• 03-10-2022, 23:04:52
    #46
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Babanızla otorite yarıştırmaya devam ederseniz, babanızla challenge üzerine kurulu bir iletişiminiz olursa kavga kaçınılmazdır.
    Aranızdaki ilişiyi bilmiyorum detay vermeden yazmışsınız.
    Ama genel hayat deneyimime göre söyleyebilirim ki siz babanızla sohbet etmiyorsunuz.
    Siz babanıza onun yanlış kendinizin doğru olduğunu ispat etmeye kalkıyorsunuz.
    O da daha düne kadar altına yaparken gördüğü ufaklığın büyüyp kendisine otorite kurmaya kalkmasına sinirleniyor.
    Bu bahsettiğiniz sorunu ben de yaşıyorum diyenlerin çoğu ergenlik ya da erken gençlik dönemindeki arkadaşlardır.

    Babanızla aynı evde yaşadığınız sürece sizi adam yerine koymakta zorlanır.
    Ayrı eve çıksanız da babanızın bir adım üst seviyesine çıkmazsanız yine sizi adam yerine koymaz.
    Bu doğanın kanunudur bir çok hayvan neslin gücünü koruması için zayıf yavruyu ölüme terkedip vazgeçebiliyor.
    Anne ile çocuğun ilişkisi ile baba ile çocuğun ilişkisi daha farklı.
    Bu kişiden kişiye değişir ama klasik Türk babaları evladı kendinden daha saygın bir meslek sahibi olana, kendinden çok para kazanıp kendi hayat standardını yükseltene kadar çocuğunu ham meyve olarak görür.
    Aslında bir nebze haklıdır da.

    Çünkü ergenlikte insanın kendini babasına ispat şekli sadece lafladır.
    Lafla, zeka ile kendinizi ispat edemezsiniz. Sohbetle kendinizi ispat edemezsiniz.
    Kendinizi icraat ile ispat edebilirsiniz.
    Babanızın saygısını kazanmanın yolu onun hayranlığını kazanacak başarılar elde etmektir.

    Yaşım 43.
    Allah razı olsun iyi bir babam var iyi bir annem var.
    Bu sözü 13 yaşında ya da 23 yaşında söylemezdim, Annem ve Babamdan şikayet ederdim.
    Çünkü o yıllarda büyük fikir ayrılıklarımız kavgalarımız olurdu.
    Bana zengin konforlu bir hayat da sağlamadılar.
    Ama bir anne ve babanın yapması gerekenleri yaptılar.
    Bana sevgi şefkat gösterdiler, vicdan ve ahlaki değerlerini öğrettiler.

    Bugün babam emekli 75 yaşında.
    Her pazartesi kahvaltıda gözümün içine bakar.
    Harçlık için. Çünkü emekli maaşını annem alır eve idare etmek için.
    Babamın haftalık harçlığını her pazartesi sabahı ben veririm.
    15 senedir hasta olduğunda, bir mal satın alacakken, bir ticari karar verecekken bana sorar.
    Bir ameliyat olacağı zaman doktorun fikrine göre değil benim fikrime göre karar verir çünkü bilir ben kendisinden daha detaylı araştırıp daha doğru karar verebilirim.
    Çünkü 10-15 senedir sadece işten emekli olmadı aile liderliğinden de emekli oldu.
    Artık sorumluluk bende.

    Yani bir ailenin maddi manevi tüm yükünü sırtınızda taşımıyorsanız ya da babanızın asla ulaşamadığı başarılara sahip değilseniz babanızla düello yapmayın.
    Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
    Siz başarınızı, aklınızı, basiretinizi icraatınız ile ispat ederseniz babanızla tartışmalarınız biter.
    Sözünüz ve fikirleriniz çok kıymetli hale gelir.

    Babanızla sohbetinizde kavga çıkmamasının basit bir yolu var.
    Onu çok konuşturun, kendiniz az konuşun. Sen dili yerine ben dili kullanın.
    Ve lafla kendinizi ispat etmeye çalışmayın, çünkü bu psikolojik olarak saldırganca bir tutumdur.

