• 17-04-2024, 18:14:16
    #1
    Arkadaşlar merhaba, forumdan bilen arkadaşlar vardır arabamı çaldırmıştım. Bazı arkadaşlar sağolsun mesajla yazıp sordular durumu falan, yine bazı konularda sebebini bilmesem de yalan söylüyor böyle bir şey yok diyenler oldu. ben de durumu açıklamak ve karşınıza çıkan insanlara dikkat etmeniz için belki yol gösterir diye bu konuyu açmak istedim. Ben severim böyle hikayeleri, sevenler mısırını alsın otursun

    Konuyu açarken bilmiyor mu bu adam hala neye inanıyor diyebilirsiniz, bu ponzi sistemlerde falan ben de hep aynı şeyi derdim. Adam 100.000 TL dolandırıldım, parayı almak için 200.000 istediler gönderdim falan derdi hep saf mı bunlar neye inanmışlar derdim. Ben de para gönderme şeklinde olmasa da bir umut hep inanmaya devam ettim. Gerçekten bu tarz durumun içine düşmeden anlayamıyormuş insan.

    Bu arada normalde ufak meblalar, 3-5 bin TL dolandırılan bir insan değilim. Hep riske edebileceğim, *********** olduğundan şüphe duyduğum insanlara para gönderip ufak tefek belki dolandırılmışımdır 1-2 kez. o yani. Dolandırılmak nasıl bir his bu olaya kadar hiç bilmiyordum, keşke hiç de bilmeseydim.

    Ben Polonya'da yaşıyorum, şu güne kadar hep helal para kazandım harama göz çevirmedim. Dişimle, tırnağımla türkiye'de çalışıp kazanıp aldığım bir arabam vardı. Sadece o vardı mal varlığım, başka hiçbir şeyim yoktu. Buraya gelince o arabamı sattım ve Polonya'da aynı arabayı yarı fiyatına aldım. Kalan parayla da annemin bir hayali vardı umreye gitmek, ona falan harcadık hep. Kredi borçlarını falan ödedim. Polonya'da tanıştığım, çok samimi olduğum bir arkadaşım oldu. Bu arkadaş ilk tanıştığımız dönemlerde bana Türkiye'de bir iş yaptığını, parasını çaldırdığını ve müşterisine işi teslim etmek için para gerekli olduğunu, ne yapacağını bilmediğini falan söyledi. Ben de tamamen iyi niyetimle 30.000 TL para verdim, bana borcuna ne kadar sadık olduğunu, borcunu ödemek için daha önce kamerasını sattığını falan söylemişti. Ben de samimiyetine inandım. 1 hafta içinde ödeyeceğini söyledi. Aradan belki 6-7 ay geçmiştir, hala ödemedi...

    Sonra yine aynı dönem (borç verdiğim hafta) bu arkadaş, çok zor durumda olduğunu elinde ne var ne yok tüm parasıyla bu müşterisine yapacağı iş için harcadığını söyledi. Kendisi Uber yapıyordu burda ve gayet iyi para kazanıyordu, bana "benim arabamla birkaç gün elimi toplayana kadar geceleri de sen taksi yapar mısın?" dedi. İyi niyetimle eyvallah yaparım dedim. Sabah 9 da kendisi çıkıyordu, akşam 9 gibi ben arabasını alıyordum ve sabah 6 - 7 ye kadar taksi yapıyordum. Tek kuruş para almıyordum, tüm para onun uber hesabına yatıyordu. HATTA üstüne cebimden arabasına benzin koyuyordum zor durumda diye taksi yaparken. Bu böyle 1 hafta kadar devam etti, sonra bu arkadaşın uber hesabı kapatıldı ben taksi yaparken kendisi başka konumdan giriş yaptığı için. Bıraktık orda, (sözde)kendi arabası olan Toyota Corolla'yı kiraya verdi taksi yapamadığı için.

    Bana araba ihtiyacım var 1 hafta kadar, seninkini kullansam olur mu dedi. Salağım ya, olur kullan dedim. Tek kuruş para almadım, verdim arabamı.

