Tarur
Bir ötegezegen olan Tarur'da bulunan insanlar ölümsüzdür. Gezegen öylesine büyüktür ki neredeyse 100 trilyon insana ev sahipliği yapmakta; buna karşın nüfus yoğunluğu her zaman aynı seviyede kalmaktadır. insanlar iki yüz yaşına gelene kadar gelişen, sonrasında ise gelişmiş olarak iki yaş grubuna ayrılır. Yetişkin olan insanlar arasında herhangi bir şekilde büyük-küçük ayrımı yoktur. Tarur'da aile, akrabalık ve kavim gibi kavramlar da bulunmaz. Doğan her birey, gezegenin eşit şartlarda yaşayan ve eğtilen bir gelişenidir.
Gezegenin bir diğer özelliği de zamanla genişleyip büyümesidir. Bu özellik, 1 milyar yıl kadar önce Tarur'da yaşayan insanlar tarafından gezegene kazandırılmıştır. insanlar ölümsüz olduğu için gezegenin sürekli olarak genişlemesini sağlayan insanlar şu anda da yaşamlarını sürdürmektedir.
Burada, insanların tümü en iyi şekilde eğitim görür; astronomi, fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi alanlarda eksiksiz tüm bilgileri edinir. Milyonlarca yıl önce gezegenin insanları için temel bilim dallarında öğrenecek hiçbir şey kalmamıştır. Öyle ki hem atomaltı parçacıkların hem de makroevrenin tüm yönleri keşfedilmiştir. Evrenin matematiksel bir yazılım oldugu anlaşılmış, bütün kodları deşifre edilmiştir. Fakat bilinmeyen tek birşey kalmıştır, o da bu "evren kodu"nu kimin yazdığıdır.
Tarur'da insanlar eşittir, suç yoktur ve dolayısıyla yasak ve yargılama da yoktur. Gezegeni ilgilendiren konularda kararlar, referandum sonucunda alınmaktadır. Referandum çok nadiren gerçekleşen bir hadisedir. 13.000 yıl sonra gezegene çarpacak olan bir gök cisminin nasıl engelleneceğine ilişkin yapılmış olan referandumdan bu yana, 500 yıldır herhangi bir konuda referandum uygulamasına gidilmemiş, gerek de duyulmamıştır.
Gezegende referandumun gerekli olup olmadığını ise gezegenin 100 ayrı bölgesinden, random olarak seçilen, gelişmiş 100 kişiden oluşan bir konsey belirler. Konseyin üyeleri, yaşadıkları bölgenin insanlarıyla sürekli olarak görüşür ve toplumun referanduma ihtiyacı olup olmadığına ilişkin bilgi edinirler. Her yıl yapılan konsey toplantısının sonuncusunda, 19. bölgenin temsilcisi, halkın "evren kodu"nu kimin yazdığı ile ilgili yoğun düşüncelere sahip olduğunu ve bu konuyu araştırmak istediklerini ve bununla ilgili bir öneride bulunmak istediklerini dile getirir.
On dokuzuncu bölgeden gelen fikir konsey tarafından büyük merak konusu olur. Çünkü tüm gezegen bu sorunun cevabını aramaktadır. Konsey temsilcisi sözlerine devam eder:
"Tarur'un genişlemesini sağlayan insanlarla ve diğer insanlarla görüştüm. Yaptığım görüşmelerde, bizim evrenimize benzer bir "model-evren" yazılımı geliştirerek, bir ihtimal bu sorunun yanıtına yaklaşabileceğimizi düşünüyoruz. Bunu da model evren içinde yer alacak, farklı yıldız sistemleri ve bu yıldız sistemleri içindeki gezegenlerde yaşayacak olan, bizim ürettiğimiz insanlar sayesinde anlayabileceğiz. Model evrende yaşayacak olan insanlar; mekansal, zamansal ve boyutsal özelliklerimizin haricinde temel olarak bizimle aynı insansı özelliklere sahip olacak ve zaman içerisinde gelişerek bizimle aynı nihai soruyu soracak: "Evren kodunu kim yazdı?" Eğer insanlar bu sorunun yanıtını bulabilirlerse, yani bizim tarafımızdan geliştirildiklerini anlayabilirlerse, bu durum bize büyük bir umut vermiş olacak ve o zaman çalışmayı daha farklı bir boyuta taşıyabileceğiz. Şayet bu sorunun cevabını hiçbir zaman bulamazlarsa bizim de bulamayacağımız anlamına gelebilir. Bu durumda artık bu seçeneceğin işe yaramayacağını anlayabiliriz. Ne kaybederiz?"
Konsey bu fikri çılgınca bulsa da denemekten bir zarar gelmeyeceği konusunda hemfikirdir. Konsey üyelerinden 87'si bu konunun referanduma taşınması konusunda görüşünü ortaya koyar ve konu referanduma taşınır.
Referandum sonucunda halkın da yüzde 87'si "model-evren" fikrine "evet" yanıtını verir.
Nitekim artık model evren üzerinde çalışılmaya başlanır. Bunun için Tarur'un zaman içinde büyümesi projesini geliştiren ekibin öncülüğünde, tüm insanların içinde bulunduğu bir organizasyon kurulur. Her bir insan, model evrenin içinde bulunmasını istediği bir yıldız sistemi tasarlar. Tüm bu tasarımlar bir bilgisayar ortasında bir araya getirilir ve evren kodu içerisine bu tasarımlar dahil edilir. Model evren, Tarur'un on dokuzuncu bölgesinde bulunan bir laboratuvarda, bir fanusun içinde yaşam bulacaktır. Burada yaşam bulan insanlara göre bu fanus, sınırlarına ulaşamayacakları devasa bir evren olacaktır. içinde milyarlarca yıldız sistemi, trilyonlarca gezegen ve katrilyonlarca insan var olacaktır. Tarur'dan binlerce kat daha fazla insana ev sahipliği yapacağı için kendilerini ve evrenlerini kimin geliştirdiğini anlama ihtimalleri Tarur gezegenindeki insanlara göre daha yüksek olacaktır. Fanusun içindeki evrende toplam yaşam süresi 100 milyar yıl olacaktır.
Model evren yazılımı ve tüm bileşenleri mükemmel bir şekilde oluşturulur ve onlar için hayat başlar. Burada zaman kavramı çok farklı işlemektedir. Tarur'da yaşanacak olan bir hafta sonunda model evrende yaşam başlayıp sonlanacaktır ve sonuç alınacaktır.
Tarur'da insanlar laboratuvardan gelecek olan sonucu merak içinde beklerken daha ikinci günün sonunda model evren fanusu yüksek bir sesle patlar ve bu olay sonucunda laboratuvarda görevli 137 kişi yaşamını yitirir. Artık Tarur'daki herkes ölümlüdür.