Yazıyı vatandaşın sesini daha fazla duyurabilmek hak mücadelesine destek olmak adına paylaşıyorum, yazı çok uzun farkındayım okumayabilirsiniz.
Aracınızda KASKO (Ray Sigorta) ve LPG varsa mutlaka okuyun…
20 Haziran günü ailem ile birlikte büyük bir facia yaşadık. 7 ve 3 yaşındaki iki oğlum ve eşim ile birlikte 2017 model Hyundai Tucson aracımızla seyir halinde iken aniden motor bölümünden gelen koku ve duman ile birlikte büyük bir yangın başladı. Hemen aracı kenara çektim ve indim. Fakat çocuk kilidi olduğu için arkada oturan eşim ve iki oğlum araçtan inemediler. Yangın tüpüne ulaşabilmek için bagaja yöneldim fakat araç güvenli moda geçerek kendini kilitledi. (Hyundai Tucson gibi modelli bir araç böylesine bir faciada tüm kapıları nasıl olur da kilitler?) Bu esnada yangın daha da büyüyerek iç bölüme sıçradı. Büyük oğlumun kapıları teklemediğini gördüğümde bütün gücümle ailemi araçtan indirmeye odaklandım fakat hem içeriden hem dışarıdan kapılar açılmıyordu. Şoför kapısından müdahale ederek ailemi son anda çıkartabildim. Araçtan birkaç adım uzaklaştığımızda patlamalar başlamış ve yangın tüm aracı sarmıştı. Olay Ankara-Çamlıdere mevkiinde gerçekleşti. (Kurban bayramı 5.güne denk geliyor, Kızılcahamam-Çamlıdere istikametinde olaya şahit yüzlerce-binlerce insan vardı. Eğer bu yazıyı okuyorlarsa onların da yorumlarını bekliyorum.) Ailemi güvenli bir noktaya götürüp itfaiye ekiplerini aradım fakat yoldan geçen ve yardım etmeye çalışan vatandaşlar tarafından çoktan arandıklarını öğrendim. Kızılcahamam itfaiye ekipleri büyük bir hızla gelip yangını söndürdüler. Fakat geriye bir şey kalmamıştı. Böylesine büyük bir faciadan saniyelerle kurtulmanın sevincini ve şükrünü yaşıyoruz hala. Olayın şokunu atlattıktan sonra tüm birikimimiz olan ve kaskolu olan aracın bedelini alabilmek için kasko sürecini başlattık. İlk olarak itfaiye raporunu bekledik. İtfaiye raporu “aracın motor kısmı elektrik aksamında meydana gelen kısa devre sonucu çıkan kıvılcımların kablo izolelerini ve plastik aksamları tutuşturarak yaktığı…” şeklinde raporlandı ve 26 Haziran günü kasko dosyası açıldı. Kasko şirketi dosya açıldıktan sonra çok sayıda bilgi ve belge talebinde bulundu.
İstedikleri evraklar arasında; - En az 3 adet bakım kaydı, Lpg sistemi periyodik bakım kayıtları, Lpg sistemi montaj faturası, En az 3 adet yakıt fişi/yakıt alım kaydı vs gibi çok sayıda temini zor belge bulunuyordu ve eksiksiz olarak tamamlayıp sundum. Tüm bu süreçte Ray sigorta resmi olarak ve benimle ilgili sigortalıya yönlendirebilecek hiçbir eksiklik-kusur-kast unsuru bulamadı. Kasko bedelini nasıl reddedecekleri noktasında Ray sigorta Hukuk Biriminin büyük bir çaba harcadığını biliyorum. Nihayet Yangından 56 gün sonra kasko bedeli talebimin reddedildiğini öğrendim. Red sebebinin ise aracın 2022 yılında yapılan TÜV-TÜRK muayene raporunda Hafif kusur olarak gözüken “Yakıt-Gaz borularının uygun serilmediği” ibaresinden yola çıktıklarını ve bu sebeple reddettiklerini öğrendim. Oysa ki kasko poliçesi 2023 yılında düzenlenmişti. TÜV-TÜRK muayenesinde neredeyse tüm LPG li araçlar için bu ibarenin bulunduğunu herkes bilir. Çünkü TÜV-TÜRK sürekli yönetmelik değiştirir ve bu değişiklikleri ustaların takip edebilmesi imkansızdır. Ayrıca Yakıt Gaz borularının uygun serilmemesi durumu Hafif kusur olarak belirtilmiş, aracım muayeneden geçmiş trafiğe çıkmasında bir sakınca görülmemiştir. Hafif kusur olarak belirtilen yakıt-gaz borularının düzgün serilmemesinin yangına sebebiyet verdiği iddiası ise tamamen bir faraziye dayalı olup somut bir şekilde ispatlanmamış, kaldı ki itfaiye raporuna göre yangının elektrik kısa devresi nedeniyle çıktığı tespit edilmiştir. Ray sigortanın kasko bedelini ödememek için bulduğu bahanenin geçerli olma ihtimali yoktur. Diğer taraftan ailesinin canını zor kurtaran araç maliki ve sürücüsü olarak benim de olayda bir kusurum ve ihmalim bulunmamaktadır. Bütün bu yazdıklarımın sonucunda şu sorular sorulabilir; -LPG’si ruhsata işli olduğu halde bunu bile bile göre göre kasko yapan Ray sigorta şirketi neden LPG’yi bahane ederek hasar bedelini ödemekten kaçınmak ister? Bu kötüniyet değil midir? -Hafif kusuru bahane ederek kasko bedelini ödemeyen Ray sigorta kasko yaparken TÜV-TÜRK muayene raporunda belirtilen hafif kusurları görebildiği halde kaskoyu neden yapmıştır? Zamanı geldiğinde kötüye kullanırım diye mi?
