Sabah kalktık yine, usulca, sessizce,
Bir umutla değil, mecburiyetle yola çıktık,
Gözler yorgun, gönül çoktan yorulmuş,
Aynı döngüde kayboldukça kaybolduk.

Adımlar ağır, başımız eğik,
Kaldırımlarda yankılanan sessiz çığlık,
Bir asgari ücrete hapsedilmiş ömür,
Her gün aynı umutları yutan bir girdap.

Kira yüksek, faturalar omuzda bir dağ,
Aldığımız her kuruş yetmiyor bir gün dahi,
Gece olunca dönüyoruz aynı eve,
Eşyalar dilsiz, yalnızlık bambaşka acı.

Ey kader, böyle mi yazıldı yolumuz,
Böyle mi geçecek gençliğimiz, ömrümüz?
Bir avuç para için sürünüyoruz burada,
Hayaller kırık, gözlerde yarım kalan bir ışık.

Bir gün olsun yüzümüz gülmez mi?
Bir nefes alacak yer kalmaz mı bize?
Ey kader, yeter artık, duy sesimizi,
Bu hayat değil, bir zincir, bir pranga sanki.

Sabah yine kalkacağız belki mecburen,
Aynı yollardan, aynı hayalsizlikle,
Ama içinde küçük bir umut kırıntısı.
Belki bir gün, bir sabah, yeniden doğarız.


https://youtu.be/9NnhQXSNymw?si=_UGNfTHDZNMMyEaS