• 07-02-2023, 19:52:26
    #1
    Adıyaman yerle bir her saat başı bir vefat haberi alıyoruz. İnsanlar aç ve susuzlar. Nolur imkan dahilinde haber verecek, yardım ulaştıracak kişilere muhtacız. Teyzem ve kuzenlerimin alitaşı mahallesi karşısında Ünal petrol de bir otobüse sığındıkladı haberini aldım.. Aç ve susuzlar. Bir ses olmak istiyorum. Sesimiz duyulsun istiyorum.
  • 07-02-2023, 19:58:43
    #2
    Nerde Bu Devlet Nerde Bu Hükümet!
    Allah'ın Lanetleri Nerde!
  • 07-02-2023, 19:58:45
    #3
    Allah yar ve yardımcıları olsun

    Tüm Türk milleti yardım gönderebilmek için seferber oldu, bu yardımlar da kısa süre içerisinde ulaşır inşallah.
  • 07-02-2023, 20:01:35
    #4
    Selist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Nerde Bu Devlet Nerde Bu Hükümet!
    Allah'ın Lanetleri Nerde!
    Hocam adıyamanın valisinin halka gülerek tepki verdiği vidroyu gördüm elim ayağım boşaldo. İçimdeki öfkeyi kini benim amlatmaua kelimelerim uetmez. Ama iş siyasi bpyutu aşalı çok oldu. Enkaz altından kurtarılan insanlar oğlum kızım diyerek enkaz altına geri giriyor. Hepimiz şoktayız kimden nasıl yardım alacağız napacağız bilmiyorum. 30 yaşıma geldim şu hayatta ben böyle çaresizlik ben böyle acı yaşamadım.
  • 07-02-2023, 20:18:51
    #5
    Milyonlarca TL toplandı, binden fazla tır çıktı yollara her şehirden, canlı yayinlarda hala çorba ekmek yok, battaniyeleri yok yardımlar nereye gidiyor ya da ne zaman gidecek 5 gün sonra gitmesinin anlamı yok şuan ihtiyaç var.
  • 07-02-2023, 20:24:09
    #6
    Eski eşim askeri sağlık personeliydi. İstanbul depremi için toplanma ve çalışma eylem planlarına katılmıştı. Orada yapılan sunumlarda şehir haritasında kırmızı alanlar olduğunu söylemişti.

    Bu kırmızı alanlar İstanbul depreminde arama kurtarma ekiplerinin hiç girmeyeceği bölgeler olduğunu söylemişti. Hatta kasımpaşada oturduğumuz sokak kırmızı alandaydı.

    Sokakları dar, yapı stoğu eski, iletişim ve ulaşım olanakları kısıtlı alanlara kurtarma ekipleri hiç girmiyor ya da önceliği başka alanlara veriyorlar.

    Biz İstanbul sa yaşarken bunu biliyorduk ve bir birimize deprem sonrası buluşma ve planları anlatıylrduk. Ama koca bir şehre hiç girilmemesi diye bir şey olamaz. Burada gerçekten hesap verilmesi gerekem bir zaafiyet var.
  • 07-02-2023, 22:04:48
    #7
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eski eşim askeri sağlık personeliydi. İstanbul depremi için toplanma ve çalışma eylem planlarına katılmıştı. Orada yapılan sunumlarda şehir haritasında kırmızı alanlar olduğunu söylemişti.

    Bu kırmızı alanlar İstanbul depreminde arama kurtarma ekiplerinin hiç girmeyeceği bölgeler olduğunu söylemişti. Hatta kasımpaşada oturduğumuz sokak kırmızı alandaydı.

    Sokakları dar, yapı stoğu eski, iletişim ve ulaşım olanakları kısıtlı alanlara kurtarma ekipleri hiç girmiyor ya da önceliği başka alanlara veriyorlar.

