Hepimizin malumu gibi ülkemizde merkez bankasını ve hükümetimiz tarafından uygulanan ekonomi politikaları malum. Bu aya kadar bu politikayı savunanların ana savunması "TL iş gücü ucuzladığı için Türk şirketleri daha çok mal ihraç edeceki ekonomi canlanacak" gibi bir iddiaydı. İddia diyorum çünkü hiç bir ekonomik temeli yoktu. Kriz öncesi üreticilerin ellerinde var olan stoklarla temin ettikleri hammaddeler artık bitti. Ekonominin gereği olarak düşük TL ile dolara endeksli ham madde almaya başladılar. Sonuç olarak

1- Dış ticaret açığı, ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 421,7 artarak 7 milyar 874 milyon dolara çıktı.
2- İhracatın ithalatı karşılama oranı, Ekim 2021'de yüzde 93,2 iken geçen ay yüzde 73'e geriledi.
3- İhracat, ocak-ekim döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,4 artarak 209 milyar 394 milyon dolar, ithalat yüzde 39,4 artışla 300 milyar 443 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Tabi bu sürecin hızlanmasında şirketlere getirilen 900.000 doların üzerinde döviz tutanlara kredi verilmeyecek yasası etkili oldu. Üreticiler sıkıntıya girmemek için yurtdışından daha fazla hammadde almaya veya yurt dışında şirketleşmeye başladılar. Aslında doları ülkede tutmak isteyen bir yasa ülkeden dolar çıkışını hızlandırdı.

Özetle dış ticaret açığı iyice kontrolden çıktı diyebiliriz.. Önümüzde bir seçim süreci olduğunuda düşünürsek kimsenin gerçekçi adımlar atmayacağını düşünmek sanırım haksız olmaz.
  • heri19
heri19 bunu beğendi.
1 kişi bunu beğendi.