• 04-04-2024, 07:46:17
    #1
    İstatistiklere grafiklere bakacak olursak dünya nüfusu gittikçe artıyor. Dünyadaki işsizlik açlık vd sorunları düşününce en çok dile getirilen şey insan nüfusunun çok fazla olması. Bu argüman verilerle desteklenip tüm insanlar buna ikna ediliyor. Dünya kaynakları insanlığa yetmiyor şeklinde bir algı yapılıyor.

    Oysa dünyanın klaynaklarının insanlığa yetmemesinin asıl sebebi, zengin elit bir azınlığın servetin çoğuna sahip olması.

    Dünya servetinin %80ini nüfusun %20lik zengin elit kesim yiyor.
    Geride kalan %80lik nufus ise gelirin %20sini paylaşıyor.

    Bu nedenle dünyada gelir uçurumu var. Bu da tüm dünyayı masters-slaves olarak sınıflandırıyor. Bizler köle olan sınıftayız.

    ***

    Sanayi devrimi ile birlikte insanlar mecburen köyleri kırsalı terkedip şehirlere göçtü. şehirler ise doğadan izole beton asfalt birer hapisane haline geldi. Şehirlerdek iinsan yoğunluğu anormal arttı. Bu yaşam tarzı ciddi sağlık ekonomi vb sorunlara neden oldu.

    ***
    İnsanlar hep DAHA İYİ ŞARTLAR için hayatnın çoğunu eğitimle bitirdi. Geri kalanı ise köle olarak çalışarak geçiriyor. Tüm bu çalışmadan sonra ise ev ve araba alabilenler şanslı.

    Ama geçip giden zamanın kimse farkında değil. Ve hayatnının çoğunu hiç yaşamadan şehir hayatı stresi ile geçirdiğinin farkında değil.

    Bu yaşam micadelesi içinde insan sürekli diğer insanlarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Akran zorbalığı, ırkçılık, sınıfçılık, mobbing, statü ayrımcılığı, gösteriş budalalığı, vd davranış hstalıkları ile....
    Bu hastalıklar ile insanlar daha vahşi daha ilkel davranışlara alışmak zorunda kalıyor. Sözde çağdaş modern özgürlükçü şehirler insanları daha da vahşileştiriyor.

    ***

    Sanayi dervriminin getirdiği bilim teknoloji rahatlık vs nimetler bize hep güzel görünüyor. Ama doğadan uzak, duyguları erozyona uğramış, insani değerleri yıpranmış, birbiriyle mücedele eden birer zombi haline geldik.

    ***

    Dünya insan nüfusu kalabalık değil. Sadece şeirlerdek iinsan yoğunluğu çok fazla. Ve bizler doğadan koptuk. İnsanlıktan koptuk.


    Dünyadaki karaların toplam alanı: 148.600.000 km²
    148.600.000.000.000

    8 milyar insan bölelim.

    148.600.000.000.000/8000000000=18575 metrekare

    Dünyadaki her bir kişiye 18 dönüm arsa verilse tüm dünyadaki insanlık eşit şekilde dünyaya dağılmış oluyor.

    Peki şehirler neden bu kadar kalabalık? Tabii ki rantçılık var ama planlama ve düzenleme de yetersiz. Bu yüzden şehirler ve ülkeler çöplük haline geldi.

    Küresel yöneticiler dünya haaytını düzenleyip planlamak yerine fakir köle insanları AZALTMAYI VE KISITLAMAYI tercih ediyorlar.
    Çnkü azılık zengin elit kesimler dünya kaynaklarının en büyük kısmını hazır tüketmeye devam edecek.

    Köleler çalışıp tüm ahaytını heba ederken efendi firavunlar oturup kitap okuyacak, müzik dinleyecek, yürüşüş yapacak, dünyanın en iyi yemeklerini yiyecekleri dünyanın en güzel kadınlarını kullanacaklar, bütün işlerini hizmetlerini de kölelere yaptıracaklar.





  • 04-04-2024, 08:35:17
    #2
    Elinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş gerçekten.
  • 04-04-2024, 08:42:52
    #3
    Anlatamazsin anlayanın da elinden bir şey gelmez her şey olacağına varır


    Onu geç futbola var getirildi . Var hakemi orta hakeme başka maçın pozisyonunu izletip penalti verdirmis tartisilan konu var kayıtlarını kim sızdırdı? Bu millet cahillikte nirvanaya ulaşmış
  • 04-04-2024, 10:49:32
    #4
    🟢 Web Studio 🟢
    Çok güzel bir yazı uyumaya devam. Hayatımızı heba etmeye devam.
  • 04-04-2024, 11:17:32
    #5
    Bugün X'te gördüm: 30 yaş altındaki milyarderlerin tamamı servetlerini miras yoluyla elde etmiş deniyordu.

    Bazı imkanlar doğuştan gelmeli ki sistemden çıkabilesin. Yoksa çarkı çevirmeye devam.
  • 04-04-2024, 23:33:47
    #6
    Haz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bugün X'te gördüm: 30 yaş altındaki milyarderlerin tamamı servetlerini miras yoluyla elde etmiş deniyordu.

    Bazı imkanlar doğuştan gelmeli ki sistemden çıkabilesin. Yoksa çarkı çevirmeye devam.
    Hocam doğuştan zengin adam hiç çalışmadan para kazanmaya devam eder. Hayatı doyasıya yaşar. Derdi tasası endişesi olmaz. Bomboş vaktini golf gibi tuhaf eğlence sporlarıyla değerlendirebilir.
    Ancak doğuştan belli sermayeye sahip olmayan kesim ömrünün yarısını eğitime, diğer yarısını çalışmaya harcar. Tüm hayatını köle olarak yaşar ama birikimi sadece belli sınıra kadar gelir. Hadi olsun iki ev iki araba iki arsa.
    Bu kadar birikimi satsan iki çocuğun eğitim masrafını ancak karşılar. Ki, onlarda iyi eğitim alsalar bile köle döngüsüne girecekler.
  • 04-04-2024, 23:47:35
    #7
    o kadar çok geniş araziler varki 2 dünya sığar.bunu bende hep yalan diye düşünüyorum
  • 05-04-2024, 00:03:22
    #8
    Nüfustan ziyade asıl problem yerleşim diyebiliriz.

    5 m2 lik bir alana toplamda 100 insan giriyorsa, 2 m2 lik alana 80 insan sıkıştırılıyor. İşin kaynak kısmına girmeyeceğim. Tam tersi yeteri kadar kaynak var fakat doğru yönetilmiyor dünya.