• 26-07-2023, 16:11:50
    #10
    evlenmiyor değil evlenemiyor hocam bence. gençler kendi arasında anlaşıyor, "düğün yapmayalım, nikah yapalım sadece" gibi. sonra işin içine aileler giriyor; "düğünsüz kız evden çıkmaz" diyerek. ne oluyor? düğün hesapları başlıyor. şu an ücretler nerelerde ama asgari ücretle çalışan biri düğün yaptığında borç öder sanırım bir süre. o süreyi yaşayacak olan gençler. bunun da farkındalar. beklemeye başlıyorlar. e her gün gelen zamlardan dolayı alınan maaşlar kuş kadar kalıyor. kendilerini toparlayana kadar da yaşları 30'u geçiyor.

    diğer bir durum da insanların birbirine olan sabırları artık eskisi gibi değil. boşanmak aşırı kolaylaştı gibi geliyor bana. eski insanların yaşamadığı zorluk kalmamış, sabretmişler bir şekilde. bunun da bilincinde olunca "evlenince ya bunlarla karşılaşırsam" tedirginliği baş gösteriyor gençlerde. yine bekleme moduna geçiyorlar. ne zaman çevrelerinden arkadaşları evlenmeye başlıyor, o zaman da yalnızlaşma sürecine giriyorlar ve evlenmeyi düşünmeye başlıyorlar. bu da yine 30'u geçen yaşlarda oluyor.
  • 26-07-2023, 16:13:08
    #11
    sunucuoptimizasyon.com
    Cepte 500 bin lira yoksa evlenmek mümkün değil.

    Düğün falan istemeyen aza kanaat getirebilen bir kız ve ailesi bulabilirseniz ne mutlu size ama kız istemese mutlaka aile tüm akrabalarını çağıracağı bir düğün, üstüne altın v.s. isteyecekler. Yetmeyecek her şeyin en iyisini isteyecek iyi bir ev kaliteli beyaz eşya mobilya v.s.

    Hal böyleyken nasıl ilerisini düşünecek insanlar? Borç harç ile evlenip ev kuran insanları görüyorum daha 2. ayında evin gündemi para ve borçlar oluyor bir süre sonra bu gündem kavgaya dönüşüyor.

    Artık Türkiye koşullarında evlilik nur topu gibi borçların altına girmek demektir. Yaşamınızı o saatten sonra kendiniz için değil borçları ödemek için geçireceksiniz.

    Evet sevmek sevilmek güzel bir şey ama unutmayın bu devirde para olmazsa hiçbir şey olmuyor.
  • 26-07-2023, 16:18:57
    #12
    Bir sürü borca gir , ondan sonra stres sıkıntı tavan yapsın ve evlilik yürümesin. 1 hafta evli kalan bile nafaka alıyor artık bu da kanayan başka yara .
  • 26-07-2023, 16:24:10
    #13
    heri19 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir sürü borca gir , ondan sonra stres sıkıntı tavan yapsın ve evlilik yürümesin. 1 hafta evli kalan bile nafaka alıyor artık bu da kanayan başka yara .
    o da çok saçma hocam. 1 hafta evli dur kadın gitsin ben boşanıcam desin. Sonra ömür boyu ona bak. Gerçekten bunu yapan çok insan var.
  • 26-07-2023, 16:26:13
    #14
    KOZBA.NET
    Bali'de balayı isteyenler oluyor hocam sonra 1 yıllık emek çöp oluyor, daha da kovalamıyorsun
    Benim sebeplerimden birisi bu
  • 26-07-2023, 16:28:28
    #15
    Konuya bu video ile veda edeyim 😁

    https://youtu.be/IDypo3rNS5o
  • 26-07-2023, 16:29:52
    #16
    Üyeliği durduruldu
    Parayla direkt alakasi yok, eskiden insanlar fakir fukaraydi bir sekilde evleniyorlardi. Simdi ise insanlarin beklentilerinin cogalmasi, rahatlik, ev daire su olsun bu olsun istekler artmaya baslayinca bu durumlar ortaya cikmaya basladi.
    Eskiden bir evde iki üç aile otururdu simdi her biyigi sakali cikan ayri oturmak istiyor. Bide özgürlük artti eskiden zorla küçük kizlari evlendirirlerdi 14 15 yaslarinda simdi o tarz seyler azaldi ve cogu üniversite vs biseyler okumak icin ugrasiyor.

    Yani konu para degil insanlarin doyumsuz olmasi. Yillar önce en az 250 300 gr bilezik takilacak diye bir kural mi vardi?
  • 26-07-2023, 16:32:24
    #17
    Maddiyat vb. şeyler bir kenara konduğunda evlilik yaşının yükselmesi gayet doğal. Çünkü insan ömrü yıldan yıla uzuyor. İstatistiklere göre 1950'lerde ortalama insan ömrü 48'ken şu anda 72. İnsanlar daha hayatlarını yaşamadan hemen evlenip başka sorumluluklar da yüklenmek istemiyor.
  • 26-07-2023, 16:41:10
    #18
    Mesele psikolojik ve sosyolojik.
    Türk insanının en temel problemlerinin başında fikir üretimi için tüme varımı kullanması geliyor.
    Olayı ekonomik zannedenler var.
    Bu ülke bugünlerden daha fakir günler de yaşadı, sizden daha fakir gençler evlendi, hamallık yaparak çocuk baktılar.
    Meselenin ekonomi ile falan akalası yok.
    Türkiye'de batı kültürüne dönmeye başladı, bu da gruptan ziyade bireysel özgürlükler ve hazzı öne alan bir kültür.
    Artık insanların bireysel hazları, özgürlükleri, tercihleri, bir aile olmanın hazzından daha önemli.
    Çünkü aile sorumluluk, aile üyelerinin yükünü derdini sıkıntısını çekmek ve karşılık beklemeden özveriden bulunmak demek.
    Bu da günümüzün hedonistleşen ben merkezci bireylerine ağır geliyor.

    İletişim ve ulaşım olanaklarının arttığı bir dönemdeyiz.
    Eski nesillere göre daha çok insanla tanışıyor ve flört ediyoruz.
    Amerikada yapılan bir araştırma vardı.
    Hayatına 5 ten fazla partner giren insanların 5 seneden uzun evlilik yapma ihtimali %20.

    Biraz ölçme değerlendirme teknikleri üzerine okuma yaparsanız görürsünüz ki değerlendirme yapabilmek için bir kıstasa ihtiyacınız var.
    Yani bir kızın boyunu ölçersiniz ve 165 cm bulursunuz.
    Bu kıza kısa ya da uzun diyebilmek için bir kıstasa ihtiyaç duyarsınız.
    Eğer daha önce beraber olduğunuz kızlar 155 boyundaysa bu uzun bir kızdır, 170 den aşağı sevgilinz olmadıysa bu kısa bir kızdır.

    Artık sosyal medya ve iletişim olanakları ile insanların temasta olduğu insan sayısı çok arttı.
    Bu da kıstasları aşırı yükselterek tercih yapmayı çok zorlaştırıyor, çünkü her seçim aynı zamanda vazgeçiştir.
    Bir kız ile evlenmek demek, aynı zamanda 10 farklı kızla yaşayabileceğiniz ihtimallerden vazgeçmeniz demek.

    Yukarıda @mersan; bir twitter aforizması patlatırken mutsuzluğun ve insanların evlenmemesinin nedenini de yazmış.
    "Herhangi biri ile evlenebilenler ,bizim evlenemediğimizi sanıyor, herhangi biri ile herkes evlenir."
    Bu kendini çok özel zannedip ruh eşini aramak, çok özel bir insanı beklemek yanılgısından kaynaklanıyor.
    Dünyada ideal işi, ideal insanı, ideal zamanı bekleyerek ömrünü tüketen bir sürü insan var.
    Çıtayı çok yüksek koyup çıtanın altındakileri herhangi biri sayanların ezici çoğunluğu konuyu açan arkadaş gibi yaş ilerledikçe çıtalarını istemeseler de düşürmek zorunda kalıyorlar ve kaçırdıkları zaman için pişmanlık duyuyorlar.
    Az önce dediğim gibi ben merkezcilik o kadar yükselişte ki, yeterince haz getirmeyen partneri herhangi biri olarak niteleyip geçebiliyoruz.
    Çünkü önemli olan aile olmak değil, önemli olan kendi hazzını maksimize edecek özel partneri bulabilmek.

    Bu konu çağımızın 2 lanetinden biridir.
    Sorun insanların yönetemeyecekleri kadar çok alternatife sahip olmaları.
    Çünkü yönetilemeyecek kadar çok alternatif hem seçim yapmayı zorlaştırıyor, insanları kararsızlıkta bırakıyor.
    Hem de yapılan seçimden alınan hazzı öldürüyor.
    Bu da insanların eş seçememelerine, evlenseler bile bu evliliği sürdürememelerine neden oluyor.
    Çünkü yapılan tercihten alınan haz, vazgeçilen alternatiflerin yarattığı acı tarafından yok ediliyor.