• 20-04-2024, 20:38:43
    #1
    Sevgili büyüklerim ve forumdaşlarım,

    Açıkçası etrafımda doğru bir insan olmadığı için buraya yazmak istedim. Kaç zamandır içim içimi yiyor ve bir türlü içimi rahatlatamıyorum. Haliyle artık "Yaz!" dedim ve içimi buraya dökmek istedim.

    26 yaşıma yeni girdim ama gerçekten boş bir şekilde girdiğimi hissettim. Yaptığım hiçbir şeyden haz almıyor ve kendimi mutlu hissedemiyorum. Halime şükretsem de bazen diyorum ki "Böyle ne kadar yaşayacağım? Hiç mi yüzüm gülmeyecek? Ailemi daha fazla nasıl mutlu edeceğim? Kendimi nasıl iyi edeceğim?"...

    --

    12 yaşımdan beri iş hayatındayım. Ortaokul döneminde başladım ve sürekli okul sonrası, hafta sonları çalıştım. 16 yaşıma girdikten sonra sigortalı şekilde çalışmaya başladım. Ve geriye dönüp baktığımda çalışma hayatımda 14 seneyi devirmişim...

    Geriye dönüp "Kendine ne kattın?" dediğimde bir tek ev kattığımı görüyorum. Onu da kardeşim kullanıyor. Çünkü şehir farklı, iş imkanlarımız bir değil ve birlikte anlaşamıyoruz. Ailemde kendimi artık iyi hissetmiyorum.

    En son bir gümrük firmasına girdim ve insanları dinledikçe kendimde şunu fark ettim, ben ailem için yaşıyormuşum bu vakte kadar...

    Her ne kadar pes etmesem de kendi gücümü sürekli yineleyemiyorum. 6 aylık bir kızım var ve tek gücümü ondan alabiliyorum. Ona her baktığımda yanlış bir şey yapmamış olsam bile utanıyorum. Çünkü tek varlığım eşim ve kızım. Annem ve babamdan (en azından) manevi destek istesem bile arkam artık boş kalıyor ve kendime sadece şunu diyorum "Gölgesi yeter, gönüllerini hoş et ve yaşamaya, mücadele etmeye devam et."

    --

    Son senelerimde en uzun dönemimi kurumsal bir firmada geçirdim ve çok güzel şekilde de çalışıyordum. Ortamın bozuk olması ve sürekli mobbinge uğradığım için dayanamadım ve çıkmak durumunda kaldım. Sonrasında dikiş tutturamadım zaten...

    Neden tutturamadığımı sorarsanız iş hayatında en azından gerçekten şansımın olmadığını düşünmeye başladım. Kurumsal hayatımdan sonra gümrük firmasına girdim ve haftada 92 saat çalışıyordum. Pazar günü sabah 8 gibi evime gelip direkt yatıyordum. "Hayat dediğin bu olamaz." dedim kendime. Tabii ki oradan tek çıkma sebebim bu değildi. Yaptıkları davranış ve hareketler, söylenen sözler/ağır cümleler beni ne kadar zorlasa da sonuna kadar gittim ve sonunda istifa ettim...

    Tekrar bir işe girmem gerekiyordu ve bir fabrikaya görüşmeye gittim. Anlaşmaya varmadan önce yaşadığım sorunları, talep ettiğim şeyleri (o işte geleceğin olup olmadığını, ne kadar yükselebileceğimi, üslup ve yaklaşımlarında nasıl bir tutum sergilediklerini) kendilerine aktardım ve hepsinde çok güzel yanıtlar aldım. İşe girdikten bir hafta sonra fark ettim ki anlattığı her şey sırf işe girebileyim diye söylenmiş sözlerdi... Ailem için çalışmam gerektiğinden dolayı halen uzatmaları oynuyorum ama pes etmedim. Daha güzel bir iş ve gelecek bulana kadar çıkmıyorum...

