• 16-07-2022, 17:53:24
    #19
    1) kendinizi sevin. Siz kendinizi sevmezseniz kimse sizi sevmez, kimse size değer vermez.
    2) zaman yönetmeyi öğrenin. Hayattaki en büyük ve en kısıtlı servetiniz zamandır para değil.
    3) planlama ve raporlama yapmayı öğrenin. Planlama yapmazsanız kör olursunuz raporlama yapmazsanız aynı hataları aptalca yapmaya devam edersiniz. Bir defter tutun. El yazınız ile planlama yapın ve süreç sonunda yazılı raporlama yapın. Sevgilinizle kavga ettikten sonra da sınavdan başarısız olduktan sonra da yazılı rapor tutun. Yazılı olmazsa hiç bir
    İşe yaramaz.
    4) en az 2 yabancı dil öğrenin. Her yabancı dil sizi yeni bir iş networküne, aşk networküne, kültür netwörküne açar.
    5) pazarlama, hitabet ve insanları etkileme teknikleri üzerine yoğunlaşın. Hayatta kim olursanız olun önce kendinizi satmanız gerekiyor.
    6) hayatta binlerce zevk haz keyif varken sürdürülebilir mutluluğun sevgi ve güven dolu bir aile hayatında olduğunu unutmayın. Haz, zevk, keyif, kariyer, şöhret peşinde dopamin bağımlısı olmayın. sevdiğiniz ve sizi seven bir aile kurmanın ve kıymetli dostlar anılar biriktirmenin asıl önceliğiniz olduğunu unutmayın.
    7) hergün en az 15 dakika meditasyon 15 dakika spor yapın yine en az 15 dakika kitap okuyun.
  • 16-07-2022, 18:37:18
    #20
    Verebileceğim ilk ve en önemli tavsiye dil öğrenmendir. Bunun eksikliğini ileride kesinlikle hissedeceksin. Ben 18 yaşımdayken ne yazık ki bu kadar olanak (android telefon, online eğitimler, hızlı internet v.s) yoktu. Şimdi bile dil konusunu ilerletmeye, geliştirmeye çalışıyorum ama gündelik yaşam, iş hayatı vs. derken yine kısıtlı bir zamanım oluyor ama gençlikteki gibi bol zamanım olmuyor ne yazık ki
    Bu aşırı önemli yani, kaç defa yazdım bilmiyorum ama bir özellikle İngilizceyi ana dilin gibi öğren.

    İkincisi, ehliyet ve şoförlük. Bu da her daim kazandırır, işte v.s çalışmadığın, ekonomik olarak zora düştüğün zamanlarda taksi şoförlüğü v.s yapılarak ekmeğinin peşinden koşarsın. Ayrıca, çoğu işte ehliyetinin olması senin için bir artı olarak yansıyacaktır.

    Vaktini dolu dolu geçirmeye çalış. Boş zamanın olmasın. Hobiler, spor, etkinlikler, kültürel faaliyetler v.s Fakat, daima bir konuda uzmanlaşmaya çalış. Bir konuda her şeyi, her konuda bir şeyi bil.

    Bazı hobiler meslek gibidir. Misal; fotoğrafçılık, koleksiyonculuk, çevirmenlik (dil önemli!!!) ve az yukarıda değindiğim gibi şoförlük.

    Her gün daima kitap okumaya çalış. Bir konuda araştırma amaçlı olabilir ya da roman-kurgu tarzı da olabilir. Dizi ya da film izlemeyi de tavsiye ederim ama çok fazla değil, kafa dağıtmak ve biraz mola vermek için çok güzel ve zahmetsiz bir etkinlik. Yahut, ilgi alanlarına göre kaliteli içerikleri sahip Youtube kanalları ya da kişisel/sektörel blog sitelerini bul ve bunları izle/oku. Ben mesela, yemek yerken takip ettiğim Youtube kanallarından birinin videosunu açarım bir yandan yemek yerim, diğer yandan videoyu takip ederim. Basın mensubu olmama rağmen televizyonu haberleri takip etmek için bile açmıyorum, sadece ilgi alanıma giren tartışma programları tarzı canlı yayınlar olursa onları izliyorum.

    Gönüllü etkinliklere katıl ama bağış adı altında para toplamak gibi şeyler değil. Misal, bakım evlerini ziyaret etmek, görme engelleri olan kişilere kitap okumak, grupça kırsal bir alandaki çöpleri toplamak, hastanelerde refakatçisi olmayan kişilerle ilgilenmek gibi şeyler. Özellikle bu insan merkezli gönüllü etkinliklere katıldıktan sonra bazı şeyleri çok daha iyi idrak edip, hiç farkına varmadığın ve sıradan gördüğün ufak detayların ne kadar önemli ve paha biçilemez olduğunu birebir yaşayarak anlayacak ve hissedeceksin. Bu tarz gönüllü etkinlikle seni madden değil, manevi yönden olgunluğa erişmende çok yardımcı olacak ve insanlara gerçek manada ve çıkarsız şekilde yardımın dokunacak. Daha çok şey yazardım bu konuda ama n'olur, bu tarz gönüllü etkinliklere katıl ve ne demek istediğimi biraz olsun yaşayarak anla.