    Sonra bana ev arkadaşının ev kirasını ödemediğini, bu sebeple ev sahibi tam kirayı talep ettiğini ama tek başına da ödeyemeyeceğini söyledi. Senin yanında 1 hafta kadar kalabilir miyim? dedi. Tabi kalabilirsin dedim. Tüm eşyalarını aldı, geldi evime. 1 Hafta oldu bana 4 ay. Yedirdim, içirdim çamaşırını da ben yıkadım, evin temizliğini de ben yaptım, bulaşığını da ben yıkadım. Sanki kendi eviymiş de, ben hizmetçi olarak çalışıyormuşum gibi. Bir şey diyemedim, misafirdir dedim göz yumdum. Bu süreçte dediğim gibi evi kendi evi gibi kullanıyor, benim elbiselerimi giyiyor (başkasının elbisemi giymesinden tiksinmeme rağmen), benim montumu giyip çıkıyordu.

    Bu arada bu süreçte 1000 lira, 2000 lira sıkıştıkça veriyordum. Dostumuz ya, dar gününde yanında olacağız ya sözde.

    Bende kalırken de yine "arada araba ihtiyacım olursa senin arabayı kullansam olur mu" dedi, olur dedim lazım olduğunda kullanırsın. Bi baktım bu durumda bir terslik var, arabayı ben 15-20 günde bir kullanıyorum. Sabah 9 da kalkıyor arabayı alıyor habersiz gidiyor, gece 1-2 de geliyor. HER GÜN. Araba ihtiyacım oluyor, "müşterim geldi polonya'ya onu almaya gideceğim." " Çok uzaktayım gelemem" , "gelmem 2 saat sürer" vs vs. Ben de Polonya'ya müşterilerim geldiğinde havalimanından aldığım için başka bir arkadaşımdan araba rica edip gidip müşterimi alıp geliyordum. Düşünün kendi aracım var, başkasından araba istiyorum. Artık hiçbir şekilde arabamı kullanmaya vaktim olmuyordu ne zaman ihtiyacım varsa bu arkadaşta. En son raddede dayanamadım "arabayı kiraya vereceğim, getir paraya ihtiyacım var." dedim. Halbuki paraya ihtiyacım yoktu, ama sırf artık abartı olmasın diye kiraya verecektim. Çünkü Polonya'da çevrem var ve ortak çevremiz var, insanlar arayıp bana salak mısın niye arabanı veriyorsun bu kadar buna diyordu. Ben kiraya vereceğim diyince trip attı ben senden kiralayayım dedi. Kirala dedim. Tamam dedi, bu kez daha kötü oldu kira falan hiçbir şey ödemedi.

    Geldik zurnanın Zırt dediği yere.

    Bu samimi arkadaş bir gün bana "annem almanya'da, çok hastaymış gidip görmem lazım orada da araba lazım olacak. Senin arabayla 2 gün gidip gelsem olur mu? dedi. İlk başta olmaz falan dedim ama sonra vicdanım sızladı açıkçası annesi hastaymış diyip git tamam dedim. Bu yetmezmiş gibi bana orada akrabalar var, durumum kötü görünmesin, senin telefonla gitsem falan dedi saçmalama konusunu bile açma dedim. Benim telefon İphone 14 Pro, onunki İphone X. Git al telefon falan dedim artık sinirlendim. Niyeti başkaymış zaten, giderken ne koparabilirse...

    Her neyse Polonya'da araç satış işlemleri için noter falan yok. Kendi aranda bir umowa adı verdiğimiz sözleşmeyi iki taraf imzalar, satın alan kişi gidip belediyeye teslim eder. Araç onun üstüne geçer. Yalnız bu işlem için ruhsatı lazım arabanın. Ben de arabayı ona verirken ruhsatı çekmeceme koymuştum, yani arabada değildi ruhsatım bendeydi. Her zaman bendeydi. Gideceği günün gecesi evde yatarken çekmeceden ruhsatı çalmış, sabah da erkenden kalkmış gitmiş. Ben de tabi ruhsat yerinde mi değil mi diye bakmak aklıma gelmedi.

