirerek, onları belli zaman aralıklarıyla şu imtihan meydanına göndermiştir. Böylece insanın önüne iki yol açılmıştır: Ya akıl ve iradesini iyiye kullanarak Kâlû Belâ`daki gibi Rabbini tanımakta devam edecektir. Yahut da iradesini ve aklını kötüye kullanarak Rabbini ve Rabbiını inkâr edecek, O`na kulluktan kaçacak, şeytan`ın yoluna sapacaktır. Allah`a sonsuz şükürler olsun ki, biz Müslümanlar, Kâlû Belâ zamanında Rabbimize verdiğimiz sözde duran kimseleriz. İnşâallah son nefesimize kadar da bu sözümüzde durmaya devam edeceğiz
Hani söz vermiştik kalu Bela da
Başka yollara gitmeyecektik
Der şair..
Arkadaş! Bildiğimiz, gördüğümüz dünya bir iken, insanlar adedince dünyaları hâvidir. Çünkü, her insanın tam mânâsıyla hayalî bir dünyası vardır. Fakat öldüğü zaman dünyası yıkılır, kıyameti kopar.
Evet, bu cisim ebedî değil, demirden değil, taştan değil; ancak et ve kemikten ibaret birşeydir. Âni olarak senin başına yıkılıyor, altında kalıyorsun. Bak zaman-ı mâzi, senin gibi geçmiş olanlara geniş bir kabir olduğu gibi, istikbal zamanı da geniş bir mezaristan olacaktır. Bugün sen iki kabrin arasındasın; artık sen bilirsin.
Arkadaş! Bildiğimiz, gördüğümüz dünya bir iken, insanlar adedince dünyaları hâvidir. Çünkü, her insanın tam mânâsıyla hayalî bir dünyası vardır. Fakat öldüğü zaman dünyası yıkılır, kıyameti kopar.
Mesnevi-i Nuriye-Bediüzzaman Said Nursi..
insanlar surekli kıyamet ne zamn kopacak ya da kıyamet alametleri nelerdir diye sorular sorarlar ama bilmiyorlar ki her insanın ölümü kendi kıyametinin kopuşu demektir ve ECELİN kapımzı ne zamn çalacağı hiç belli değildir!!
Her dün sana yaklaştı bir bölüm
Her gün geçtikçe kendi kıyametimiz yaklaşıyor…
Taarruzumun yönünü sen ne bilirsin? Sen ne bilirsin
Sen neyi bildin ki, yönümü bileceksin?
Yaşamın gerçek amacı "iyi bir aile ve iyi bir iş" değildir. Herkesin tek bir yaratılış amacı vardır: Allah'a kul olmak. Dünyada elde edilmiş mal, eş, çocuk, mevki, itibar gibi kazançların hepsi yaşam boyunca büyük bir tutkuyla bağlanılan değerlerdir. O zaman gerçek amacın ve kazancın ne olduğunu çok iyi düşünmek, kavramak gerekir. İşte yaratılmanın asıl amacını Allah Kuran'da şöyle bildirmektedir:
Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım
(Zariyat Suresi, 56)
Nerden bilceksiniz bizim amacımız farklı diyor esen abla.....
Kolera Ne Bilirsin Sır
0
●454