Misafir adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Bizim ülke olarak en büyük problemimiz her zaman başkasının kazancında, işinde veya yaşadıklarında gözümüzün olması.
Teknik Eğitim Fakültesi Elektronik Öğretmenliği çıkışlıyım. 3 dönem Staj yaptım liselerde. Okul bitince KPSS'ye bile girmedim.
Kolay mı? Evet kolay. Kafayı takmaz, girer dersiniz verir çıkarsın. İş biter.
Zor mu evet zor. 3 aylık yaz döneminde anne babaların bile bıktığı, ergenlik çapında, atarlı giderli gençlerle günde 8 - 10 saat geçirmek. Her yaşın zorluğu çok ama 20 yaşın altındaki insan gruhunu yönetmek ve eğitmek çok daha zor.
Misal siz Ücretli Öğretmenlerin, Stajyer Öğretmenlerin ne çektiğini biliyor musunuz? Veya veliler ve öğrencilerin yaşattıkları.
Babanız askermiş. Bayram seyran yok diyorsunuz. Şimdi bende askerlere bakıyorum. Misal bizim ilçede asker bir arkadaşım var. Ayda 2 gün dağda çıkıp operasyon adı altında kamp yapıyor, kalan 28 gün ise işe gidiyorum diyip askeriye bahçesinde çay kahve yapıyorlar. Özlük hakları, maaşı, emeklilikliğin daha erken olduğu, çevrede ciddi saygı gören bir meslek olması adına bu durumda bir öğretmenin de bunlar ne yapıyor ki demesi oldukça doğal o zaman. Yani babanız zamanında yan gelmiş yatmış. Sizin bakış açınıza göre.
Hiç öğretmenlik yapmadım. Kolay kolayda yapmam. ne yönetimi ne öğrencisi nede velisi ile uğraşamam. Ancak yazın tatil, kışın tatil yan gel yat diye milletin gözünde de öğretmenliği küçümsemesine göz yummam. Her mesleğin zor ve kolay yanları var. Her mesleğin bölgesel olarak rahat edenleri var. Bizim ilçe de nüfus da çalışan bir abimiz var. Senede toplamda 100 kişi geliyor, seçim olmadıkça hiç işleri yok. Şimdi ona bakarak İstanbul Kadıköy de aynı görevde çalışan kişiye rahatsın ohh yatıyorsun diyemem.
Semih Buğra adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