    Seyahat, gezi v.s kendi başına çık, gez ve dolaş. Seyahat derken ''Sırt çantamı alayım Türkiye turu atayım.'' tarzı değil. Ha, maddi imkanın varsa en azından ayda bir farklı şehir gezmeye vakit ayırabilirsin ama önce kendi yaşadığın şehirden başla. Şehrindeki daha önce hiç gitmediğin yerlere git ve oraları keşfet. Müze gibi kültürel yerler de olabilir, Adliye-Hastane v.b kamuya ait binalar da olabilir ya da bilinen bir markanın mağazası da olabilir. Arkadaş ortamında konusu açılır misal, telefon almayı düşünür arkadaşın Vatan Bilgisayar'dan ama mağazasının yerini bilmiyordur hiç gitmediği için sen gezerken denk gelmişsindir ve yerini biliyorsundur beraber gidersiniz, vakit geçirirsiniz veya sağlık problemin vardır ve o her zaman gittiğin hastanede hastalığınla ilgilenen bölüm yoktur ama gezerken denk geldiğin X hastanesinde o bölüm vardır, yerini bildiğin için direkt oraya gidersin. Farazi örnekler oldu biraz ama demek istediğim şehrindeki kültürel, kamusal ve ticari anlamdaki önemli kurum ve kuruluşlara ait binaları ve yerleri elini koymuşsun gibi bulabilecek seviyede olmanı tavsiye ederim. Neyin, ne zaman lazım olacağı hiç belli olmuyor bu hayatta.

    Çok aşırı derecede klişe olacak ama spor yapmaya çalış. Her gün değil, zaten başta her gün yapamazsın spor geçmişin yoksa. En azından haftada 2-3 gün yapmaya çalış. Spordan kastım salt fitness salonuna gitmek değil. Tabii, bu da olabilir ama mesela ben basketbol ve masa tenisi oynuyorum, bulunduğum ilçede düzgün bir havuz olsa yüzmeyle de ilgilenmeyi düşünüyorum ama düşüncede kalıyor bu fikrim
    Ya da yanına al kitabını, doldur termos kupaya içeceğini yürüyüş yapa yapa kırsal ve sessiz bir alana git, 1-2 saat kitabını oku ve yine aynı yoldan yürüyerek geri dön, 10/10 etkinlik valla. Hem vücuduna hem zihnine katkı.

    İzmir'de epey var ama bulunduğun ilde var mı bilmiyorum ama Halk Eğitim kursları oluyor, ücretsiz ya da cüzi miktarda katılım ücreti istiyorlar bazen. Hiç bilmesen bile ilgini çeken bir kursa git mesela, hem kendine bir şeyler katabilirsin hem de aynı ilçeden hiç tanışmadığın insanlar tanışır, konuşur, çevreni genişletirsin.

    Epey uzun yazdım, şimdi fark ettim ama hepsini kısaca özetlemek gerekirse; elin, ayağın, gözün ya da zihnin. Uykuda olmadığın vakitlerde, en az biri çalışır halde olsun.
  • 16-07-2022, 21:36:13
    #21
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma. ' Hz. Muhammed (s.a.v)

    Bunu not al
  • 16-07-2022, 23:43:35
    #22
    Diger arkadaşlarımızın yazdıklarının altını çizerek onlara ilaveten;
    Gençliğin vermiş oldugu hıza kapılıp paranı çar çur etme ve çok çalış. Hayat insanı her geçen gün eritiyor. Gençliğinin değerini bil.
  • 17-07-2022, 00:35:09
    #23
    TechnicaL35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Verebileceğim ilk ve en önemli tavsiye dil öğrenmendir. Bunun eksikliğini ileride kesinlikle hissedeceksin. Ben 18 yaşımdayken ne yazık ki bu kadar olanak (android telefon, online eğitimler, hızlı internet v.s) yoktu. Şimdi bile dil konusunu ilerletmeye, geliştirmeye çalışıyorum ama gündelik yaşam, iş hayatı vs. derken yine kısıtlı bir zamanım oluyor ama gençlikteki gibi bol zamanım olmuyor ne yazık ki
    Bu aşırı önemli yani, kaç defa yazdım bilmiyorum ama bir özellikle İngilizceyi ana dilin gibi öğren.

    İkincisi, ehliyet ve şoförlük. Bu da her daim kazandırır, işte v.s çalışmadığın, ekonomik olarak zora düştüğün zamanlarda taksi şoförlüğü v.s yapılarak ekmeğinin peşinden koşarsın. Ayrıca, çoğu işte ehliyetinin olması senin için bir artı olarak yansıyacaktır.

