• 20-03-2024, 15:27:00
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Başlık rahatsız etmiş olabilir. Ancak onlarca yıl boyunca edindiğim onca tecrübe sonrası bu başlık bile son derece zayıf kalıyor.
    1. Bozuk yemeklerden zehirlenen onca işçi.
    2. Hiçe sayılan işgüvenliği ve işçi sağlığı kuralları.
    3. Ödenmeyen mesai ücretleri.
    4. Düşük maaş, düşük ücret, asgari ücreten yatan sigorta.
    5. Hiç yatırılmayan veya eksik yatırılan sigorta.
    6. Kötü barınma şartları.
    7. Mobbing hakaret.


    Bunlar hem devlet kurumlarında hem de özel sektörde artık STANDART olmuş uygulamalar. Tüm bunlara rağmen işçi hala daha yük olarak görülüyor.
    Bundan dolayı uzun bir zamandır çeşitli yerlerde YABANCI İŞÇİ çalıştırılıyor.

    ***

    Evet işçi maliyetleri yüksek. Ama işçi maliyetleri yüksek diye zarar eden bir tane kuruma bir tane şirkete rastlamadım. Maşallah Karun gibi zengin oluyorlar.
    Ancak bunlar işçinin içtiği çayın, yediği yemeğin, çalışıken kullandığı eldiven ve gözlüğün bile hesabını yapıyor. [B]ONLARDAN BİLE ÇALIYORLAR![/B

    İşçinin canından, sağlığından hakkından çalıp zengin olan şirketler, güya dev projeler.
    Maalesef kul hakkı unutulmuş.

    https://www.instagram.com/reel/C4plfvzgjkZ/



    Durum buyken hala daha gençler iş beğenmiyor, şu kadar maaşa çalışacak usta bulunmuyor diyen insanlar var. Allah onları bu işlere ve bu şirketlere muhtaç ve mahkum etsin. Aynı koşullara mahkum olsunlar.
    Mübarek ayda anlamayan empati yapamayan insanlara ancak beddua edebiliyorum.
  • 20-03-2024, 15:29:28
    #2
    Cem Karaca'nın işçisin sen işçi kal hep işçi kalacağız
  • 20-03-2024, 15:31:47
    #3
    Aslında bu konu işciyle alakalı değil Mesem öğrencileri ile alakalı. 9. Sınıfta okulu bıraktım mesem adlı programa geçtim yıllarımı orda geçirdim beter ettiler beni ustalar köpekten berbat muamele yapıyordu en sonunda ustayla kavga ettim öldürücek duruma kadar gelmiştim. Mesem öğrencilerine verilen 3 kuruş maaşla 4-5 gün calıstırıp tüm herşeyini sömürüyorlar. Düşük maaşla bedava calısan işte. Hangi bölümle hangi fabrikaya gittiyseniz işi öğretmezler
  • 20-03-2024, 15:32:27
    #4
    Yeşil SEO İnt. Hiz.
    DoÄŸru olan her ikisine de deÄŸer vermek.

    Diğer türlü işin içinden çıkılamaz.
  • 20-03-2024, 15:32:59
    #5
    Bu açtığınız başlığa katılmamak elde değil. Muhasebe mesleğimi işçi hakkı yendiği için bıraktım. En son fabrikada işçi yanında hamile olan eşi ile maaş çizelgesini alarak yanıma geldi. ''Abi Allah aşkına söyle bu mesailerim doğru mu?'' diye yalvardı. Bende maaş çizelgesini alıp şirket müdürünün odasına girip suratına fırlatıp işten çıktım. O gün bugündür muhasebe işini yapmıyorum. Ne yazık ki bizim ülkemizde işçi hakları tam anlamı ile ödenmiyor. Bundan çok açık ve net bir şekilde eminim ki her muhasebecide mutlaka işçi hakkı yeniyor, şimdi kimse kalkıp buraya benim mükelleflerimin tamamı işçi hakkını tamamı ile ödüyor demesin. Komediden öteye geçmeyecektir benim nazarımda.
  • 20-03-2024, 15:40:58
    #6
    sistem değil, devlet izin vermiyor refah yaşam için.
    saçma sapan şartlarda Türkleri çalıştıramazsın.
    tam her şey iyi olacakken suriler afganlar sardı piyasayı.
    işveren rahatladı.
    Türk 5i beğenmezken,
    3 e suriyeliyi afganı çalıştırmaya başladı işveren.



    adanayı ele alalım,

    adananın en zengin ilçesi ÇUKUROVADIR,
    sonra SEYHAN
    sonra Yüreğir.

