Allah dostlarından salih bir zat olan Behlûl Dânâ, bir gün halife Harun Reşit ile karşılaşır. Kendisini tanıyan hükümdar, bu mübarek zata: - Yâ Behlûl! Nereden geliyorsun böyle? diye sorar. Hazret, hiç düşünmeden: - Cehennemden geliyorum, cevabını verir. Harun Reşit, şaşırarak tekrar sorar: - Ne işin vardı orada? Behlûl Dânâ anlatır: - Efendim; ateş lâzım olmuştu. Cehenneme gideyim de, biraz isteyeyim dedim. Fakat, oradaki memur bana: - Burada ateş yoktur, dedi. - Nasıl olur, Cehennem ateş yeri değil mi? diye sorduğumda: - Evet; gerçekten burada ateş yoktur. Her gelen, ateşini dünyadan kendisi getirir, cevabını verdi. Dehşete kapılan Harun Reşit, kendisinden tekrar sordu: - Yâ Behlûl! Ne yapayım ki, oraya ateş götürmeyeyim? Behlûl Dânâ, oradan hızla uzaklaşırken şöyle haykırdı: - Adalet! Adalet! Adalet!Kaynak
https://m.gencdergisi.com/4721-cehen...geliyorum.html