    Yaşınız ilerledikçe annelik babalığın karşılıksız ve büyük emek gerektiren bir iş olduğunu görüyorsunuz.
    Anne ve babanıza olan saygınız onları hataları ile kabul edecek kadar artıyor.
    Bırak baban yanlış biliyorsa yanlış bilsin, bu hata ailesini ve kendisini uçuruma sürüklemeyecekse onu düzeltme.
    R10 senin gibi insanlar sayesinde daha çok seviyorum.Genel olarak bir çok şeyde çok güzel bilgiler veriyorsunuz hocam.Ağzınıza sağlık.
  • 03-10-2022, 23:42:48
    #47
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Babanızla otorite yarıştırmaya devam ederseniz, babanızla challenge üzerine kurulu bir iletişiminiz olursa kavga kaçınılmazdır.
    Aranızdaki ilişiyi bilmiyorum detay vermeden yazmışsınız.
    Ama genel hayat deneyimime göre söyleyebilirim ki siz babanızla sohbet etmiyorsunuz.
    Siz babanıza onun yanlış kendinizin doğru olduğunu ispat etmeye kalkıyorsunuz.
    O da daha düne kadar altına yaparken gördüğü ufaklığın büyüyp kendisine otorite kurmaya kalkmasına sinirleniyor.
    Bu bahsettiğiniz sorunu ben de yaşıyorum diyenlerin çoğu ergenlik ya da erken gençlik dönemindeki arkadaşlardır.

    Babanızla aynı evde yaşadığınız sürece sizi adam yerine koymakta zorlanır.
    Ayrı eve çıksanız da babanızın bir adım üst seviyesine çıkmazsanız yine sizi adam yerine koymaz.
    Bu doğanın kanunudur bir çok hayvan neslin gücünü koruması için zayıf yavruyu ölüme terkedip vazgeçebiliyor.
    Anne ile çocuğun ilişkisi ile baba ile çocuğun ilişkisi daha farklı.
    Bu kişiden kişiye değişir ama klasik Türk babaları evladı kendinden daha saygın bir meslek sahibi olana, kendinden çok para kazanıp kendi hayat standardını yükseltene kadar çocuğunu ham meyve olarak görür.
    Aslında bir nebze haklıdır da.

    Çünkü ergenlikte insanın kendini babasına ispat şekli sadece lafladır.
    Lafla, zeka ile kendinizi ispat edemezsiniz. Sohbetle kendinizi ispat edemezsiniz.
    Kendinizi icraat ile ispat edebilirsiniz.
    Babanızın saygısını kazanmanın yolu onun hayranlığını kazanacak başarılar elde etmektir.

    Yaşım 43.
    Allah razı olsun iyi bir babam var iyi bir annem var.
    Bu sözü 13 yaşında ya da 23 yaşında söylemezdim, Annem ve Babamdan şikayet ederdim.
    Çünkü o yıllarda büyük fikir ayrılıklarımız kavgalarımız olurdu.
    Bana zengin konforlu bir hayat da sağlamadılar.
    Ama bir anne ve babanın yapması gerekenleri yaptılar.
    Bana sevgi şefkat gösterdiler, vicdan ve ahlaki değerlerini öğrettiler.

    Bugün babam emekli 75 yaşında.
    Her pazartesi kahvaltıda gözümün içine bakar.
    Harçlık için. Çünkü emekli maaşını annem alır eve idare etmek için.
    Babamın haftalık harçlığını her pazartesi sabahı ben veririm.
    15 senedir hasta olduğunda, bir mal satın alacakken, bir ticari karar verecekken bana sorar.
    Bir ameliyat olacağı zaman doktorun fikrine göre değil benim fikrime göre karar verir çünkü bilir ben kendisinden daha detaylı araştırıp daha doğru karar verebilirim.
    Çünkü 10-15 senedir sadece işten emekli olmadı aile liderliğinden de emekli oldu.
    Artık sorumluluk bende.

    Yani bir ailenin maddi manevi tüm yükünü sırtınızda taşımıyorsanız ya da babanızın asla ulaşamadığı başarılara sahip değilseniz babanızla düello yapmayın.
    Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
    Siz başarınızı, aklınızı, basiretinizi icraatınız ile ispat ederseniz babanızla tartışmalarınız biter.
    Sözünüz ve fikirleriniz çok kıymetli hale gelir.

