• 19-08-2024, 18:15:25
    #1
    Maalesef orta doğu kültüründe ahlaki kavramlar cinsellik alanında sıkışmış durumda.
    Özellikle namus ve ahlak, kadının cinsel sınırları üzerinden tanımlanıyor.
    Bir erkeğin ahlakı da üzerine toplumca zimmetlenen ana bacı eş ve kızının cinselliği üzerinden tanımlanıyor.
    Yani bir adamın kendini kirlenmiş, namussuz, ahlaksız hissetmesinin tek yolu hayatındaki kadınların cinsel sınırları aşması.
    Oysa orta doğulu erkekler yalan söylediklerinde, sözlerini tutmadıklarında, borçlarını ödemediklerinde, tembellik yaptıklarında en ufak bir suçluluk duymuyorlar.
    Hatta toplumda yalancı, sözünü tutmayan, borcunu ödemeyen, tembel erkekleri kınamıyor ahlaklı sayıyor.

    Oysa Avrupa'nın kuzeyinde özellikle protestan bölgelerde farklı bir ahlak kavramı var.
    Almanların ikinci dünya savaşında yenildiğini ama sonra tekrar Avrupa'nın en güçlü devleti olduklarını söyler dururuz.
    Ama bunun altında yatan nedenleri hiç konuşmayız.

    Protestan ahlak denilen bir kavram var.
    Buna göre protestan inancında ahlaksızlığın temeli tembellik ve israftır.
    Kişi çok çalışmalıdır ve ne üzerine çalışıyorsa en iyisini ve mükemmelini yapmaya uğraşmalıdır.
    Ve kazandıklarının çoğunu tasarruf etmeli ve az kaynak tüketerek israf etmeden yaşamalıdır.
    Çünkü protestan inancı katolikler gibi sadece hayır yapmayı yeterli görmez, kişinin cenneti haketmesi için disiplinli şekilde çalışkan ve kanaatkar bir yaşam sürmesi gerektiğine inanırlar.
    Tembellik eden, gösteriş için para harcayan, yalan söyleyen, sözünü tutmayan, borcunu ödemeyen toplumda ahlaksız olarak görülür ve dışlanır.

    Bugün İsveç'in kişi başı gsmh 55 bin dolar.
    Ama ikinci el elbise alınıp satıldığını ve giyildiğini görebilirsiniz.
    Hatta güzel ikinci el bir şeyi ucuza almakla gurur duyuyorlar ve bunu gururla söylüyorlar.
    Karı koca çalışıp senede 100 bin dolar kazanan İsveçliler her sene araba modellerini yenilemiyorlar.
    Sözünü tutmayana, borcunu ödemeyene hayretle bakıyorlar.
    5 euroluk bir hesabı bile kişi başı bölüyorlar çünkü ihtiyacı olmayan birinin hesabını ödemeyi israf olarak görüyorlar itibar olarak görmüyorlar.
    Almanya'da bankada milyon eurosu olup 15 bin euroluk arabaya binen insanlar var.
    Arap şeyhleri gibi, Rusya'nın varoşlarından çıkan sonradan görmeler gibi marka takıntıları yok, gösteriş yapmıyorlar.
    Hatta lüks içinde yaşayıp gösteriş yapanları da toplumdan dışlıyorlar görgüsüz ahlaksız müsrif cahil olarak görüryorlar.

    İtibardan tasarruf olmaz diyen, liyakata önem vermeyen, tembelliği ve işten kaytarmayı milli spor haline getiren, sözünü tutmayan, borcunu ödemeyen ortadoğuluların kendilerini ahlaklı, namuslu, erdemli hissetmeleri gerçeği değiştirmiyor.
    Türkiye'de siyasetçiler s€ks kaseti ile gidiyor ama yolsuzluk yaptığı için, müsriflik yaptığı için, sözünü tutmadığı için yalan söylediği için giden yok.
    Ahlakı sadece cinsellikle sınırlayan başka da bir erdemi olmayan toplumlar dünya sahnesinde gelişemiyor yükselemiyor refaha eremiyor.
    Bizde RTÜK bile televizyonda her türlü hakaretin, ahlaksızlığın, iftiranın, ilkesizliğin yayınlanmasına ses çıkarmıyor ama kadın memesi göründü diye kanal kapatabiliyor.
    Yani ahlakı tamamen cinsellik alanına sıkıştırmışız.

