paylaşımın amacı burada bir katil için duyar kasmak kesinlikle değil, zaten ekşide de metin bu yönde çok eleştiri almış.... yanlış anlaşılmamak adına baştan not düşmek istedim.
üst üste gelen pandemi, ekonomik kriz vs. ülkede genel olarak toplumum ruh hali, stres seviyesi ve sabır eşiği malumunuz.
hatta r10 da'da zaman zaman trafik kazası, ev sahibi, vs. gibi açılan konulara bakıyorum insanlar kan kusuyor, öfke kusuyor... şöyle asarım böyle keserim, sıkarım ederim, elimden kaza çıkacak vs. bu tür söylemler artık forum muhabbetinden tutun da instagramdaki alakasız bir haberin altında bile o kadar yaygın ki...
ve
bu ruh hali malesef lafta kalmıyor, suç, hatta cinayet oranlarında artış var, çeşitli kaynaklardan sorgulayabilirsiniz merak ediyorsanız. şiddet olaylarının büyük bir oranı da şüphesiz trafikte yaşanıyor.
gerçeklik payını bilmemekle beraber bir metin paylaşacağım, okumanızda yarar var. belki kendinizi frenlemeniz gerektiği zaman yardımcı olur, zira ülkede ciddi bir frenleme(!) sorunu var. son cümlesi beni çok etkiledi:
" evinizden içeri girdiğinizde evladınıza annenize babanıza eşinize özgürce sarılmanın verdiği keyif ya da hâlâ yaşıyor olmanın güzelliği, trafikte "haklı olmaktan" çok daha keyiflidir."
metnin tamamı :
Alıntı
"cezaevinden yeni çıkmış bir abimizle bugün konuşma fırsatı buldum.
2008'de selektör yapma tartışmasında çıkan kavgada iki şoför önce küfürleşiyorlar daha sonra ikisi de aracından iniyor karşı taraf ince bir sopayla yaklaşıyor, abimiz de keser ile araçtan iniyor ve o an bir anlık sinirle adamın kafasına vuruyor, 8 saat sonra adam vefat ediyor ve ölüme sebep olup 13
yıl ceza alan abimiz bana şunları söyledi:
" o an münakaşaya girmek için hevesli davranmayıp yoluma baksaydım ve o olaydan 2 ay sonra birisi bana sen trafikte böyle bir tartışma yaşamışsın deseydi, inan hatırlamazdım bile. ancak ben, bir hiç uğruna bir cana kıydım.
akılda yer bile tutmayacak bir mesele için 13 senem dört duvar arasında boşa gitti, ömrüm gitti, o gün o olaydan iki saat önce anaokuluna bıraktığım oğlum şimdi üniversiteye gidiyor ve ben onun en güzel zamanlarında yanında değildim.
bir anlık öfkeyle kapalı duvarlar arasında yıllarımı boşa heba ettim.
parasız kalan eşimi ve çocuğumu sefalete mahkum ettim.
şu anda da hâlâ ekonomik çöküntüdeyiz, iş de bulamıyorum."
özgürlüğünüze mal olacak her şeyden uzak durun bir kötülük görmüş iseniz hukukî yolları tercih edin şu 3 günlük ömrü bir de parmaklık arkasına sığdırmayın.
bırakın hata yapan yapsın sizin dövmenizle trafik kültürü düzelmeyecek ve trafikte her gün adam dövseniz günde 10 tane adam döversiniz belki de ölen taraf siz olursunuz. trafikte kimseyle kavga etmeyin, mesele dayak atmak ya da kavgadan korkmak meselesi değil. haklı ve güçlü de olsanız sonu hüsran olabiliyor. evinizden içeri girdiğinizde evladınıza annenize babanıza eşinize özgürce sarılmanın verdiği keyif ya da hâlâ yaşıyor olmanın güzelliği, trafikte "haklı olmaktan" çok daha keyiflidir.
(alıntı)
kaynak
yorum yapmam gerekirse, trafikte kimse ile muhatap olmayın gerekirse kapıları kilitleyin polisi arayın. arabadaki sopaya da güvenmeyin, karşı taraftan ne çıkacağı belli olmaz. kısacık hayatımızı daha da kısa yapmayalım. mümkünse kimse ile kavga etmeyin o ayrı mesele.
kaynak :
https://eksisozluk1923.com/trafikte-...i--6871188?p=1
olay biraz eski, ben yeni denk geldim, paylaşmak istedim