    (Alt kısımda söyleyeceğim şeyleri lütfen siyasi yöne çekmeyiniz.)
    Bu yaşıma geldiğim halde hep kendime "Hep maaşlı mı çalışacaksın?", "Bu ömür, bu şekilde ne kadar devam edecek?", "Gerçekten hayallerini yaşayabilecek misin?" diye soruyorum kendi kendime...

    Benim de en azından birçok genç gibi yurt dışı hayallerim var çünkü en azından orada asgari ücretle çalışsam bile birçok şeyi daha güzel bir biçimde yaşayabilir ve aileme sunabilirim. En azından ben bu şekilde düşünüyorum...

    Yaşamış olduğum buhran, sıkıntılar ve tatsız olaylardan sonra birkaç ay önce firma arayışına geçmiştim. Instagram üzerinden bir firma buldum ve görüşmelere başladım. Tabii ki çok cüzi ücret ile işlem yaptıklarını ve ekstra bir maliyet çıkmayacağını söylediler. Öyle olmadı ve sürekli belli aralıklarla küçük küçük ücret istediler ve sonunda dolandırıldım. Giden ücret yaklaşık olarak 4500 Euro civarında oldu. Bu para normalde bende olan bir para değildi. Elimdeki her şeyi satıp bu parayı çıkardım, üzerine işimden oldum.
    (Sonra yalvar yakar işime geri döndüm ama yine de yaşadıklarım beni orada tutmadı...)*

    *Gümrük işi

    O firma/insanlar (tabii insan denilebilirse) yok oldular ve izini kaybettirdiler. Hukuki haklarımı arama yoluna gittim ve hiçbir şey alamayacağımı, çok fazla üstelememem gerektiğini söylediler. Ama yine de pes etmedim ve elimde ne var ne yoksa gecelerimi verip suç duyurusunda bulundum. Tabii bu süre zarfında kendilerine bir şekilde ulaştım ama yine de oyalandım, emniyet ve savcılıktan destek istediğim halde yapılan tek şey beni sürekli karakola çağırmaları oldu.

    Adamlar sürekli firma açıp bu şekilde insanların cebindeki paraları ve yüreğindeki umutları, hayalleri söküp kaçıyordu. Yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu bakıldığında...

    Yine de pes etmedim ve kendimi geliştirmek için harekete geçtim, tekrar üniversite sınavına yazıldım. Dil öğrenmeye başladım ve kendi başıma neler yapabilirim bunlara bakıyorum. Şu an için yapabildiğim tek şey aileme iyi bakmaya çalışmak, kendimi geliştirebilmek ve yaşadığım tüm sıkıntılara karşı diş sıkmak...

    Tekrar araba almak istiyorum ve peşinatsız araç baktığımda tutarları gördükçe kafam yanıyor. Taksi çıkması bir arabayı almak istediğinizde, firmaya arabanın üç katı kadar bir tutar ödemek zorundasınız. Bunu da geçtim, o tutarı ödeyebilmek için deli gibi çalışmanız gerekiyor.

    Biz nasıl bir zamandayız? Nasıl bir boyuttayız? Neden bu şekilde zorluklar çekiyoruz?

    Tabii ki bu anlattıklarım belki anlamsız gelebilir ama gerçekten sürekli beynimin içinde bu şeylerin beni bitiriyor olmasını bir türlü çözemedim. Bu yüzden böyle kelimelere döküyorum. Tartışma ortamı yaratma amacında değilim, sadece bir insan olarak kendimi/derdimi dökmek istedim. Anlayışınıza sığınıyorum...
    (Üst kısımdaki söylediğim şeyleri lütfen siyasi yöne çekmeyiniz.)

    --

    Aileme o kadar güvendim, o kadar arkalarında durup birçok şeyi sırtladım ki maddi olarak beni çok fazla dibe soktular. Son beş senede üç araba ve bir ev kaybettim sırf beni dinlemedikleri için. Yine de pes etmeyip kendi ayaklarım üzerinde duruyorum ve bir şekilde yaşıyorum. Son dönemlerimde her ay elimden bir parça bir şeyi satıp uzatmaları oynuyor olsam da yine de pes etmedim...