    İşi din meselesine de getirmek istemiyorum.
    İslamiyet de israfı yasaklayan çalışmayı öğütleyen bir din ama ortadoğulular işin o kısmını hep görmezden gelmiş.
    Bence bize en çok lazım olan şey ahlak.
    Ama ortadoğu ahlakı değil.
    Protestan ahlakı...
  • 19-08-2024, 18:18:18
    #2
    bazı batı bölgeleri hariç tr de yaşanacak yer yok resmen. Çok bağnaz çok boğucu çok nefret dolu çok cahil toplum geneli
  • 19-08-2024, 18:22:59
    #3
    Gerçekten de, Orta Doğu toplumlarının ahlaki değerlerini yeniden gözden geçirmeleri ve Protestan ahlakının temel ilkeleri olan dürüstlük, çalışkanlık, tasarruf ve liyakati benimsemeleri, uzun vadede kalkınma ve refaha ulaşmaları için kilit bir adım olabilir. "İtibardan tasarruf olmaz" anlayışıyla ilerleyen, ama aynı zamanda bu anlayışı sorumluluk, disiplin ve dürüstlükle birleştiremeyen toplumlar, ne yazık ki dünya sahnesinde hak ettikleri yeri bulamıyor.
  • 19-08-2024, 18:27:47
    #4
    AOK
    Platin üye
    Merhaba sayın hocam.
    Aslında burada sorun dinlerden ziyade insanın kibri. Kendisini üstün görüp başkasını ezmeye dövmeye öldürmeye hor görmeye layık görmesi temel problem.

    Misal Avrupa çok çalışır ama afrikalıları yada ingilizler hintlileri kölesi yapması ahlaksızlık sayılmıyor. Eğer ahlaklı olsalar bunu yaparlar mı ?
    Misal israil dinlerine bağlı birbirlerini koruyup kollarlar ama bebek öldürmek onlar için keyif verici. Ahlak olsa bu olur mu ?

    Ahlaklar nasıl oluyorda tüm bölgeler için farklı olabiliyor ki ? Buda benim kafamı kurcalıyor...

    Aslında bizde olması gereken islamın kurallarını harfiyen uygulayabilmek. Eğer herbirey bunu yapabilse(ki imkansız)
    Zaten dünya güzel yaşanabilir biryer olur.

    Derin karışık konular. Sırf bu yüzden birazdan gelip birileri linçler. Çünkü sohbet edemeyecek kadar ahlaksız hale gelmişiz

    Fikirlerinizi güzel bir üslupla ifade ettiğiniz için teşekkür ederim sizlere.
  • 19-08-2024, 18:33:30
    #5
    Kesinlikle doğru söylüyorsun.
    Zaten bu durum gözle görülür şekilde ortada.

    Bana kalırsa bu sorunun ana sebebi dini kendi içlerinde değil uçlarda yaşamayı istemelerinden kaynaklı.

    Ülke mi yönetilecek din ile yönetilsin isteniyor.
    Ekonomide adım mı atılacak dini ön planda tutuyorlar.
    Bir tercih yaparken Ahlakına yada haklı haksız durumuna değil dinine bakıyorlar.
    Ahlak kavramını sanki islam getirmiş , islamdan önce Ahlak diye bir şey yokmuş gibi hareket ediyorlar.
    İslama inanmayan herkes Ahlaksız gibi düşünüyor bazı kişiler ( r10'da bunu bizzat söyleyenleri gördüm , müslüman olmayandan iyilik gelmez diyordu )

    Kuranda adaleti dürüstlüğü öğütlemiş ama adam adil olanı değil kendi dininden olan ahlaksızı savunuyor. Böyle bir şey olabilir mi. Daha kendi dininin söylediğini bile yapamıyorlar.