    Babanızla sohbetinizde kavga çıkmamasının basit bir yolu var.
    Onu çok konuşturun, kendiniz az konuşun. Sen dili yerine ben dili kullanın.
    Ve lafla kendinizi ispat etmeye çalışmayın, çünkü bu psikolojik olarak saldırganca bir tutumdur.

    Yaşınız ilerledikçe annelik babalığın karşılıksız ve büyük emek gerektiren bir iş olduğunu görüyorsunuz.
    Anne ve babanıza olan saygınız onları hataları ile kabul edecek kadar artıyor.
    Bırak baban yanlış biliyorsa yanlış bilsin, bu hata ailesini ve kendisini uçuruma sürüklemeyecekse onu düzeltme.
    Bir an psikoloğumu okuyormuş hissine kapıldım
  • 04-10-2022, 00:10:27
    #48
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Babanızla otorite yarıştırmaya devam ederseniz, babanızla challenge üzerine kurulu bir iletişiminiz olursa kavga kaçınılmazdır.
    Aranızdaki ilişiyi bilmiyorum detay vermeden yazmışsınız.
    Ama genel hayat deneyimime göre söyleyebilirim ki siz babanızla sohbet etmiyorsunuz.
    Siz babanıza onun yanlış kendinizin doğru olduğunu ispat etmeye kalkıyorsunuz.
    O da daha düne kadar altına yaparken gördüğü ufaklığın büyüyp kendisine otorite kurmaya kalkmasına sinirleniyor.
    Bu bahsettiğiniz sorunu ben de yaşıyorum diyenlerin çoğu ergenlik ya da erken gençlik dönemindeki arkadaşlardır.

    Babanızla aynı evde yaşadığınız sürece sizi adam yerine koymakta zorlanır.
    Ayrı eve çıksanız da babanızın bir adım üst seviyesine çıkmazsanız yine sizi adam yerine koymaz.
    Bu doğanın kanunudur bir çok hayvan neslin gücünü koruması için zayıf yavruyu ölüme terkedip vazgeçebiliyor.
    Anne ile çocuğun ilişkisi ile baba ile çocuğun ilişkisi daha farklı.
    Bu kişiden kişiye değişir ama klasik Türk babaları evladı kendinden daha saygın bir meslek sahibi olana, kendinden çok para kazanıp kendi hayat standardını yükseltene kadar çocuğunu ham meyve olarak görür.
    Aslında bir nebze haklıdır da.

    Çünkü ergenlikte insanın kendini babasına ispat şekli sadece lafladır.
    Lafla, zeka ile kendinizi ispat edemezsiniz. Sohbetle kendinizi ispat edemezsiniz.
    Kendinizi icraat ile ispat edebilirsiniz.
    Babanızın saygısını kazanmanın yolu onun hayranlığını kazanacak başarılar elde etmektir.

    Yaşım 43.
    Allah razı olsun iyi bir babam var iyi bir annem var.
    Bu sözü 13 yaşında ya da 23 yaşında söylemezdim, Annem ve Babamdan şikayet ederdim.
    Çünkü o yıllarda büyük fikir ayrılıklarımız kavgalarımız olurdu.
    Bana zengin konforlu bir hayat da sağlamadılar.
    Ama bir anne ve babanın yapması gerekenleri yaptılar.
    Bana sevgi şefkat gösterdiler, vicdan ve ahlaki değerlerini öğrettiler.

    Bugün babam emekli 75 yaşında.
    Her pazartesi kahvaltıda gözümün içine bakar.
    Harçlık için. Çünkü emekli maaşını annem alır eve idare etmek için.
    Babamın haftalık harçlığını her pazartesi sabahı ben veririm.
    15 senedir hasta olduğunda, bir mal satın alacakken, bir ticari karar verecekken bana sorar.
    Bir ameliyat olacağı zaman doktorun fikrine göre değil benim fikrime göre karar verir çünkü bilir ben kendisinden daha detaylı araştırıp daha doğru karar verebilirim.
    Çünkü 10-15 senedir sadece işten emekli olmadı aile liderliğinden de emekli oldu.
    Artık sorumluluk bende.