    Sonra beni görüntülü aradı, "Almanya'da beni çevirdiler, vizem yok deport ediliyorum." Üzüldüm gerçekten bir yandan sinirlenmekle. İlk inanmadım, şüphelendim "yoksa" dedim. Ama görüntülü aradı evrakları gösterdi polisleri gösterdi inandım. Hiç araba mevzusunu açmadım kafası doludur zaten dedim, Türkiye'ye gitti. Birkaç gün geçince aradım arabamı sordum. "Bizim abiler getirecek , teslim edecek falan" hesabı yaptı.

    İçime bir kuşku düştü, derler ya içime doğdu diye. Bi nevi o şekilde bi panik açtım çekmeceyi. Ruhsat yok. Hemen girdim Polonya'nın e - devlet'ine. Araba kayıttan düşmüş, benim adıma görünmüyor. İlk kaynar suyu o zaman yedim. Dedim ben bittim. O hissi bir daha yaşamak nasip olmasın inşallah. Çünkü elimdeki tek malım arabamdı. Gitti. Hemen başladım aramaya, WhatsApp direkt bip bip sesi veriyordu bu numara whatsapp'ta kayıtlı değil gibisinden. Çıldırdım bildiğin sinirden. Hayır çevreme ne diyeceğim bilmiyorum, utanıyorum da yaptığım şey için. Salak rolüne düşmek istemiyorum Neyse bu zeki arkadaş beni instagram'dan story'lerimi gizliye almış ancak benim Polonya'daki arkadaşları almayı unutmuş. Benim arabamla Türkiye'de Story atmış elinde silah. Biraz rahatladım dedim oh. En azından parçalatmamış, satmamış arabayı. Uluslararası arama paketi falan satın alıp direkt normalden aradım, "Vodafone" a kayıtlı böyle bir numara yoktur. , Bazı yöntemlerle anne, baba, kardeşinin numarasını buldum üçünü de aradım. Aynı, Vodafone'a kayıtlı böyle bir numara yoktur. Geçtim ikinci derece akrabalara, baktım en genç dayısını buldum aradım. Sakince ve nezaketle konuştum. Böyle böyle yeğeniniz arabamı çaldı, türkiyeye götürdü falan. Tamam dedi ben arıyorum onu. 5 dakika sonra aradı küstah küstah dayımı aramışsın ne oldu ortalığı ne karıştırıyorsun falan dedi. Yine sakin konuştum. "Benim arabam nerde" dedim sakince, Almanya'da falan filan, dedim "ruhsatım nerde" arabada sıkıntı olmasın diye almıştım falan dedi. Story'i attım, öflemeye başladı. "Ya kusura bakma özür dilerim bizim abiler vardı almanya'da, türkiye'ye gelmeleri gerekiyordu kara yoluyla. Araba yoktu ben de senin arabayla getirttim. Gelmeleri için de arabanın onların adına olması gerekiyordu." Konuştuk falan birini gönderiyorum arabamı teslim et dedim. Yok dedi arabada kaçak insan taşınmış, bu araba Türkiye'ye girmiş eğer çıkmazsa çok sıkıntı olur falan filan. Ben arabayı verdim azerbaycana götürüyorlar orada satıp senin paranı verecekler.

    El mahkum olunca, tartışsam da yok çeksem de koz onun elinde. tamam dedim. Tabi bu arada karakola gidip şikayetçi oldum Polonya'da.

    (Bu arada arabayı götürürken benimle kendisi arasında sahte sözleşme yapıyor kendi üzerine alıyor, sonra da bir arkadaşına satıyor formalitede arabayı.)

