• 31-07-2022, 11:27:43
    #1
    Bu yaz baya sıcak geçiyor ileri ki yıllarda daha sıcak olacak ve susuzluk problemleri artacak.
    Haberlerde görüyoruz faydasız projelere milyonlarca para harcanıyor. İleriye dönük neden böyle bir proje yok. Türkiye konum olarak deniz suyuna erişimi kolay olan ülkelerden bence çok geç kalınmadan böyle tesislerin artması lazım siz ne düşünüyorsunuz.

    https://youtu.be/vMm4FFy3nCw


    Türkiye’de böyle bir tesis var mı ben bulamadım?
  • 31-07-2022, 11:30:07
    #2
    Bunun mümkün olsa bile en son seçenek olduğunu düşünüyorum, önce hayvanlardan çıkan metan gazı problemini çözmeliler küresel ısınmayı maximum derece etkiliyor
  • 31-07-2022, 11:34:27
    #3
    zerkac adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bunun mümkün olsa bile en son seçenek olduğunu düşünüyorum, önce hayvanlardan çıkan metan gazı problemini çözmeliler küresel ısınmayı maximum derece etkiliyor
    Global bir çözüm bulmak çok zor A ülkesi örnek çevre için elinden geleni yapıyor ama b ülkesinin umrunda değil gidip çöp azaltmak için lastik bile yakan ülke vardı. Global çözüm çok zor. O yüzden bölgesel çözümler almak gerekli örnekte belirttiğim tesisler gibi
  • 31-07-2022, 11:35:17
    #4
    YellowTiger adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Global bir çözüm bulmak çok zor A ülkesi örnek çevre için elinden geleni yapıyor ama b ülkesinin umrunda değil gidip çöp azaltmak için lastik bile yakan ülke vardı. Global çözüm çok zor. O yüzden bölgesel çözümler almak gerekli örnekte belirttiğim tesisler gibi
    Maalesef insanlık olarak sadece bıçak kemiğe dayanınca birleşiyoruz, sanırım anca öyle olur dediğiniz gibi
  • 31-07-2022, 11:38:22
    #5
    Pahalı, çok pahalı.

    Türkiye'de de projeler var bununla ilgili. Sanırım bir tesis de vardı. Kocaman makinelerle kocaman çarklarla çok küçük miktarda temiz su elde edilebiliyor.

    Suyu kontrol etmede İngiltere gibi olmak lazım Boşver deniz suyunu, yağmur suyunu(ki büyük miktarı temizdir) kanalizasyona yönlendiren bir sistemimiz var. Bunu düzeltirsek su cenneti oluruz.

    Sözlerimi son bir halk ağızı sözüyle bitiriyorum...

    Su akar Türk bakar.
  • 31-07-2022, 11:43:13
    #6
    Avustralya deniz suyunu içme suyuna çevirmede çok iyiler.
    Öncelikle yağmur suyunu arıtarak özellikle site bina ve fabrika düzeyinde kullanmak çok ideal olur bahçe sulama havuz isyerinde kullanılan sular vs bunları değerlendirmek lazım.

    Tabi bu iş için kanun çıkarılmalı
  • 31-07-2022, 12:01:30
    #7
    Onlar şimdi ineğin osuruğuna kafayı takmış durumdalar. İnsanları etten soğutup kendi ürettikleri yapay etleri piyasaya sürüp parayı kırma peşindeler. Dünya kimin umrunda onlar için önemli olan para
  • 31-07-2022, 12:11:18
    #8
    O zaman birkaç maddede yapılması gerekenleri kendi dilimden yazayım. Bunlar öncelikle kendi ülkemizde uygulamamız gerekenler çünkü bazı gelişmiş ülkeler bazı maddeleri çoktan aştı.

