• 17-08-2024, 02:49:13
    #1
    Selam olsun,

    Bazen toplum olarak birileri beynimizi sıfırladı diye düşünüyorum.
    Bazı şeyleri ne kadar çabuk unutup, yeni durumları ne kadar çabuk kabul ediyor hatta kanıksıyoruz.

    Böyle yüz yıllar öncesi değil 10 20 yıl öncesiydi oysa.
    Ne güzel bir hayat yaşıyorduk, kimse hatırlamıyor mu gerçekten? Yaşı yetmeyenleri anlıyorum hiç o günleri görmemişler ama görenler ne çabuk unuttu.

    Tavuktan döner mi olurdu? Döner etti. En gariban dediğimiz insan bile canı çekince döner alır yerdi.
    Mangal yaptığımızda kokusu gitmiştir diye yakında olanlara bir tabak pişen etten götürürdük ki et diyorum tavuk falan mangala atılmazdı.
    Amelelik yapan insanlara acıkmıştırlar, aç kalmasınlar diye en ekmek arası kaşar, salam yaptırır yanına salatalık domates alırdık.
    Memur bir aile çocuğu her sene tatile çıkardı, giderdik yani bodruma ya da çeşmeye.
    Aileden biri emekli olunca ya ev alırdı ikramiyesiyle ya araba alır geri kalanı bankaya koyardı.
    Sınıfta herkes peynir, zeytin, ekmek, meyve ve meyve suyu getirirdi beslenme çantasında hatta yerli haftası yapar sadece yerli ürünlerden getirebilirdik.
    Yakınlığımız olmayan tanışların bile düğün, doğum vs. günlerinde ya çeyrek ya yarım altın takardık. Akraba ya da ailedense tam altın bile takılmaz bilezik, set ya da beşi bir yerde takılırdı.
    Ev kadınları kendi aralarında altın günleri yapar hepsi her ay altın alabilecek, onlarca kişiyi ağırlayacak böreği, pastayı, çöreği, içeceği ikram edebilirdi.
    Yarım kilo, bir dilim gibi şeyler yoktu tadı beğenilen meyve sebze kilolarca hatta kasa olarak alınırdı.
    Bugünkü gibi kafeler dolmuş, milletin derdi yok denmezdi kafeye gidip kahve içmek lüks ya da insanın ekonomik durumuyla ilgili değildi zira öğrenciler para hesabı yapmadan kafelerde vakit geçirebilirdi.
    Okula giderken her sabah börekçiye gider 1 porsiyon kıymalı börek ve sıcak süt içer harçlığımızın küçük bir kısmını verip okula giderdik. Kantinde patatesliler, kolalar, çokomeller harcardık.
    Yalancı lahmacun mu? Boş baklava mı? yahu dolusu ne tutardı ki biri uğraşıp bunları icat edecekti? Her bayram gelen misafirlere tepsilerce baklavalar alınır/yapılırdı. Normaldi.
    Özel günlerde evlilik yıl dönümüdür, doğum günüdür vs. tüm aile ve büyükler dışarıda yemeğe çıkılırdı bir memur rahatlıkla bunu karşılardı, lüks değildi.
    Yolda arkadaşlarla yürürken önümüze çıkan midyeciye tezgahı aldık limonla ver derdik. Cebimizden bir kağıt para çıkartıp üstü kalsın derdik.
    Kokoreççi gördüğümüzde bir yarım daha ucuzken iki çeyrek yap rahat yiyelim der en küçük kağıt parayı verip giderdik. Hesap yapmaz, fiyat sormazdık.

    Bu ve benzeri şeyleri hiç yaşamamış gibi ya da bunlar lüksmüş gibi kabul edip eleştiren insanlar görüyorum.
    Yaşı bu dönemlere denk gelenlere hayret ediyorum.
    Ne çabuk unuttular yaşananları.

    İnsanların birbirine borç vermesi, ailesine destek olması vs. ütopik bir hal aldı.
    Herkes geçmişi unuttu ve bugünü şükür diyerek kabul etti.
    Poyraz Karayelin dediği gibi aklımı çıldıracağım.
  • 17-08-2024, 03:03:46
    #2
    Bugünlere doğmadım ancak geçmişe dair pek çok bilgiyi belgesellerden ordan burdan görüyorum ve izliyorum görmediğim günleri savunuyorum.
    Bir türk genci olarak,öğrenci olarak,kendi geçimini kendi sağlayan bir birey olarak aklım almıyor herşeyi kabullendimde hiç kimsenin ütopik olaylara bile tepki verememesine anlam veremiyorum.

    Sizin nesil ağaç kesilecek diye gezi olaylarını başlatmış şimdi kan gövdeyi götürüyor kimsenin umrunda değil.

    İlkokulda okula giderken 1₺ para alırdım ailem üstünü getir diye tembihlerdi bazen okulda harcamak yerine o paraya döner yerdim : (

    Edit: birkaç video ekliyorum insanların diksiyonuna bakmanız yeterli.

    https://www.youtube.com/watch?v=c5JS...Bzb2tha2xhcsSx

    https://www.youtube.com/watch?v=nNbIfHV28jc