-Devletin resmi bir kurumu olan Ankara Büyükşehir Belediyesince düzenlenen itfaiye yangın raporunda yangının çıkış nedeninin elektrik aksamındaki kısa devre olduğu belirtildiği halde bu resmi rapor neden dikkate alınmaz? Ben büyük şirketim devlet - belediye tanımam diye mi?
-Ray sigorta Hukuk birimi dava açtığımda emsal yargı kararlarına göre davayı kazanma şansımın büyük olasılık olduğunu bildiği halde neden talebimi reddetmiştir? Ben büyük şirketim hukuk tanımam diye mi? ... Ray sigortanın haklı olan kasko bedeli talebimi neden reddettiğini tahmin edebiliyorum. Çünkü ülkede yargı süreci çok uzun, gerçek enflasyon resmi faiz oranlarından yüksek, hakkım olan parayı tüm yargı süreci içerisinde işlettiklerinde getireceği gelir ortada... Etik ve ahlak dışı! 4 Gün önce Ray Sigorta İç Anadolu Bölge müdürü Soner beyi ziyaret ettik. Çünkü bilgilendirme yapılmıyordu. Görüşme esnasında haklı olduğumuzu, dava açılması durumunda muhtemelen kazanacağımızı, maddi ve manevi olarak yıprandığımız için bir an evvel talebimizin karşılanmasını dile getirdik. Ray sigortanın güvenilirliği ve müşteri memnuniyeti konusunda kötü bir intiba bıraktığını, çevremizdeki insanların da bu olayı takip ettiklerini, kötü bir algıya sebep olduğunu özellikle belirttik. Bölge Müdürü Soner bey, Müşteri memnuniyeti konusunda istatistik tuttuklarını; memnun olan bir müşterinin 3 müşteri getirdiğini, memnun olmayan bir müşterinin ise 7 müşteri kaybettirdiğini belirtti. Yani çok ta önemli değil bir şekilde dengeye geliyor demek istedi. Ayrıca sonuna kadar haklı olduğumu da özellikle belirtti. Dava açmam durumunda kazanma ihtimalimin çok yüksek olduğunu da vurguladı. Fakat hakkım olan parayı işletip oradan nemalanacaklarından bahsetmedi. Yaklaşık 2 aylık süreçte doğru düzgün bilgilendirme yapmayan ve nihayet haklı davamı reddeden Ray Sigorta şirketinin yönetim kadrosuna bakma ihtiyacı hissettim. Mağdur yaratma noktasında hiç tereddüt etmeyen Ray Sigortanın Yönetim Kurulu Başkanının (Patron) ismi Dr. Peter Thirring. Diğer üyelerden bazıları ise Dr. Martin Simhandl, Gerald Klemensich, Wolfgang Hesoun, Gerhard Lahner… Tamamen emperyalist güçlerin yönettiği, milletin kanını emmekten başka bir işe yaramayan bir şirket! Göstermelik ve emir kulu birkaç Türk yönetici! Ailesini ölümden kurtardığına şükreden ama mütevazi maaşıyla edindiği tek arabasının tamamen yanması nedeniyle kendini artık yarım hisseden bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ne kadar umurlarında olduğunu bilemediğim yabancı bir sigorta şirketi... Bir yerlerden kısarak binbir güçlükle aldığınız, çok sevdiğiniz, az yaksın diye LGP takdırdığınız, bir şey olursa diye zar zor kasko yaptırdığınız aracınızı kimlere emanet ettiğimizi iyi bilelim diye bu uzun yazıyı kaleme almak istedim. Ülkede Hukuk süreci çok uzun, vicdanlı olmaya zaten gerek yok, ahlaki ve etik değerler çoktan bitmiş, bu çürümüşlüğe dur diyen de yok. Oh ne güzel…
DOĞUKAN ÇATAK Lütfen aşağıdaki bağlantıya etkileşim vererek destek olun. Paylaşım yapmanız özellikle çok etkili olacaktır.
https://x.com/maviyer/status/1824799241983627644
Bir Hak Mücadelesi
3
●244
- 24-08-2024, 12:30:08Haklı mücadelenizde kolaylıklar dilerim.
Çok geçmiş olsun. Ailenizin başına birşey gelmemiş olması tek sevindirici tarafı.