    Yani bir ailenin maddi manevi tüm yükünü sırtınızda taşımıyorsanız ya da babanızın asla ulaşamadığı başarılara sahip değilseniz babanızla düello yapmayın.
    Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
    Siz başarınızı, aklınızı, basiretinizi icraatınız ile ispat ederseniz babanızla tartışmalarınız biter.
    Sözünüz ve fikirleriniz çok kıymetli hale gelir.

    Babanızla sohbetinizde kavga çıkmamasının basit bir yolu var.
    Onu çok konuşturun, kendiniz az konuşun. Sen dili yerine ben dili kullanın.
    Ve lafla kendinizi ispat etmeye çalışmayın, çünkü bu psikolojik olarak saldırganca bir tutumdur.

    Yaşınız ilerledikçe annelik babalığın karşılıksız ve büyük emek gerektiren bir iş olduğunu görüyorsunuz.
    Anne ve babanıza olan saygınız onları hataları ile kabul edecek kadar artıyor.
    Bırak baban yanlış biliyorsa yanlış bilsin, bu hata ailesini ve kendisini uçuruma sürüklemeyecekse onu düzeltme.
    Muhteşemdi +++++
  • 04-10-2022, 10:31:19
    #49
    Platin üye
    Nedeni basit aslında o BABA🙂
  • 04-10-2022, 10:42:54
    #50
    Sana özel değil herkesde aynı

    Tamam baba diyeceksin susacaksın
  • 04-10-2022, 10:53:39
    #51
    Keşke şimdi hayatta olsaydı da dövse vursa bağırıp çağırıp sövseydi.
  • 04-10-2022, 14:17:09
    #52
    Üyeliği durduruldu
    Ben hiç sohbet etmezdim, o yüzden öyle sorunum pek olmuyordu. Mecbur olmadıkça hiç kendisiyle konuşmazdım, öldüğünde de hiç üzülmedim. İnsanların çoğu kolaylıkla biyolojik baba oluyor ancak...
  • 04-10-2022, 15:43:56
    #53
    Ergenlik dönemi ve sonraki 4-5 sene boyunca bende iletişim kuramazdım babamla. Ama artık 30u geçtik. Daha yeni yeni selamlaşmaya başladık. Hal hatır sormaya başladık. Yani öyle davranırdı ki bize selam vermenin durumunu sormanın ayıp olacağını düşünürdük ne tepki vereceğini düşünemezdim. Şimdiler de Oturduk mu birşeylerden konuşabiliyoruz. Veya bir konuda benim de nasihatlerimi dinliyor bilgimi dinliyor. Tabi uygulamıyor hala

    Maalesef mesleğinden ötürü müdür bilemem ama babam agresiz geçimsiz biridir. Doğru düzgün arkadaşta edinemez. Dışarda oturup bir soluklanmaz, çay içmez, yemek yemez, kafa dağıtmaz.

    Bizi hiç kimseye hiçbirşeye muhtaç etmemiştir eksikliğini yaşatmamıştır. Ama sosyal olarak eksikliğini çok yaşadım. Düşün ki okuldan mezun oluyorsun ve haberi yok sen kaça gidiyorsun diye sorabiliyor
  • 11-10-2022, 13:59:36
    #54
    OzanPsd adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhabalar

    Babamla ne zaman sohbet etsem bir şeyler konuşsak illaki sonunda tartışıyoruz... bir anda sinirleniyor ve değişik değişik hareketlere giriyor anlamıyorum.
    Hiç bir zaman kendine dönüp benim şu hatam var dediğini görmedim ve hep o haklı... ne zaman sohbet etmeye çalışsam en ufak bir şeyden bile tartışma çıkarıyor...
    Bir insan neden hiç dönüp hatayı kendisinde aramaz ? normal bir şey konuşsak bile, fikir ayrılığı yaşadığımız da hemen tepki gösteriyor... aynı sorunu yaşayan var mı ?
    Allah başınızdan eksik etmesin diyelim ama bende aynı durumu yaşıyorum yaşlılık diyorum susuyorum hocam