    İslam ülkeleri bunları aşmadığı sürece sürekli sürünür sefalet yaşar ezilmeye devam eder.
  • 19-08-2024, 18:52:13
    #6
    merhaba, Ortadoğu dediğiniz yer -ki bu sınırları da kimler çizdiyse..- büyük kısmı İslam dinine mensup fakat neden ahlâkî bir yozlaşma var? halbuki İslam güzel ahlâk idi..dinlerin Ortadoğu'ya inmesindeki en büyük sebeplerden biri o kültür baskın, her özelliği dibine kadar yaşayan, duyguları disarda insanlar topluluğu olduğu için kanaatime göre ..yani batı insanı baskın değil insani özellikleri yüzeysel, silik.. din Ortadoğu'ya uçlarda yaşayan insâni ozelliklere gelmeliydi elbette değişip dönüştürmesi için..bugün Arabistan'a gittiğimizde herkesin gerçek bir müslüman olduğunu mu zannediyoruz? İslam bile o özellikleri temizleyememis..
    kalmadı ki bizim ölçümüz Rasullullah..dolayısıyla müslüman zaafina yenilip yalan söylediyse, ahlâk dışı hareket ettiyse o kişinin sorunudur..
    bu sitede bile kişi faizle ilgili guzellemeler yapiyorsa, sahte hesaplar sahte işlerle gündeme geliyorsa hangi ahlaktan bahsediyoruz? biz hangi gruba giriyoruzdur?... selâmlar
  • 19-08-2024, 19:03:03
    #7
    kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kesinlikle doğru söylüyorsun.
    Zaten bu durum gözle görülür şekilde ortada.

    Bana kalırsa bu sorunun ana sebebi dini kendi içlerinde değil uçlarda yaşamayı istemelerinden kaynaklı.

    Ülke mi yönetilecek din ile yönetilsin isteniyor.
    Ekonomide adım mı atılacak dini ön planda tutuyorlar.
    Bir tercih yaparken Ahlakına yada haklı haksız durumuna değil dinine bakıyorlar.
    Ahlak kavramını sanki islam getirmiş , islamdan önce Ahlak diye bir şey yokmuş gibi hareket ediyorlar.
    İslama inanmayan herkes Ahlaksız gibi düşünüyor bazı kişiler ( r10'da bunu bizzat söyleyenleri gördüm , müslüman olmayandan iyilik gelmez diyordu )

    Kuranda adaleti dürüstlüğü öğütlemiş ama adam adil olanı değil kendi dininden olan ahlaksızı savunuyor. Böyle bir şey olabilir mi. Daha kendi dininin söylediğini bile yapamıyorlar.

    İslam ülkeleri bunları aşmadığı sürece sürekli sürünür sefalet yaşar ezilmeye devam eder.
    Kesinlikle katılmıyorum.
    Aksi bir durum olduğunu düşünüyorum.
    Ülke laiklik ile yönetilecek ama bir sorun olursa "müslüman ülkeyiz" diye din üzerinden suçlama yapılacak.
    Tercih yaparken insanların dini değil siyasi görüşü önemli olacak.
    Bakınız ben 5.5 yıl çalıştığım şirkette siyasi görüşümden dolayı mobbing yiyerek ayrılmak zorunda kaldım. Siyasi görüşümde iktidar karşıtlığı değil aksine muhalif olmadığımdan.
    6 aydır işsizim bu sebeple. Ekmeğimle oynadılar. Bunu yapan kişi de kendini demoratik gösteren ve bu ülkede adalet yok lafları türeten bir insandı. Kendisinin adalet anlayışını da gördük.



    İslama inanmayanı ahlaksız olarak gören yok çevremde. Lakin inanan insanları bağnaz, örümcek kafalı, cahil olarak niteleyenler çok.
    Bunları R10 da da zaman zaman görebilirsiniz.


