• 20-03-2024, 15:54:14
    #10
    Üyeliği durduruldu
    GreenLight adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kesinlikle katılıyorum ancak bizim işçilerimizde de problem var. İşçiler her türlü mobbing altında ezilmeyi kabul ediyor sesini çıkartmıyor. İş veren ne dese kabul ediyor işsizlikten korkuyor ancak hakkının yenilmesine müsade ediyor. Eğer işçilerimiz haklarını bilse ona göre davransa iş verenler işçinin kulu köpeği olur. Burada da eğitim seviyesi önemli işte
    Ciddi becerisi ustalığı ve yeteneği varsa ancak sesini çıkarabilir. O da işten ayrılm şeklinde. Öbür türlü işçi ne dese farketmez. Yaşanan biçrok olay var. İşçinin gözünün yaşına bile bakmıyorlar. Çalışma bakanlığı, sgk ve iş mahkemeleri ise boş iş... Eğer şansınız varsa hak arama çabanız tutar.
  • 20-03-2024, 15:56:06
    #11
    İş veren ve işçi bunlar birbirini tamamlıyor.
    İş veren işçinin her şeyini hesap ettiği için büyük paralar kazanabiliyor.

    1 işçiden ( Yemek , Cart curt vs min seviyede tutup ) 5000 TL kaar elde eden bir firmanın 200 çalışanı varsa 5000 TL x 200 : 1m TL aylık , 12m TL yıllık kazancı olmuş oluyor. Normal kazancının dışında bir ek kazanç bu : )

    Ufak hesaplar büyük paralara dönüşüyor.

    Firmaların işçileri sömürme meselesi ise ekonominin hali , işçi sayısının fazlalığından kaynaklanıyor.

    Seni bugün işten çıkardığında yerine 100 kişiyi anında koyabiliyorsa sen iş veren gözünde değersizsin malesef.

    Ve konu siyasete bağlanıyor tekrar , ülkenin şartları , eğitimi vs ile alakalı konu
  • 20-03-2024, 15:56:33
    #12
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ciddi becerisi ustalığı ve yeteneği varsa ancak sesini çıkarabilir. O da işten ayrılm şeklinde. Öbür türlü işçi ne dese farketmez. Yaşanan biçrok olay var. İşçinin gözünün yaşına bile bakmıyorlar. Çalışma bakanlığı, sgk ve iş mahkemeleri ise boş iş... Eğer şansınız varsa hak arama çabanız tutar.
    Evet orası doğru ancak benim tam olarak demek istediğim toplu ses çıkarma. İmkansız biliyorum ancak işçiler bu şekilde seslerini çıkartabilselerdi en azından hakları olan maaşı alırlardı. Örneğin fabrikalarda olduğu gibi. Kocaeli'de yaşıyorum. Birçok fabrika var zor ancak genelde iyi maaşlar alıyorlar. Hani yoruluyoruz ama paramızı da alıyoruz kafasındalar yani. Ben gerçekten işçilerin genel durumuna çok üzülüyorum. Gençliğimde her yerle kavga eder bu sebepler yüzünden ayrılırdım
  • 20-03-2024, 15:57:35
    #13
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çıraklık Eğitim Merkezi eskiden iyi eğitim veriyordu diye biliyorum. Yanılıyor olabilirim. 28 şubat sürecinden sonra meslek liseleri ciddi zarar gördü. Meslek liseleri yerine mi açtılar bilmiyorum.
    İyi eğitim vermiyorlar hocam
  • 21-03-2024, 22:01:20
    #14
    Üyeliği durduruldu
    GreenLight adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet orası doğru ancak benim tam olarak demek istediğim toplu ses çıkarma. İmkansız biliyorum ancak işçiler bu şekilde seslerini çıkartabilselerdi en azından hakları olan maaşı alırlardı. Örneğin fabrikalarda olduğu gibi. Kocaeli'de yaşıyorum. Birçok fabrika var zor ancak genelde iyi maaşlar alıyorlar. Hani yoruluyoruz ama paramızı da alıyoruz kafasındalar yani. Ben gerçekten işçilerin genel durumuna çok üzülüyorum. Gençliğimde her yerle kavga eder bu sebepler yüzünden ayrılırdım