    Her gün sabah beşte yola çıktığımda kendime bir yol çizmeye çalışıyorum. Çünkü ömrünüz boyunca her ay bir maaş beklemek ne kadar doğru? En azından bu coğrafya için ne kadar doğru? Siz işinize dört kolla sarıldığınız halde hak etmediğiniz şekilde çalıştırıldığınızda ne düşünüyorsunuz?

    Eskisi gibi zevk almıyorum hayattan... Mesela yemek yemeyi çok severdim, onu da sevemiyorum artık. Çünkü bu yaşam döngüsü içerisinde bu bile zevk vermiyor artık bana...

    Her sabah dua ediyorum Allah'a, "Beni bu dipten çıkar." diye. Ama dua edip bir şeylerin olmasını beklemiyor ve harekete geçmeye çalışıyorum, çırpınıyorum. Çünkü biliyorum ki oturup neyi beklersem bekleyeyim rızkım önüme gelmeyecek. Rızkımı yakalayabilmek için sürekli koşmam gerekiyor ve bunu olabildiğinde yapmaya çalışıyorum.

    Çok fazla yazdığımın farkındayım. Gerçekten etrafımdaki insanlar dostum olmadığı için dertleşemiyorum. Kime ne söylesem hep farklı tepkiler alıyorum. Sınırlı bir biçimde söylesem bile illa saçma cümleler duyuyorum. Empati denen kavramı da karşımdan pek göremiyorum artık.

    Annem ve babama da ne dersem diyeyim sürekli azar işitiyorum. Belki içlerinde bir fırtına kopuyordur böyle yaşadığım için ama sırf onlar da benim gibi üzülmesin diye yüzlerini güldürebilmek için elimden geleni yapıyorum. Çünkü yaşları genç değil ve sağlıkları iyi değil. Ben de bir evlatları olarak haklarını ödeyemeyecek olsam bile elimden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyorum...

    Beni bir tek anlayan eşim, ona da bunları anlattığımda bana belli etmese bile kendi içinde bu durumları düşünüp duruyor. Çünkü benim içimdeki son kalem sevdiğim kadın ve minik kızım...

    İçimde minik de olsa bir ışık var ve bir gün bu dertleri unutacağımı, arkama dönüp baktığımda gülüp geçeceğimi ve ailemle güzel bir hayat sürdüreceğimi hissettiren bir şey var. Umarım bunu yapabilirim ve yaşayabilirim...

    Bazen siz de kendinize bu denli soruları soruyor musunuz? Kendi içinizdeki ateşi nasıl dindiriyorsunuz?

    Yaşadığınız hayatta hiç dibe indiğiniz oldu mu? Çıkabildiyseniz nasıl çıktınız? Geriye dönüp baktığınızda sizi hayata döndüren, zirveye çıkaran şey ne oldu?

    Yazdıklarımı okursanız anlayış ve empati ile okumanızı rica ederim. Çünkü yazdıklarımın hiçbirinde mübalağa ve abartı yoktur...

    Buraya kadar okuduysanız da teşekkür ederim.