    1 Hafta geçti, yok arabanın çizik yerini boyuyorlar, yok şöyle yapıyorlar oyaladı.
    2 Hafta oldu, araba pazara çıkıyor, satılacak falan.
    3. Hafta oldu, dedim benle dalga mı geçiyorsun sen. Gelip arabamı teslim alacağım orda dedim. Tamam git azerbaycandan al dedi. Çok güvendiğim bir abi araba onda falan. Öyle diyince şaşırdım. Planım azerbaycana gidip arabayı alıp arabayı pazarda satmak. Çok akıllıyım ya. neyse numarasını istedim araba kimde diye, oraya gidince aldırayım biraz illegalci biri telefonunu vermem olmaz falan. Dedim hadi öyle olsun. Aktarmalı bilet aldım. 6 saat kadar uçak sürdü, yaklaşık 18-20 saat de havalimanında aktarma bekledim. Çünkü dönemde durumum da aşırı kötü, aktarmasız bilete verecek param bile yok düşünün. Bir de ucuzundan bir Airbnb bulmuşum 3 gün kalacağım, arabayı satacağım ya 3 günlük tutmuşum yeri...

    Gittim oraya, aradım bu arkadaşı dedim ben geldim. Şaşırdı bi nasıl azerbaycanda mısın falan. Evet dedim, söyle adama getirsin arabamı. Yeni yalanlar başladı tabi. "Adam telefonu yok, telegramdan yazışıyorum cevap vermiyor falan." Çıldırdım ben yine. Bu arada ben böyle özetli anlatıyorum ancak bu arkadaş kılıfına çok güzel uydurup yayarak söylüyor yalanı. Kaliteli şekilde yani. Yok ben onlara yapacağımı biliyorum, ben emanet ettim arabayı falan filan. Ben de bunu bi güzel tehdit ettim. türkiyeye geleceğim falan diye.

    Ben ilk kez orda çıldırdım, azerbaycana gelmişim işi gücü bırakmışım falan. Orada da sinirden istemsizce otelin tuvalet kapısına vurup delince 100 euroluk olduk otele de. 3000 lira da orada gitti...

    Bir gün erken çıktım otelden, döndüm Polonya'ya yine aktarmalı uçakla kiwiden ucuza düşürdüm bir tane.

    kafam allak bullak, ne yapacağımı bilmezken, artık başka yollar aramaya başlarken bu sevgili arkadaş beni aradı. "Gözün aydın bulduk arabayı." Cidden azerbaycana gitmiş, dediğine göre adamı bulmuşlar "cemaat" kurmuşlar. Arabayı almışlar, bunun bir abi dediği adam var. Gürcistanlı. Arabayı ona teslim edip Türkiye'ye dönmüş. Bana bu sefer dedi ki git gürcistan'dan arabanı al. Seni bekliyorlar.

    Ben de yine salak gibi BİR UMUT... Gürcistan'a gitmeye hazırlık yapıyorum, ya gerçekten vereceklerse arabayı diye. 60 saatlik araba yolunu göze almışım gidip arabayla 60 saat yol döneceğim.

    Neyse yine içime mi doğdu artık ne oldu, dün gece arabayı gürcistan'da alırsam satamam mı acaba diyip "Gürcistan araç ilan" yazdım. Girdim ilk siteye, arabamı işaretledim. Bir de ne göreyim, benim araba ilanda en üstte. Bir kaynar su da orda yedim. Baya cillop gibi yapmışlar koymuşlar siteye. Aradım bugün hemen, dedim "bu arkadaşına güveniyorsun değil mi ben gidiyorum bilet aldım." Evet dedi. "Bak Azerbaycan gibi olmasın." Yok dedi tanıdığım adam. "Araba pazarda falan değil demi beni bekliyor" dedim "Evet" dedim. bende "o zaman benim arabamın ilanda ne işi var" dedim.

    "Ha yok ilk gittiğinde koymuşlardı ilana o ilan" falan kıvırayım dedi. Dedim daha 3 gün önce koymuşlar ilan sahibini bugün aradım araba satılık polonyadan getirdik temiz araba diyor diyince hiç haberi yokmuş gibi "kapat ben ne yapacağımı biliyorum" falan kapattı direkt.