    Çoğu zaman işçilerin kendi menfaati tehlikeye girmediği sürece diğer işçilerin hakkı için kimse kılını kıpırdatmıyor. Hatta birbirinin kuyusunu bile kazarlar diyebilirim. Herkesin zarar gördüğü durumlarda nadiren böyle tepki gösteriyorlar. Bunun da olumlu veya olumsuz çeşitli sebepleri var.

    Ancak toplu zarar olduğunda bile tepki gösterildiği nadir oluyor. Örneğin yemekten zehirlenme, kalitesiz barınma koşulları vs. Bunun da sebebi çoğunlukla gösterilen tepkinin pek işe yaramaması. Çok zor durumda kalınca grev yapıldığına da şahit oldum. Ama en zorlu grev koşullarında bile şirketler geri adım atmıyor. Aylarca maaş ödemelerini aksatıyorlar.


    ***

    Özelliklede doların oynadığı zamanlarda işyerleri büyük zarar veriyor işçiye.
    Siyasetçi ve akrabalarının şirketleri ise hiçbir koşulda kanun kural tanımıyorlar.

    35 yıl önce a*p yoktu c*p vardı. Aynı sorunlar o zamanlarda da yaşanıyordu.
    Bizim kasabada fabrikada işçiler grev yapıca polis jandarma bile gelmişti. Şirket bakan akrabasına ait olduğu için yerel tv kanalı bile sansürlendi. Yıllar sonra o şirket internet haberlerinde prestij haberleriyle yer aldı. Gya kaliteli ürün üreten ihracat yapan büyük firma. Trajikomik.
  • 21-03-2024, 23:53:28
    #15
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çoğu zaman işçilerin kendi menfaati tehlikeye girmediği sürece diğer işçilerin hakkı için kimse kılını kıpırdatmıyor. Hatta birbirinin kuyusunu bile kazarlar diyebilirim. Herkesin zarar gördüğü durumlarda nadiren böyle tepki gösteriyorlar. Bunun da olumlu veya olumsuz çeşitli sebepleri var.

    Ancak toplu zarar olduğunda bile tepki gösterildiği nadir oluyor. Örneğin yemekten zehirlenme, kalitesiz barınma koşulları vs. Bunun da sebebi çoğunlukla gösterilen tepkinin pek işe yaramaması. Çok zor durumda kalınca grev yapıldığına da şahit oldum. Ama en zorlu grev koşullarında bile şirketler geri adım atmıyor. Aylarca maaş ödemelerini aksatıyorlar.


    ***

    Özelliklede doların oynadığı zamanlarda işyerleri büyük zarar veriyor işçiye.
    Siyasetçi ve akrabalarının şirketleri ise hiçbir koşulda kanun kural tanımıyorlar.

    35 yıl önce a*p yoktu c*p vardı. Aynı sorunlar o zamanlarda da yaşanıyordu.
    Bizim kasabada fabrikada işçiler grev yapıca polis jandarma bile gelmişti. Şirket bakan akrabasına ait olduğu için yerel tv kanalı bile sansürlendi. Yıllar sonra o şirket internet haberlerinde prestij haberleriyle yer aldı. Gya kaliteli ürün üreten ihracat yapan büyük firma. Trajikomik.
    Valla hocam haklısını ne diyelim. Ancak şu hayatta öğrendiğim en önemli şey, kimseye gram hakkını yedirmeyeceksin özellikle fabrika vb. yerlerde mütevazi olmayacaksın. Yoksa çalışanlarda yiyor hakkını işçi de. Şu zor zamanlarda Allah herkesin yardımcısı olsun