    * Önceliği tarımsal sulamayı düzeltmeye vermeliyiz, Ülkemizde su tüketiminin %65 gibi astronomik kısmı sulamaya harcanıyor ve biz bu yönteme vahşi sulama diyoruz, damla sulama tekniği ve topraksız tarım gibi çözümler ile su tüketimi en aza indirilmelidir. Her 3 litre suyun 2si yanlış tarım ve sulama politikası için harcanırken biz o kana 3te 1lik kısım için nereden ne şekilde tasarruf edeceğimizi şaşırıyoruz, önce tarımsal sulama geliştirilmeli.
    * Elektrikli araç üretimi ve teşvikleri arttırılmalı, benzin ve mazot ile çalışan araçlara limit, kota, ek vergi getirilmeli, elbette elektrikli araçlar yaygınlaşıp ucuzlayınca.
    * Yenilenebilir yeşil enerji kullanımı arttırılmalı, baraj sayısı artmalı, tarıma elverişli olmayan alanlara güneş panelleri yerleştirilmeli, yine tarımın mümkün olmadığı yüksek alanlara ise rüzgar türbinleri kurulmalı.
    * Yeni yapılan binaların çatıları kiremit yerine güneş panelleri ile kaplanmalı ve tüm binaya enerji verecek şekilde tasarlanmalı, aynı binalara yağan yağmurlar ise güneş panellerine çarptıktan sonra oluklardan depoya, depolardan ise filtrelenerek binanın kullanım suyu ihtiyacı karşılanmalı.
    * Japonya'da yapılanın benzeri şekilde banyolarda kullanılan su sifon suyu olarak değerlendirilmeli, Japonya'da banyolarda el yıkama lavabosu klozetin yanında sifonun üzerinde olur genelde ve bu kullanılan su sifona aktarılarak yeniden kullanılması sağlanır ve önemli oranda tasarruf yapılır.
    * Ülke ekonomisi için yenilenebilir enerji kullanım yüzdesi arttırılmalı, elektrik gibi her ülkenin kolayca üretebileceği bir enerji için ithalat yapılmamalı.
    * Açık tatlı su kaynaklarında, baraj göllerinde buharlaşmayı en aza indirmek için ışığı ve ısıyı yansıtan minik toplar bu su kaynaklarına salınabilir. Örneğini araştırırsanız görürsünüz, defalarca yapılmış ve oldukça iyi sonuçlar alınmıştır, bir nevi ucuz ve kolay şekilde açık su kaynaklarının üzerini örtüp güneş ile bağını kesmenin pratik yoludur.
    * Büyütüldüğü kadar büyük bir sorun olmasa bile büyükbaş hayvanların metan gazı salınımı epey yüksektir. Tarım üretimleri ve bunların çeşitlendirilmesi, taze sebze meyveye kolay ve ucuz erişim, vegan bazı ürünlerin çeşitlendirilmesi, çekirge ve tavşan gibi hızlı üreyen ve protein olarak çok zengin canlılar için üretim tesisleri kurulması ve tüketiminin özendirilmesi ise metan salınımı konusuna bir benze çare bulunabilir.
    * Fabrikaların temiz su kaynakları çevrelerinde kurulması engellenebilir, fabrika bacalarına en güçlü filtreler devlet desteği ile gerekirse şirketin vergiden düşeceği şekilde zorunlu hale getirilerek karbon salını en aza indirilebilir.
    * İleri biyolojik arıtma tesislerinde kullanılan su çok daha detaylı filtrelenip denizlere daha temiz şekilde deşarj edilebilir.
    * İngiltere ve diğer ülkelerin çöpleri sırf para için ülkemize sokulmamalı. Kağıtların geri dönüşümü defalarca mümkün olurken plastiklerin geri dönüşümü ise neredeyse mümkün değil, 1-2 kere kalitesi düşerek geri dönüştürülse bile sürekliliği yoktur. Bu sebeple katı atıklar kimyasallar kullanılarak ayrıştırılıp bertaraf edilmeli, sağa sola atılıp her yeri kirleteceğine yerleşim yerlerinden oldukça uzakta bir bölgeye taşınmalı.
    * Oldukça geniş topraklara sahip olmamıza rağmen rant için tarım arazileri imara açılmamalı.
    * Ülkemiz kendi tarımsal ilacını, kendi gübresini, kendi tohumunu tamamen kendisi üretip resmi olarak tam zamanlı çiftçilik sertifikası olanlara maliyetinden sıfır faizli olarak bu ürünleri sağlamalıdır.


    Maddeler çoğaltılabilir elbette, örneğin Devlet Planlama Teşkilatı yeniden kurulup yıllık tarım gereksinimlerimize göre neyi ne kadar üreteceğiz diye hesap yaparak en azından üretebilme imkanımız olan ürünleri ithal etmemizin önüne geçebilir ve bazı ürünlerin aşırı üretilmesine engel olup çöpe dökülmesine mani olabilir. Aile hekimliği sistemi gibi her çiftçiye atanan Ziraat Mühendisleri olabilir, danışma hatları vs. olabilir. Özellikle tarım ve enerji için dışarıya giden döviz ülke içinde tutulursa ekonomik kırılganlığımız minimum seviyeye iner, kendi kendimize yetebilsek ve çevremizi temiz tutup daha çok turist çekebilsek, mevcut turistik alanlarımızı ahır gibi kullanmak yerine restore edebilir ve turistlerin ülke içinde belirli rotalarda dolaşımını sağlayabilirsek ülke önemli ölçüde döviz tutabilir. Konu susuzluk ve kuraklık tabi, benim iş ekonomiye döndü ama kuraklık demek bir yerde ekonomik kayıp ve kriz demek. Potansiyel olarak yüksek yağış alan coğrafyadayız ve bu potansiyeli iyi değerlendirmeliyiz. Deniz suyunu en azından kullanım suyu olarak arıtıp kullanmak pahalı ama en mantıklı çözüm ama daha o aşamaya gelmedik, önce mevcut suyumuzu korumalıyız.
  • 31-07-2022, 12:26:04
    #9
    Biz illimunati olarak insan nüfusunu yarıya indirelim dedik demedikleri kalmadı