• 08-06-2023, 15:41:52
    #28
    Zaaf mı? O da ne
  • 08-06-2023, 18:06:01
    #29
    Üyeliği durduruldu
    Kimseye zaafım yok. Niye arkadaş edineyim 😂 oda zaaflardan biri
  • 09-06-2023, 09:44:51
    #30
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir insan piyon ruhlu değil şah ruhlu olduğunu düşünüyorsa yanına şah değil kendi beklentilerine göre hareket edecek piyon arıyordur.
    Çünkü kendisi bugüne kadar önüne çıkan şahların peşinden gitmemiş ama kendi peşinden gelecek arkadaş arıyordur.
    Uçuk-kaçık olmak, partilemek, aklına eseni yapmak da şahlık değil başına buyrukluktur.
    Bir insanın peşinden gidecekseniz bu insanın bir hedefi olmalı, sizin de bir hedefiniz olmalı ve bu hedefler paralel olmalı.
    Nereye gittiğini bilmeyen, amacı belli olmayan, kafasına nasıl eserse öyle yaşamayı hedefleyen insanlarla bir yola çıkmak sizi kesinlikle istemediğiniz yere götürür.
    Kesinlikle katılıyorum.
  • 09-06-2023, 21:15:49
    #31
    yahu arkadaş adam sigortalı işçi arıyorum, projem var maddi destek istiyorum, dating app çalışacak prezentabl parlak çocuk arıyorum dememiş ki…

    hayatındaki gelişen olaylardan sıkılmış belli ki, kafa nereye ben oraya demiş. boş vaktiniz varsa çalışmıyorsanız özelden yazın böbrekçi mi değil mi bir öğrenin bakalım. sonra konuya gelip yorum yapalım.
  • 10-06-2023, 17:48:25
    #32
    Mellon10 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tüm gün iş başında olup dünü nasılsa yarını aynı olan. Ne tarafa çekersen o tarafa giden, para kazanmayı başarı sanıp parasını da lüks ürünlere harcayıp ve buna hayatı yaşamak sanan popülist insanların arasında bu tip insanları bulmanız zor. Afrika'da yaşayan insanlar Türklerden daha mutlu. Çünkü onların farklı bir dünyası var. Evet son çıkan telefonu aldın, eee? Peki ne kadar mutlusun? bitti mi dünya ile savaşın? Şimdi İphone 15 çıkmış onun için para biriktereyim. kullanılıyoruz, modern köleyiz.. Her şey kafanda bitiyor aslında.. mutluluk kavramını bilmeyen insanın dünya ile savaşı bitmez.
    Klişeler, popülizm veya doyumsuzluk bunlar hoşlandığım - faydalı bulduğum şeyler değil fakat farkında olmadan eleştirdiğiniz insanlar gibi kaybolmuşluk, savrulmak durumu değil mi sizinde düşünceleriniz - duygularınız? iPhone 15 ile mutlu olmaya çalışmak ile yarınım dünden veya bugünden çok farklı olsun arasında pek bir fark yok gibi. İdeal şartlarda bir insanın bugünü dünden çok farklı, yarını çook daha farklı ne kadar olabilir? Olmalı mı, bu sürekli başarı olumlu veya iyi tecrübe getirebilecek bir şey mi? Önemli veya gerekli olan şey bugünün dünyasında ani - dürtüsel bir değişiklik, fikir - patlama - çılgınlık değil. Sabrın sonu selamettir de bir klişe olacak belki ama bugün ve yarın için yapılabilecek en iyi şey hataları, yanlışları, doğruları iyi gözlemleyip üzerine bir şeyler katarak, faydayı - birikimi, verimliliği arttırırken dengeyi - huzuru elde etmeye çalışmak olmalı.