    Biz İstanbul sa yaşarken bunu biliyorduk ve bir birimize deprem sonrası buluşma ve planları anlatıylrduk. Ama koca bir şehre hiç girilmemesi diye bir şey olamaz. Burada gerçekten hesap verilmesi gerekem bir zaafiyet var.
    Hocam yardım yok. İnsanlar aç susuz. Sabah saatlerinde arkadaşlarım 15 kişilik Afad ekibi geldi diye seviniyorlardj ki bunu yaşadığımızda depremin üstünden 24 saatten fazla zaman geçmişti. Halen enkaz altında insanlar var. Ordaki ekipler az uğraşla çıkartabileceklerini çıkartıyorlar. Vinç, makineler yetersiz. Asker kışladan çıkmış yardımcı olmaya çalışıyor. Ben kendimde şuanda sivil sağlıkçıyım. Dünden beri adıyamana bir Afad umke bakanlık gibi resmi bi organizasyonla gitmeye çalışıyorum. Sivil sağlıkçı olarak kimse beni götürmüyor. Tek başıma imkanlarımla gidemiyorum. Orda sağlıkçı arkadaşlarım var. Afad görevlisi arkadaşlarım var. Ancak şöyleki ordaki görevli insanların da hepsinin ailesi orada. Hangi sağlıkçı, afad görevlisi, asker, polis, arkadaşımı arasam, sorsam ulaşmaya çalışsam ya ölmüş ya enkaz altında ya da annesini babasını, eşini, çocuğunu enkaz altından çıkarmaya çalışıyor. Adıyamanın kendi görevli personellerinin hepsinin acısı çok büyük. Teyzelerime, kuzenlerime yardım etmesi için ulaşabildiğim bir arkadaşım kendi amcasının, eşinin, çocuklarının cesetlerini taşıyordu. Buralara dışardan taze kan lazım. Profesyonel ekipler lazım. Ama yok yok yok.
  • 07-02-2023, 22:15:53
    #8
    O kadar bağış yapıldı
    Yav yurtdisinda ki askerler geldi
    ....??????
  • 07-02-2023, 22:36:50
    #9
    FrknYLMZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam yardım yok. İnsanlar aç susuz. Sabah saatlerinde arkadaşlarım 15 kişilik Afad ekibi geldi diye seviniyorlardj ki bunu yaşadığımızda depremin üstünden 24 saatten fazla zaman geçmişti. Halen enkaz altında insanlar var. Ordaki ekipler az uğraşla çıkartabileceklerini çıkartıyorlar. Vinç, makineler yetersiz. Asker kışladan çıkmış yardımcı olmaya çalışıyor. Ben kendimde şuanda sivil sağlıkçıyım. Dünden beri adıyamana bir Afad umke bakanlık gibi resmi bi organizasyonla gitmeye çalışıyorum. Sivil sağlıkçı olarak kimse beni götürmüyor. Tek başıma imkanlarımla gidemiyorum. Orda sağlıkçı arkadaşlarım var. Afad görevlisi arkadaşlarım var. Ancak şöyleki ordaki görevli insanların da hepsinin ailesi orada. Hangi sağlıkçı, afad görevlisi, asker, polis, arkadaşımı arasam, sorsam ulaşmaya çalışsam ya ölmüş ya enkaz altında ya da annesini babasını, eşini, çocuğunu enkaz altından çıkarmaya çalışıyor. Adıyamanın kendi görevli personellerinin hepsinin acısı çok büyük. Teyzelerime, kuzenlerime yardım etmesi için ulaşabildiğim bir arkadaşım kendi amcasının, eşinin, çocuklarının cesetlerini taşıyordu. Buralara dışardan taze kan lazım. Profesyonel ekipler lazım. Ama yok yok yok.
    Hocam bugün siyasey yapmamaya çalışıyorum.
    Ama AKUT denilen dünyanın en profesyonel arama kurtatma organizasyonlarından birini yok eden adamların yapacağı bu kadar
    Bu ülkede bir sürü maden ve madenci var.

    Depremin ilk sabahı seferberlik ilan edip tüm madenleri kapatıp tüm madencileri bölgeye sokmak lazımdı. 5 madenxi 5 er kazma kürekle onlarca yüzlerce adamı çıkarabilecek yeteneğe sahip.

    Felaketn boyutu ancak 36 saat somra anlaşıldı. Dün olağanüstü hali bırak seferberlik ilan edilmeliydi.

    20 senedir ne yapılmış? Kızılay nerede? Kızılayın böyle durumlar için acilen sevkedebileceği depoları nerede? Yetersizse ülkedeki tüm çadırlara devlet el koymalı. Tüm seyyar aşevleri bölgeye gönderilmeliydi. 20 senedir 20-40 yaş arası tüm devlet memurları zorunlu sivil savunma ve arama kurtarma eğitimi almalıydı. Bugün nüfus nüfus müdürlüğü tapu müdürlüğü köy işleri orman müdürlüğü çalışmamalıydım o memurlar sahada olmalıydı.

    Neyse yazacak çok şey var. Ama bugün değil. Devletin başındakiler dalga heçer gibi her yere ulaştık derlerken ne desel boş. Devleti yönetenler ile halk ayrı gezegenlerde yaşıyor.