    Güzellikle kalın.
  • 20-04-2024, 20:39:56
    #2
    Şuan o haldeyim
  • 20-04-2024, 20:40:21
    #3
    İnşallah gelecek yıl Alacağın ilk şans çekilişi birşeyi sana çıkar
    • kci
    kci bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 20-04-2024, 20:42:34
    #4
    Ülkecek dibe doğru gidiyoruz
  • 20-04-2024, 20:47:12
    #5
    ah hocam gerçekten sizi o kadar iyi anlıyorum ki okurken sanki benimde içimi dökmüşsünüz gibi hissetti ve bu durum sadece bende var sanıyordum. ne yaparsam yapayım bir türlü dipten çıkamayacağımı düşünüyorum eskiden yaptığım şeyler artık asla tat vermiyor. şu hayata sanki sadece çalışmak ve geçinmeye çalışmak için gelmişim gibi hissediyorum. benim eşim yurtdışında vizem çıkarsa bende gideceğim siz danışmanlığa hangi yol üzerinden gitmek için başvurmuştunuz. eşime çevresine soralım bi yol gösterme şansımız olursa çok sevinirim.
    • kci
    kci bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 20-04-2024, 21:16:49
    #6
    Ben şunu fark ettim gerçekten uğraşınca elde edilmeyecek şey yoktur.gerçeten yapmak istediğim herşeyi başardım. Bedel verilmesi gerekiyor. Bende 27 yaşındayım. İnternetten kazandığım paralarla bir yatırım yapamasamda çok güzel geçindim tekrar uğraşsam. Eski refaha döneceğimi biliyorum ne emek verecek hevesim, nede enerjim var o yüzden bedel ödersen ulaşırsın.
    Ama evli insan için biraz zor. Evlendiğimdem beri yaşam enerjim ve uğraşma enerjim kalmadı bende normal bir bütçeyle yuvarlanıp gidiyorum
  • 20-04-2024, 21:17:17
    #7
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ok. Atarlı engellenecek biri daha çıktı. Güzel.
    hocam beni de engeller misin sana zahmet. Konulara boş yorum yaparak konuyu dağıtmayın. Forumda kimse derdini anlatamaz oldu. Okumayacaksan çık git bu kadar basit.

    @kci; hocam öncelikle sağlık diliyorum sağlığımız yerinde olduğu müddetçe her işin altından kalkarız Allah'ın izniyle.
    Yaşadıklarınızı okuyunca benim gidişatımı ve böyle olacağından korktuğum yolu anlattınız resmen. Yurtdışı belki çözüm olabilir ama ben sadece sizin değil çok fazla kişinin bu durumda olduğunu düşünüyorum. İş konusunda artık çaba da fayda etmiyor benim düşüncem. Ne kadar işini doğru yaparsan yap, doğru yerde olmadığınız sürece pek bir faydası yok yaptıklarınızın.
    Konuyu takipteyim.
  • 20-04-2024, 21:20:26
    #8
    omergundogar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam beni de engeller misin sana zahmet. Konulara boş yorum yaparak konuyu dağıtmayın. Forumda kimse derdini anlatamaz oldu. Okumayacaksan çık git bu kadar basit.

    @kci; hocam öncelikle sağlık diliyorum sağlığımız yerinde olduğu müddetçe her işin altından kalkarız Allah'ın izniyle.
    Yaşadıklarınızı okuyunca benim gidişatımı ve böyle olacağından korktuğum yolu anlattınız resmen. Yurtdışı belki çözüm olabilir ama ben sadece sizin değil çok fazla kişinin bu durumda olduğunu düşünüyorum. İş konusunda artık çaba da fayda etmiyor benim düşüncem. Ne kadar işini doğru yaparsan yap, doğru yerde olmadığınız sürece pek bir faydası yok yaptıklarınızın.
    Konuyu takipteyim.
    Hocam konu uzun olduğu için özetleyen biri çıkarsa beni alintilasin yazdim. Bir artniyet aramadan.
    Onlarca uzun konuya özetleyecek olan varmı yazanlar oldu.
    Kimsenin tepki gösterdiğini görmedim. Sanırım yanlış kelimeler kullandım. Haklısınız.
  • 20-04-2024, 21:21:50
    #9
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam konu uzun olduğu için özetleyen biri çıkarsa beni alintilasin yazdim. Bir artniyet aramadan.
    Onlarca uzun konuya özetleyecek olan varmı yazanlar oldu.
    Kimsenin tepki gösterdiğini görmedim. Sanırım yanlış kelimeler kullandım. Haklısınız.
    Yazıyı okuyunca hocamızın kendi içini döktüğünü anlıyoruz. Ardından böyle bir yorum gelince art niyet gibi anlaşıldı. Problem yok hocam