    Hayat aynı, herkes aynı, mutsuzuz kendimizi telefonlarla - tabletlerle, farklı tüketim ürünleri ile tatmin etmeye çalışalım ile her şeyi satıp bilmem nereye yerleştim aynı türden uzun vadede stabil - randımanlı olmayacak düzeyde "kısa, anlık ve uçuk" keyif ve haz peşinde koşma yanılgısı. Ek olarak dünya ve evren, hayat ile bir insanın ne gibi bir savaşı olabilir? Olması ne kazandırır, ne kaybettirir iyi düşünmek gerekir. Bir insan dünya veya uzaya ne yapabilir, ne kadar etki edebilir? Bir şekilde Bill Gates, Elon Musk mı olmak amaç? Yada rasyonel bir şekilde daha refah, daha birikimli, daha sürdürülebilir, daha keyifli anlar - deneyimler, anılar biriktirmek mi?

    14 Pro Max'ten 15 Pro Max'e geçişi hedefleme düzeyinde değilde 3-4 yılda bir imkanları çerçevesinde kendisine ve ailesine - sevdiklerine kullanabilecekleri düzeyde iyi şeyleri, işini - gelirini, birikimini tehlikeye atmayacak düzeyde adım adım daha yukarı, daha ileri götürmeye çalışıpta mutsuz olmak çok daha zor. Aksine dengeli bir şekilde gezmek, tozmak, yeni oyuncaklar almadıkça insan geçim sorunu, refah - ağır fiziksel iş şartları, mobbing gibi şeyler olmadığı için Mehmet Pişkin gibi intihara daha meyilli olabiliyorlar. Önünde 2 seçenek var daha dürtüsel yaşayacaksın, playboy - hızlı yaşa erken öl minvalinde ne olacağın, nereye ulaşacağın büyük bir belirsizlik olacak yada başarılı bir şekilde hayatını, kendini yükseltmeye çalışacaksın bu süreçte yeri geldiğinde Avrupa, Amerika, Singapur, Dubai, Norveç, Kanada gezeceksin.

    Başkalarının hayat tarzına karışmak haddime değil fakat kendimden ve benim gibi "plansız, programsız, anlık" yaşayan çevremde gördüğüm insanlara kıyasla söylemek isterim ki bu yol "kumar oynamaktan" farksız arkadaşlar. Ben küçüklüğümden beri dengesiz mutluluk, tatminsizlik sorunu yaşan biriydim. Hayatıma hep şunu elde edersem şöyle mükemmel olacak, artık eskisi gibi olmayacağım, her geçen gün daha farklı, daha süper bir şeyler yapacağım - yapmalıyım kafasındaydım. Araba, telefon, bilgisayar, konsol belki imkanım - çapım yetseydi ev - yazlık, arsa ile kimbilir hesapsızca daha neler yapardım. Fiziksel olarak hiperaktif, yerinde duramayan biri olmadığım için genelde zihnimde bu fantazileri kurar, mutsuzluktan veya sinirden patlama noktasına geldiğinde atom düzeyinde bir tepkime gibi logaritmik bir şekilde kontrolsüzce - faydasızca değişiyordum. Sosyal ve maddi anlamda kendimde, tanıdığım insanlarda bunun zararlarını gördüm.

    Ne zaman dürtüselliğim ile kendime ve aileme psikolojik veya finansal ciddi sorun oluşturabilecek düzeye geldim neden böyleyim, neden değişemiyorum, neden diğer insanlar gibi normalleşemiyorum veya normal olmayı kabullenemiyorum derken toplumda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktive denen hastalık fiziksel zıpırlık, çılgınlık ile özdeşleşmiş olsada yaşam tarzımızın, yanlışlarımızın bu hastalık ve tedavi süreci ile ne kadar benzer olduğunu görünce bu konuda psikoterapi ve psikiyatrik teşhis, tedavi için tıp bilimine başvurdum. ( Ki ilk öfke ve mutsuzluk ile yaptığım borçlanmada keşke gitseydim diyorum ben onun yerine alkol, sigara, gezme - gereksiz bir çok tüketim vb. ile kendimi batırdım ) Dehb öncesinde de denediğim şeylerde fayda alamadığım veya yanlış teşhis, tedavi süreçlerinin geçiçi olarak sebep olduğu olumsuz şeyler sonrasında bugün her konuda eskisine göre mükemmel olmasam da eskiye göre daha az uçlarda geziyorum. Yaşam tarzım - hislerim eskisine göre kendime manevi veya maddi anlamda çok daha az zarar veriyor ve daha az yük oluyor.