• 12-03-2023, 01:48:31
    #1
    Vakti olanlar için hem küçüklerime hem büyüklerime tecrübemi aktarmak istiyorum ne kadar acı/tatlı deneyim de olsa yaşadım ve geçti.. okurken size bir şeyler katması temennimlerim ile

    Kendimi bildim bileli sürekli teknolojiyi seven, kurcalayan, mucit kafasında biriydim. Çocukluğumdan itibaren bir şeyleri söküp parçalamaya, içini açıp bağırsaklarını dökmeye hep hevesim vardı. Bilgisayarın olmadığı dönemlerde evin içinde motor mekanik ne varsa birbirine bağlayıp çalıştırmaya, ortaya ilginç şeyler çıkarmaya çalışıyordum. 2004 sonlarında eve bilgisayarın girmesiyle içimdeki meraklı çocuk daha da bir alevlendi. Artık aylık 1 GB kotalı internet ile merak ettiklerimi araştırmaya, benim gibi insanlar ile iletişim kurmaya başladım. çok sürmedi yaklaşık 3-4 ay sonra bilgisayarında her şeyini parçalayarak 1001 parçaya böldüm iyi ki böldüm toplayamasam da o günün bana kattıklarını ilerleyen boyutta çok güzel anladım. Oturup ağlayarak babamın bilgisayarı toplamasını bekledim ama tabi ki dönemin bilgi ve birikimine göre o bilgisayarı kimse toplayamadı Zaman geçtikçe paramı biriktirdim ve koca g*tlü tüplü bir bilgisayar aldım. usulca kullanıyordum hatta sadece arada açıp XP ekranında manzara bakıyordum kullandıkça kendimi o dünyaya ait hissetmeye başlamıştım. Bu serüven 3-4-5 yıl daha böyle gitti ve o zamanlarda yazın çalıştığım para ile inanılmaz derecede benim için zirve noktası olan sony vaio laptop almıştım. ilk kapağını açtığımda farklı bir dünyanın kapısınıda aralamıştım. Liseye geçeceğim dönem iyice computerhead tarzında bir insan olmuştum ve kararlar almıştım. Bilgisayar üzerinden devam edecektim.

    Liseye ilk başladığımda iyi bir puanım olmasına rağmen bilişim teknolojileri olan bir bölüme gitmek için mesleki ve teknik bir liseye kaydoldum. Okulda sevilen başarılı bir o kadar da her şeyi bozan bir öğrenciydim lisenin 2. senesinde tercihimi yaparak devam ettim ve 3. senesinde gittiğimiz bir fuarda türkiyenin en büyük kadın girişimcisini buldum. Yalvar yakar staj imkanı yaratması için ona ayak üstü yeteneklerimi gösterdim ve kader kısmettir ki seneye bize staja gelmemiz için söz verdi. Bu şu an okuduğunuz yere kadar sıradan olabilir ama 16 yaşında olan biri için İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ TEKNOKENT kuluçka merkezinde staj imkanı inanılmaz birşeydi. Eve geldim sevinçten mutluluktan uyuyamıyordum. ertesi gün okulda herkes bulduğu staj yerlerini söylerken benim gideceğim yeri duyan şaşırıyor, bir o kadar da merak ediyordu. Normalde bir öğrencinin 80 KM uzaklık haricinde başka yere staja gitmesi imkansız ama ben 140 KM uzaklıkta bulunan bir yere hayallerim için gidecektim zar zor izin vs çok sevdiğim hocalarım halletmişti (hala onlara duacıyım). Zaman geçti ve o dönem geldi. çok olmasa da 17 yaşında bir çocuk için gerçekten iyi bir programcı/yazılımcıydım. Hem front end hem back end iyi bir şekilde yazabiliyordum. İlk oraya gittiğimde öyle bir büyülendim ki; yatırım alan firmalar, yeni kurulan start-uplar beni çok fazla cezbetmişti. Öğrendikçe öğrendim ve üstüne koymaya çalıştım. artık kendimi tamamen bu işe ait hissediyor ve gün geçtikçe daha iyi oluyordum. Bu süreç böyle ilerlerken bir yandan da freelance çalışarak o zamanlarda babam 2.700 TL aylık para kazanırken ben 4-5B bandını zorluyordum. Rüya gibi 1 seneyi geçirdikten sonra artık hayatımın değişeceğini düşünmeye başlamıştım. İyi bir network'um iyi bir çevrem vardı. ve ben bu güçle hayata projeler geçirebileceğimi düşünüyordum belki 4-5 defa bu girişimde bulundum ama her biri ekosistemin çöplüğünde yerini aldı Daha sonrasında üstüne iyice düştüğüm bir projede emeklerimin çalınması, yüzüstü bırakılmam ve en dibe düşmem beni mental olarak öyle bir dibe çekti ki sorgulamama, bu işten soğumama sebep oldu. Hayatımın değiştiğini düşünürken birden hiç olmak istemeyeceğim bir yere geldim.