    Bazende şunu anlamıyoruz. İslam kusursuz olandır. Müslüman değil. Hiçbirimiz kusursuz değiliz. Ancak her inanan yada her dinini yaşayanı dört dörtlük olsun istiyoruz. Öyle bir dünya yok. Biz beşeriz. Önemli olan yanlışlarımızı düzeltmeye çalışmak ve ısrar etmemek.
    Buı gayrimüslim olanlar içinde geçerli. Onlarında hataları olabilir düzeltmeye çalışıyor olabilirler.
    Ancak hangi dine inanırsa inansın semavi dinlerde insanların hayatlarını düzenleme vardır. Hatta tevratt öldürmeyeceksin der. Ancak israilin yaptıklarını söylemeye gerek yok. Bunlara karşı çıkan yahudiler de var.

    Ne zaman acaba yabancı özentiliğini bırakıp özümüze döneceğiz?
    Protestan inancının ahlakı daha iyi demenin mantığı ne? Pek anlamış değilim. Ancak arkadaş güzel cevap vermiş tekrar o konuya dönmeye gerek duymadım.

    Ve anlamadığım konu da şu. Aramızda farklı dinlere inanan, inanmayan bir sürü insan varken... Neden sürekli çoğunluğun inandığı dine dil uzatma (dolaylı yoldan da olsa) gereği duyarız?
    Burda ateistler şöyledir böyledir diyen görmedim ama her konuda müslüman bir ülkeyiz diye müslümanları suçlayanı çok gördüm.
    Başka bir konuda da ateizm deizm çoğaldı derler.
    Neden islamı gençlere çocuklara doğru düzgün anlatmıyoruz diye sormazlar.

    Bazı günahlar vardır. Herkes yapmaya başladığı zaman günah algısı kaybolmaya başlar. İçki içmek gibi.
    İçki içmek haramdır tıpkı domuz eti yemek gibi.
    İnsanlar domuz yemez. Yiyecek dahi olsa bunu övünerek anlatıp göstermez utanır.
    Lakin içki için aynı şeyleri diyebiliyor muyuz?

    İlk mesajda anlatılan ahlaksız türü de bunun örneği... Herkez yaptığında toplumda algı değişiyor.
  • 19-08-2024, 19:15:02
    #8
    Allah Sovyetler Birliğini yıkana bin kere lanet etsin.
    İnsan gibi yaşıyorduk, İNSAN!
  • 19-08-2024, 20:25:50
    #9
    Katılmamanız gerçekleri değiştirmez..
    Herkes dört dörtlük olmaz elbet ama 60 islam ülkesinin 60 tanesinin %95'ide sıkıntılıysa ortada bir problem vardır.

    Senin siyasi yada din seçiminden dolayı sorun yaşamış olmanın konuyla alakası yok.

    Sen olayı kişiselleştirdiğin için böyle düşünüyorsun.
    Dünya senin çevrendeki 10-20 kişiden ibaret değil.

    Ahlak tek bir düz çizgi değildir. Döneme , kişiye yada topluma göre değişir. Sana Ahlaklı gelen diğerine gelmeyebilir.
    Ama Adalette , dürüstlükte tüm dünya Ahlaki değer olarak aynı fikirdeyse ve islam ülkeleri Adalet ve Dürüstlükte sınıfta kalıyorsa bu iki kriterde Ahlak konusunda yetersiz anlamına gelir.


    Konunun Ateistle falanda alakası yok , Ateistlik bir din değil. Ateist en iyi Ahlak bizde diye bir iddaada bulunmuyor. Ortak bir Ahlaki kuralları bir liderleri vsde yok. Bu bir ölçüt değil.

    Ama Müslümanlar biz Ahlaklıyız diye iddaada bulunuyor. Elbet genelleme yapıyorum ama çoğunluk böyle.
    Senin anlamadığın nokta bu.

