• 17-07-2023, 20:57:16
    #28
    en acil benim olmam lazım nasıl oluyoruz ?
  • 17-07-2023, 21:00:57
    #29
    Biz de yanar döner olalım teyzemin evladı güvenilmez olalım
  • 18-07-2023, 07:15:16
    #30
    SauRonn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haklısın para da kontrol edilmesi zor şey. Arkadaşım Almanyada pandemi zamanı herkes e-ticaret firması açıyor ben de kargo şirketi kurayım dedi, en son milyon eurolarla oynuyordu. Şuan ruh ve sinir hastalıklarındaki yatağın püskülleriyle
    Nerde hata yaptı hocam ?
  • 18-07-2023, 11:31:06
    #31
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanlık olarak mevcut dengesiz sistemden bende çok mutlu değilim fakat zenginler güçlü olduğu için değil, alternatif bir çözüm formülü olmadığı için bu düzen - sistem bu şekilde devam ediyor, etmek zorunda. Dünya servetinin büyük kısmı çok küçük bir azınlığın elinde ama kapitalizm ne reklamlarda anlatıldığı kadar herkesin kolay bir şekilde zengin olabileceği bir şey ne de komünist, sosyalist savlar ile o kadar verimsiz veya zengin olmanın - kendini, aileni refaha eriştirmenin imkansız olduğu bir şey.

    Kapitalizm ve patron - hissedar kavramlarının devamını sağlayan şey paranın az sayıda insana ait olduğunda daha değerli olup o kişlerin o paraya daha fazla azim, hırsla sahip çıkması ve üstüne katmaya çalışması sayesinde geliyor. Bu yüzden az veya nispeten az sayıda hissedarı - patronu olan küçük, orta - büyük işletmeler başarılı bir şekilde devam edebiliyorken 3,5,10 veya tüm çalışanların komünist - sosyalist mentalite ile hissedar - patron olduğu işyerleri tutunamıyor veya gelişemiyor.

    10 tane çalışanın 12 bin TL maaş aldığı, bir patronun ayda net 60 bin TL kazandığı bir iş yeri düşünün. Patronu aradan çıkarıp patronun aylık 60 bin TL'lik net gelirini 10 çalışana bölüştürseniz bile çalışanlar ayda 12 bin TL yerine, 18 bin TL kazanmaya başlayacaklar. Patron, 60 bin TL sayesinde olası iş kesatlığı durumu için güvence yatırımı yapabilirken yine 18 bin TL alabilen çalışanlar bu şekilde bir yatırım yapamayacaklar, aynı şekilde patron'un 60 bin TL ile elde edebildiği imkanlara 18 bin TL ile erişebilmeleri mümkün değil. Haliyle 18 bin TL alan işçiler ne birbirlerine, ne kendilerine 60 bin TL alan patron gibi ne bir sistem kurabilecekler, ne patron - hissedar gibi kısmi bir otorite oluşturabilecekler.
    Komün şak şakçısı değilim; ama herhangi bir patrona dayalı ekonomik sistemi de savunmanın (özellikle kapitalizm) çok da insan fıtratına uygun olduğunu düşünmüyorum. Sermaye, birikim ve yatırım ögeleri sadece tek elden kontrol edildiğinde işlevsel olmuyorlar. Dünya hemen herkesin yaşam alanı iken sadece şanslı azınlığı barem üstü bir refah ile yaşayabileceği bir ortam haline getirmek sadece tercihtir ve bu tercih elbette ki alt tabakaya ait değil. Yatırımı ve kazanımı ortak şekilde kontrol eden kooperatif yapılar ailelerin elinde dolaşan varlıkların aslında çok da zor yönetilir olmadığını gösteriyor. Hepsini bir kenara bırakalım, öğretilmiş, zaman içerisinde geliştirilmiş tüm ekonomik yapıları, sistemleri, yöntemleri, fikirleri görmezden gelip en çıplak halimize odaklanalım. Belli ihtiyaçları olan yaratılmışlarız ve ne tuhaftır ki kendi koyduğumuz, hatta seçilmiş zümrelerce koyulmuş, kurallarla kendimizi yönetilmeye mecbur hissediyoruz. Takasla ticaret döneminde herkes aynı zamanda üreticiydi. ne zaman ki insan kendine yetecek olan üretmek yerine satın alma yolunu keşfetti işte o zaman işin çakallığını da keşfetti. Hangi jargonu hangi terim yığınını kullanırsanız kullanın dünyanın birilerinin tekelinde yönetildiğini, refahın ve varlığın paylaşılmadığını, israf edilen miktarla bile dünyadaki açlığın sonlandırılabileceğini göreceksiniz. Birilerinin hep fazlasına duyduğu açlığı tatmin etmek için koca bir dünyanın köle ve yoksul kalmasını açıklayacak tek bir mantıklı sistem yoktur. İnsan sadece açgözlülüğüne ve hırsına bir kılıf bulma eğilimindedir. Az kişide kontrolü olan varlığın yüksek değerini bir de açlıktan ölenlere açıklamak lazım bir ara.

    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İstediğin şeyin adına zenginlik değil orta sınıf hayat tarzı deniliyor.
    O kadar fakirleştik ki hayallerimiz bile orta sınıf...
    Ben de onu diyorum zaten. Çağın standartlarında bir yaşam bile yeterince zengin hissettirecektir; ama bakın o hayallere bile müsaade etmiyorlar.
    LETRX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    en acil benim olmam lazım nasıl oluyoruz ?
    Biz de onu araştırıyoruz. şu ana kadar aklı başında bir öneri gelmedi.

    tunatun adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Biz de yanar döner olalım teyzemin evladı güvenilmez olalım
    Öyle olmuyor işte...
  • 18-07-2023, 12:29:37
    #32
    Elma adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Nerde hata yaptı hocam ?
    Türkiyede lastik, araç bakımı vs şirketi kurup tüm kargo araçlarının işlerini yine kendi şirketine yaptıracaktı. En son buraya Euro bile dayanmıyor diyordu. Burda sermaye buhar oldu.
  • 18-07-2023, 12:33:28
    #33
    SauRonn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkiyede lastik, araç bakımı vs şirketi kurup tüm kargo araçlarının işlerini yine kendi şirketine yaptıracaktı. En son buraya Euro bile dayanmıyor diyordu. Burda sermaye buhar oldu.
    Hocam bu dediğiniz olay hangi yıl gerçekleşti acaba.Önceden ucuzdu türkiye yurtdışından gelenler ve iş yaptıranlar için.Şimdi son yıllarda,avrupadan gelen için bile pahalı bi hale büründü.

    Aslında yurtdışındaki şirketinin bakım vs işleri için burada bir şirket açmak mantıklı hamleymiş ama ne olmuş birden anlamadım.
  • 18-07-2023, 12:38:45
    #34
    Elma adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bu dediğiniz olay hangi yıl gerçekleşti acaba.Önceden ucuzdu türkiye yurtdışından gelenler ve iş yaptıranlar için.Şimdi son yıllarda,avrupadan gelen için bile pahalı bi hale büründü.

    Aslında yurtdışındaki şirketinin bakım vs işleri için burada bir şirket açmak mantıklı hamleymiş ama ne olmuş birden anlamadım.
    1,5 yıl önce filan. Kayışı sıyırma olayı da yeni oldu sayılır zaten. Burda sermaye eriyince orda da ödemelerde zorluklar yaşamaya başladı. Eşi de baktı bu gidici, Türkiyeden aldığı evlere konmaya çalıştı. Sonuç: sıyırma