    Vaktini dolu dolu geçirmeye çalış. Boş zamanın olmasın. Hobiler, spor, etkinlikler, kültürel faaliyetler v.s Fakat, daima bir konuda uzmanlaşmaya çalış. Bir konuda her şeyi, her konuda bir şeyi bil.

    Bazı hobiler meslek gibidir. Misal; fotoğrafçılık, koleksiyonculuk, çevirmenlik (dil önemli!!!) ve az yukarıda değindiğim gibi şoförlük.

    Her gün daima kitap okumaya çalış. Bir konuda araştırma amaçlı olabilir ya da roman-kurgu tarzı da olabilir. Dizi ya da film izlemeyi de tavsiye ederim ama çok fazla değil, kafa dağıtmak ve biraz mola vermek için çok güzel ve zahmetsiz bir etkinlik. Yahut, ilgi alanlarına göre kaliteli içerikleri sahip Youtube kanalları ya da kişisel/sektörel blog sitelerini bul ve bunları izle/oku. Ben mesela, yemek yerken takip ettiğim Youtube kanallarından birinin videosunu açarım bir yandan yemek yerim, diğer yandan videoyu takip ederim. Basın mensubu olmama rağmen televizyonu haberleri takip etmek için bile açmıyorum, sadece ilgi alanıma giren tartışma programları tarzı canlı yayınlar olursa onları izliyorum.

    Gönüllü etkinliklere katıl ama bağış adı altında para toplamak gibi şeyler değil. Misal, bakım evlerini ziyaret etmek, görme engelleri olan kişilere kitap okumak, grupça kırsal bir alandaki çöpleri toplamak, hastanelerde refakatçisi olmayan kişilerle ilgilenmek gibi şeyler. Özellikle bu insan merkezli gönüllü etkinliklere katıldıktan sonra bazı şeyleri çok daha iyi idrak edip, hiç farkına varmadığın ve sıradan gördüğün ufak detayların ne kadar önemli ve paha biçilemez olduğunu birebir yaşayarak anlayacak ve hissedeceksin. Bu tarz gönüllü etkinlikle seni madden değil, manevi yönden olgunluğa erişmende çok yardımcı olacak ve insanlara gerçek manada ve çıkarsız şekilde yardımın dokunacak. Daha çok şey yazardım bu konuda ama n'olur, bu tarz gönüllü etkinliklere katıl ve ne demek istediğimi biraz olsun yaşayarak anla.

    Seyahat, gezi v.s kendi başına çık, gez ve dolaş. Seyahat derken ''Sırt çantamı alayım Türkiye turu atayım.'' tarzı değil. Ha, maddi imkanın varsa en azından ayda bir farklı şehir gezmeye vakit ayırabilirsin ama önce kendi yaşadığın şehirden başla. Şehrindeki daha önce hiç gitmediğin yerlere git ve oraları keşfet. Müze gibi kültürel yerler de olabilir, Adliye-Hastane v.b kamuya ait binalar da olabilir ya da bilinen bir markanın mağazası da olabilir. Arkadaş ortamında konusu açılır misal, telefon almayı düşünür arkadaşın Vatan Bilgisayar'dan ama mağazasının yerini bilmiyordur hiç gitmediği için sen gezerken denk gelmişsindir ve yerini biliyorsundur beraber gidersiniz, vakit geçirirsiniz veya sağlık problemin vardır ve o her zaman gittiğin hastanede hastalığınla ilgilenen bölüm yoktur ama gezerken denk geldiğin X hastanesinde o bölüm vardır, yerini bildiğin için direkt oraya gidersin. Farazi örnekler oldu biraz ama demek istediğim şehrindeki kültürel, kamusal ve ticari anlamdaki önemli kurum ve kuruluşlara ait binaları ve yerleri elini koymuşsun gibi bulabilecek seviyede olmanı tavsiye ederim. Neyin, ne zaman lazım olacağı hiç belli olmuyor bu hayatta.

    Çok aşırı derecede klişe olacak ama spor yapmaya çalış. Her gün değil, zaten başta her gün yapamazsın spor geçmişin yoksa. En azından haftada 2-3 gün yapmaya çalış. Spordan kastım salt fitness salonuna gitmek değil. Tabii, bu da olabilir ama mesela ben basketbol ve masa tenisi oynuyorum, bulunduğum ilçede düzgün bir havuz olsa yüzmeyle de ilgilenmeyi düşünüyorum ama düşüncede kalıyor bu fikrim
    Ya da yanına al kitabını, doldur termos kupaya içeceğini yürüyüş yapa yapa kırsal ve sessiz bir alana git, 1-2 saat kitabını oku ve yine aynı yoldan yürüyerek geri dön, 10/10 etkinlik valla. