Mesele psikolojik ve sosyolojik.
Türk insanının en temel problemlerinin başında fikir üretimi için tüme varımı kullanması geliyor.
Olayı ekonomik zannedenler var.
Bu ülke bugünlerden daha fakir günler de yaşadı, sizden daha fakir gençler evlendi, hamallık yaparak çocuk baktılar.
Meselenin ekonomi ile falan akalası yok.
Türkiye'de batı kültürüne dönmeye başladı, bu da gruptan ziyade bireysel özgürlükler ve hazzı öne alan bir kültür.
Artık insanların bireysel hazları, özgürlükleri, tercihleri, bir aile olmanın hazzından daha önemli.
Çünkü aile sorumluluk, aile üyelerinin yükünü derdini sıkıntısını çekmek ve karşılık beklemeden özveriden bulunmak demek.
Bu da günümüzün hedonistleşen ben merkezci bireylerine ağır geliyor.

İletişim ve ulaşım olanaklarının arttığı bir dönemdeyiz.
Eski nesillere göre daha çok insanla tanışıyor ve flört ediyoruz.
Amerikada yapılan bir araştırma vardı.
Hayatına 5 ten fazla partner giren insanların 5 seneden uzun evlilik yapma ihtimali %20.

Biraz ölçme değerlendirme teknikleri üzerine okuma yaparsanız görürsünüz ki değerlendirme yapabilmek için bir kıstasa ihtiyacınız var.
Yani bir kızın boyunu ölçersiniz ve 165 cm bulursunuz.
Bu kıza kısa ya da uzun diyebilmek için bir kıstasa ihtiyaç duyarsınız.
Eğer daha önce beraber olduğunuz kızlar 155 boyundaysa bu uzun bir kızdır, 170 den aşağı sevgilinz olmadıysa bu kısa bir kızdır.

Artık sosyal medya ve iletişim olanakları ile insanların temasta olduğu insan sayısı çok arttı.
Bu da kıstasları aşırı yükselterek tercih yapmayı çok zorlaştırıyor, çünkü her seçim aynı zamanda vazgeçiştir.
Bir kız ile evlenmek demek, aynı zamanda 10 farklı kızla yaşayabileceğiniz ihtimallerden vazgeçmeniz demek.

Yukarıda @mersan; bir twitter aforizması patlatırken mutsuzluğun ve insanların evlenmemesinin nedenini de yazmış.
"Herhangi biri ile evlenebilenler ,bizim evlenemediğimizi sanıyor, herhangi biri ile herkes evlenir."
Bu kendini çok özel zannedip ruh eşini aramak, çok özel bir insanı beklemek yanılgısından kaynaklanıyor.
Dünyada ideal işi, ideal insanı, ideal zamanı bekleyerek ömrünü tüketen bir sürü insan var.
Çıtayı çok yüksek koyup çıtanın altındakileri herhangi biri sayanların ezici çoğunluğu konuyu açan arkadaş gibi yaş ilerledikçe çıtalarını istemeseler de düşürmek zorunda kalıyorlar ve kaçırdıkları zaman için pişmanlık duyuyorlar.
Az önce dediğim gibi ben merkezcilik o kadar yükselişte ki, yeterince haz getirmeyen partneri herhangi biri olarak niteleyip geçebiliyoruz.
Çünkü önemli olan aile olmak değil, önemli olan kendi hazzını maksimize edecek özel partneri bulabilmek.

Bu konu çağımızın 2 lanetinden biridir.
Sorun insanların yönetemeyecekleri kadar çok alternatife sahip olmaları.
Çünkü yönetilemeyecek kadar çok alternatif hem seçim yapmayı zorlaştırıyor, insanları kararsızlıkta bırakıyor.
Hem de yapılan seçimden alınan hazzı öldürüyor.
Bu da insanların eş seçememelerine, evlenseler bile bu evliliği sürdürememelerine neden oluyor.
Çünkü yapılan tercihten alınan haz, vazgeçilen alternatiflerin yarattığı acı tarafından yok ediliyor.