    Bulunduğumuz Cografya ortada elbette müslümanları eleştireceğiz bu islama saldırı falan değil. Kendin diyorsun İslam kusursuz olandır. Müslüman değil diye.
    Ben bu konuda müslüman ülkelerinin Ahlakını eleştiriyorum islamı değil. Ama sen savunmaya geçiyorsun. Kendi dediğinle çelişiyorsun.

    Ortadoğunun bu halde olmasının sebebi tam olarak senin bu mantığından geliyor.
    Bunun yerine hatalar çok fazla , düzeltmeye çalışmalılar demen gerekiyor. Ama bu hatalar söylendiğinde islama saldırıyorlar diye bağırırsan bir yere varılamıyor.





    emerev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kesinlikle katılmıyorum.
    Aksi bir durum olduğunu düşünüyorum.
    Ülke laiklik ile yönetilecek ama bir sorun olursa "müslüman ülkeyiz" diye din üzerinden suçlama yapılacak.
    Tercih yaparken insanların dini değil siyasi görüşü önemli olacak.
    Bakınız ben 5.5 yıl çalıştığım şirkette siyasi görüşümden dolayı mobbing yiyerek ayrılmak zorunda kaldım. Siyasi görüşümde iktidar karşıtlığı değil aksine muhalif olmadığımdan.
    6 aydır işsizim bu sebeple. Ekmeğimle oynadılar. Bunu yapan kişi de kendini demoratik gösteren ve bu ülkede adalet yok lafları türeten bir insandı. Kendisinin adalet anlayışını da gördük.



    İslama inanmayanı ahlaksız olarak gören yok çevremde. Lakin inanan insanları bağnaz, örümcek kafalı, cahil olarak niteleyenler çok.
    Bunları R10 da da zaman zaman görebilirsiniz.


    Bazende şunu anlamıyoruz. İslam kusursuz olandır. Müslüman değil. Hiçbirimiz kusursuz değiliz. Ancak her inanan yada her dinini yaşayanı dört dörtlük olsun istiyoruz. Öyle bir dünya yok. Biz beşeriz. Önemli olan yanlışlarımızı düzeltmeye çalışmak ve ısrar etmemek.
    Buı gayrimüslim olanlar içinde geçerli. Onlarında hataları olabilir düzeltmeye çalışıyor olabilirler.
    Ancak hangi dine inanırsa inansın semavi dinlerde insanların hayatlarını düzenleme vardır. Hatta tevratt öldürmeyeceksin der. Ancak israilin yaptıklarını söylemeye gerek yok. Bunlara karşı çıkan yahudiler de var.

    Ne zaman acaba yabancı özentiliğini bırakıp özümüze döneceğiz?
    Protestan inancının ahlakı daha iyi demenin mantığı ne? Pek anlamış değilim. Ancak arkadaş güzel cevap vermiş tekrar o konuya dönmeye gerek duymadım.

    Ve anlamadığım konu da şu. Aramızda farklı dinlere inanan, inanmayan bir sürü insan varken... Neden sürekli çoğunluğun inandığı dine dil uzatma (dolaylı yoldan da olsa) gereği duyarız?
    Burda ateistler şöyledir böyledir diyen görmedim ama her konuda müslüman bir ülkeyiz diye müslümanları suçlayanı çok gördüm.
    Başka bir konuda da ateizm deizm çoğaldı derler.
    Neden islamı gençlere çocuklara doğru düzgün anlatmıyoruz diye sormazlar.

    Bazı günahlar vardır. Herkes yapmaya başladığı zaman günah algısı kaybolmaya başlar. İçki içmek gibi.
    İçki içmek haramdır tıpkı domuz eti yemek gibi.
    İnsanlar domuz yemez. Yiyecek dahi olsa bunu övünerek anlatıp göstermez utanır.
    Lakin içki için aynı şeyleri diyebiliyor muyuz?

    İlk mesajda anlatılan ahlaksız türü de bunun örneği... Herkez yaptığında toplumda algı değişiyor.