• 24-01-2024, 11:46:12
    #1
    Normal zamanlarda gerçek hikayeye dayanan trajedi filmleri çok izledim ama bu film beni içine hapsetti. Sanki filmdeki kendimmişim gibi oradaki karakterle bir aradayım gibi hissettim ve o atmosferi yaşadım. Bundandır sanırım filmin etkisinden çıkamadım. Gerçek hikayeye dayanan etkileyici bir filmden sonra internette olayla ilgili araştırma yaparım. Geçmişte 127 Hours, in to the wild gibi filmleride izledikten sonra araştırıp saatlerce bilgi edinirdim.

    İzlediğim film :
    Kar Kardeşliği (Society of the Snow) 2023

    ayrıca eski bir fimi daha varmış
    Alive (Yaşamak için) 1993
  • 24-01-2024, 11:48:16
    #2
    gerçek anlamda güzel filmdi
  • 24-01-2024, 11:51:05
    #3
    SPOILER ALERT


    Bu filmi izlemedim ama hikayesini okumuştum beni en çok etkileyen durum arkadaşlarını yemek zorunda kalmaları olmuştu. Atlatılması zor bir psikolojik durum.

    Alıntı
    Hayatta kalanların elinde sadece birkaç çikolata, çerez ve birkaç şişe şarap vardı. İlk günlerde, zaten az olan yiyecek stoklarını aralarında azar azar paylaşarak idare etmeye çalıştılar. Fito karı eriterek su elde etmenin bir yolunu buldu.
    Ne kadar az pay etseler de, stoklar kısa sürede tükendi. Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu. Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler. Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı. Nando Parrado 2006 yılında yayımlanan Miracle in the Andes: 72 Days on the Mountain and My Long Trek Home adlı kitabında bu kararı şöyle yorumlar:
    Yüksek rakımda vücudun kalori ihtiyacı astronomiktir… açlıktan ölüyorduk ve yiyecek bulma umudumuz da kalmamıştı, ama açlığımız o kadar arttı ki yine de aramaya devam ettik… tekrar tekrar uçağın gövdesinde kalmış kırıntıları aradık durduk. Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık. Bu maddelerdeki kimyasalların bize yarardan çok zarar vereceğini bile bile… Koltuk oturaklarını saman buluruz ümidiyle parçaladık ama içinden sadece yenmesi mümkün olmayan koltuk süngeri çıktı. Tekrar tekrar aynı sonuca varıyordum kafamda: Eğer üstümüzdeki elbiseleri yemeyeceksek burada alüminyumdan, plastikten, buz ve kayadan başka hiçbir şey yoktu. (94-95)Piers Paul Read’in Alive kitabında önemle üzerinde durduğu gibi yolcuların hepsi Katolikti. Read’e göre bazıları yaptıklarını Hristiyanların Eucharist ayinine denk gördü. Bazıları başlarda çekingen davrandıysa da hayatta kalmanın başka bir yolu olmadığını anlayarak birkaç gün içinde fikirlerini değiştirdiler.
  • 24-01-2024, 11:53:41
    #4
    EDİT
    spoiler uyarısı yok mu? Filmi izlersem şimdi hep bu sahneyi arayacağım, üzdü
  • 24-01-2024, 11:56:18
    #5
    orlondo_123 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    spoiler uyarısı yok mu? Filmi izlersem şimdi hep bu sahneyi arayacağım, üzdü
    Mesajımı düzenleyeyim de başkalarını üzmeyeyim bari hocam. Yaşanmış bir hikaye olduğu için bilinen bir şey diye düşünerek hiç spoiler olacağı aklıma gelmedi.
  • 24-01-2024, 11:56:32
    #6
    Değişik bir film. Bir birlerinin cesetlerini yiyip ve finalde kurtulmak için yardım aramaya gittikleri zaman ölen arkadaşlarının etlerini yolluk yapıp çoraplara doldurup atıştırmalık çerez gibi yeme sahnesini aşamıyorum.. İzlemeye değer..
  • 24-01-2024, 12:00:06
    #7
    onlinecihan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Değişik bir film. Bir birlerinin cesetlerini yiyip ve finalde kurtulmak için yardım aramaya gittikleri zaman ölen arkadaşlarının etlerini yolluk yapıp çoraplara doldurup atıştırmalık çerez gibi yeme sahnesini aşamıyorum.. İzlemeye değer..
  • 24-01-2024, 12:04:21
    #8
    Bende de dün olmuştu, izlediğim bir film etkisinde kalmıştım tüm gün. Uyuyunca geçti