    Çocuk olmamın ve gereksiz stresimin benim üstümde yarattığı etki ile laptobumu yatağın altına kaldırdım ve birdaha kapağını açmamak üzere kullanmamaya karar verdim. Yukarıda çok kısa bahsettim açmam gerekirse bu süreç boyunca 5-6-7 kaç projem heba oldu ve bu ülkede bu işin yapılmayacağına kanaat getirmiştim. Çok büyük firmalarda çalıştım, çok büyük eğitimler aldım ama daha sonrasında umutlarımı tamamen yitirdim. Ailemin üniversite baskısını artık kaldıramadığım için sırf okul olsun diye Dış Ticaret bölümünü yazdım ve aydın'da eğitim almak için oraya taşındım. İstanbulda doğup büyüyen birisi için bu serüven çok korkutucu, bir o kadar da içimdeki meraklı çocuk için büyüleyici idi. Bir zaman sonra orada düzenimi kurdum ve okul ev iş arası hayatımı devam ettirdim. Gün geçtikçe her şey daha iyi oluyor geçmişin izini bir nebze silebiliyordum. İlk seneyi bitirdiğimde önüme çıkan bir fırsat ile aparatif salonu/cafe tarzında bir yeri devren kiralık aldım. Bu gözünüze büyük gelmesin o zaman ki fiyatıyla 17.500 TL gerçekten makul ve elde edilebilir bir paraydı KYK i& freelance şekilde dükkanı döndürmeye çalışıyor bir yandan da kreatif çözümler ile ciroyu arttırmaya çalışıyordum. Derken tam 11 mart tarihinde pandemi çıktı ve bütün üniversite öürencileri evine döndü ben yine devretmek, başarısız olmak zorunda kaldım ama artık farkettim ki bu durum beni eskisi gibi yıpratmıyor aksine acı tecrübenin verdiği güç ile bir ileriye taşıyordu

    Okulumun geri kalanını online olarak bitirdikten sonra askere gittim ve geldim artık önümde hiçbir engel hiçbir sorun yoktu. Tek sorun en büyük korkum saatleri olan bir işte çalışmaktı öyle de oldu. THY'de harekat personeli olarak işe başladım. yeni havalimanını bilen bilir; karışık büyük bir o kadarda gürültülü. Yaklaşık 1 seneye yakın bu işi yaptıktan sonra kendimi ait hissedemediğim için, yapamadığım için bıraktım ve evime yakın olan bir işletmede kurumsal iletişim müdürü olarak çalışmaya başladım. İşte bu zamana gelmeden önceki son adım olan bu işletme benim sabrımı taşıran ve artık radikal kararlar almamı sağlayan nokta oldu. Bir süre sabrettikten sonra benim hayatımın böyle yaşayamayacağımı anlamama sebep olan olayları yaşadım ve bir daha asla bir işletme/kuruluş altında çalışmayacağım üzerine kendime sözler verdim. Ne olursa olsun 4 değil 2 kazanırım ama kendim kazanırım mottosuyla artık hayatıma devam ediyorum.

    Aralarda eksik olan çok hikayeler olaylar var onlarıda keşke yazabilecek kadar iyi bir yazar olabilsem ama az çok tahmin edebiliyorsunuzdur Ufak tefek notlar eklemem gerekir ise LUNA faciasından çarpılmış ve kripto dünyasına veda etmiş bir kardeşinizim Herkesin patladığı dönemde alan birisi değil, yatırımını en başlarında yapmış ve LUNA en güvenilir 10 coin listesindeyken hodl eden bir yatırımcıydım fişini çektiklerinde tahmini zararım o zamanın parası 80-100 bin arasıydı. Sağlık olsun dedim sadece bununla değil bir çok coinde zarar ettim. Ve bugünden sonra hayatımda hiçbir zaman kripto borsasında da işlem yapmayacağıma dair kendime söz verdim. Şimdi ise sakince dinleniyor, kendime değer katıyor ve her gün öğrenmeye gelişmeye çalışıyorum.

    Umarım hayatta size emeklerinizin karşılığını düşüncelerinizin faaliyete geçtiği günün yaşanmasını nasip eder. Ben buna inanıyorum bir gün o dönüm noktası gelecek ve ben yaşadığım bu bütün izlerin üzerine bir kalem çekebileceğim. Sağlıcakla teşekkür ederim.

    Herkese bol şans
  • 12-03-2023, 01:58:47
    #2
    Hocam mesaj kutunuz dolu silip bana mesaj atar mısınız cevap vermem için teşekkür ederim
  • 12-03-2023, 01:59:10
    #3
    UsoBey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam mesaj kutunuz dolu silip bana mesaj atar mısınız cevap vermem için teşekkür ederim
    hallettim
  • 12-03-2023, 02:15:58
    #4
    Hocam tam bir girişimci mizacın var.
  • 12-03-2023, 02:17:05
    #5
    KeyCodE adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam tam bir girişimci mizacın var.
    seri girişimciliği seviyorum hocam ama çok seriydik duvara tosladık artık önümüze bakalım hayat ne getirir bilemeyiz. teşekkür ederim
  • 12-03-2023, 02:19:06
    #6
    sakalper adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    seri girişimciliği seviyorum hocam ama çok seriydik duvara tosladık artık önümüze bakalım hayat ne getirir bilemeyiz. teşekkür ederim
    Nasip hocam.