    Sonra "arabayı verdiğim abi köpürüyor, araba interpole gitmiş polisler almış bunu." Dedim ki artık yeter." Bu da bana katılıyor bence de rol yapıyor falan dedi, dedim ara o abi dediğin adamı gruba kat. Aradı, dedim birader ne anlatıyorsun sen falan "ya beni aranızdaki mevzuya karıştırmayın, arabayı interpol arıyormuş falan." Dedim aç kamerayı, baktım cidden karakolda polis kadın diyor "interpolden birisi gelecek. bekleyin" dedim noluyor prodüksiyon mu yapıyorlar, artık her şeyden şüphe duyuyorum. Sonra çıktı "arabaya el koydular, karakola git şikayetini geri çek arabanı geri vereyim falan." dedi, ben de "karakola gideceğim ama şikayetimi geri çekmeye değil, interpolün aldığı arabamı nasıl iade alırım diye sormaya" dedim. "Ben 3 gün sonra polonyaya geleceğim eğer girişimde sorun olursa ikinizi de yakarım" falan tehditler savurdu, ben de güzel bi tehdit ettim kendisini. Umarım gerçektir ve gerçekten arabayı interpol almıştır, bana gelmeyecekti zaten. Eğer interpol arabayı almışsa nasıl alabilirim diye sormaya gittim karakol bir şey bilmiyordu. Yarın avuaktın yanına gideceğim soracağım. Buradan bilen varsa interpol iade eder mi, ne zaman iade eder. Bilgi veren olursa sevinirim.

    Ayrıca bu araçla ilgili adak adadım. Allah nasip etmedi demek ki nasibimde bu araba yokmuş, belki başka bir şey de olabilirdi. Bu yüzden eğer arabanın parasını alırsam ne olursa olsun hemen yarısını kanserli çocuklara ve fakirlere dağıtacağım. 200.000 TL kadarını. Arabanın kendisi de geçerse aracı satıp 200.000 TL'sini kanserli çocuklara ve fakirlere dağıtacağım.

    Allah iyi insanlarla karşılaştırsın sözü benim için hiç bu kadar anlamlı olmamıştı, Allah hepimizi iyi insanlarla karşılaştırsın.

    İyi forumlar...
  • 17-04-2024, 18:21:28
    #2
    Kanka konum at geliyorum, en sevdiğim dostumsun artık.
  • 17-04-2024, 18:23:01
    #3
    Özet geçecek varmı?
    • fatihbaz
    • Ramazanyavuz
    • gusion
    fatihbaz, Ramazanyavuz ve bunu beğendi.
    5 kişi bunu beğendi.
  • 17-04-2024, 18:27:09
    #4
    Film senaryosu gibi şaka bir yana geçmiş olsun hocam.
  • 17-04-2024, 18:28:07
    #5
    Chatgpt özetle;


    Bu hikaye, bir arkadaşının güvenini kötüye kullanan bir dolandırıcının hikayesini anlatıyor. Arkadaşı, çeşitli yalanlarla ondan para alıp arabasını çalmış ve farklı ülkelere götürmüş. ***********, sürekli yeni yalanlar uydurarak arkadaşını oyalamış ve en sonunda arabayı satmış. Arkadaş, birçok zorlukla karşılaşmasına rağmen arabasını geri almak için çaba sarf etmiş ancak sonuç alamamış. Sonunda arabasını kaybetmiş olmanın hüznüyle, eğer parayı geri alırsa büyük bir kısmını hayır işlerine bağışlamaya karar vermiş. Bu hikaye, insanların güvenini suiistimal eden dolandırıcılara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.


    ************************
    Bu arada geçmiş olsun.
  • 17-04-2024, 18:28:13
    #6
    Kesintisiz okudum allah yardımcınız olsun gerçekten bu i*nelerin eline düşürmesin insan.
  • 17-04-2024, 18:28:46
    #7
    Okumadım ama geçmiş olsun hocam
  • 17-04-2024, 18:28:55
    #8
    Geçmiş olsun özet geçecek var mı!?
  • 17-04-2024, 18:29:12
    #9
    Garip bir durum ne desem bilemedim. Arda turan fotoğrafı koymak istiyorum sadece
    Umarım bulursun hocam. Sanırım dolandıran adam da türk. Gurbetteki türklere güvenmemeniz gerektiğini gitmeden size herkesin söylemiş olması lazımdı.