    ÇUKUROVADAN akepeye çıkan oy oranı %20
    seyhandan %40
    yüreğirden %60

    çukurovalı yer yer villalarda yer yer bulvar üstünde elit yerlerde yaşar. okuma oranı yüksektir. boş gezen adam yoktur.
    bu durum seyhanda oy oranından da anlaşılacağı üzere yarı yarıyadır.
    yüreğirde her türlü pislik döner. cehaletin beşiğidir. haberlerde gördüğünüz cehalet kokan olayların hepsi seyhan ve yüreğirden çıkar.

    bilmem anlatabildim mi.
  • 20-03-2024, 15:44:01
    #7
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Türkiye de personel çalıştıran firmaların gerek taşeron gerek firma olarak %90 oranı zaten çeşitli yollarla sömürü düzenine dayalı, Fazladan mesai yaparsın, paranı vermezler fazla fazla mesai yaptığın ay işe 1-2 saat geç kalırsın anında maaşından keserler, iş yerinde öğle yemeği vardır, yemek yemek değildir, maaş günü tatile denk gelir, resmi tatile denk gelir ödeme yapmazlar zor durumda kalırsın, çalıştığın yerde bir ton işçinin sıkıntısıyla uğraşırsın milletin ağız kokusunu çekersin, patronların veya rütbe olarak senden üst düzey olan kişilerin egolarını tatmin etmeye çalışırsın, Şuana kadar çalıştığım iş yerlerinde bunlardan fazlasını gördüm, ne yazık ki dışarıdaki iq değeri düşük insanlara sorsan gençler iş beğenmiyor derler, En son çalıştığım yerde böyle şeylere pek denk gelmedim, harbiden adamlar parayı da zamanında ödüyordu, mesai parasını da fazlasıyla yatırıyordu ama patronlar yabancıydı, en azından işçiye değer veriyorlardı, Bir yerde sürekli eleman sirkülasyonu oluyorsa anormal derecede ordan kaçmakta yarar var hocam.
  • 20-03-2024, 15:45:26
    #8
    Kesinlikle katılıyorum ancak bizim işçilerimizde de problem var. İşçiler her türlü mobbing altında ezilmeyi kabul ediyor sesini çıkartmıyor. İş veren ne dese kabul ediyor işsizlikten korkuyor ancak hakkının yenilmesine müsade ediyor. Eğer işçilerimiz haklarını bilse ona göre davransa iş verenler işçinin kulu köpeği olur. Burada da eğitim seviyesi önemli işte
  • 20-03-2024, 15:50:51
    #9
    Üyeliği durduruldu
    buraxklc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında bu konu işciyle alakalı değil Mesem öğrencileri ile alakalı. 9. Sınıfta okulu bıraktım mesem adlı programa geçtim yıllarımı orda geçirdim beter ettiler beni ustalar köpekten berbat muamele yapıyordu en sonunda ustayla kavga ettim öldürücek duruma kadar gelmiştim. Mesem öğrencilerine verilen 3 kuruş maaşla 4-5 gün calıstırıp tüm herşeyini sömürüyorlar. Düşük maaşla bedava calısan işte. Hangi bölümle hangi fabrikaya gittiyseniz işi öğretmezler
    Çıraklık Eğitim Merkezi eskiden iyi eğitim veriyordu diye biliyorum. Yanılıyor olabilirim. 28 şubat sürecinden sonra meslek liseleri ciddi zarar gördü. Meslek liseleri yerine mi açtılar bilmiyorum.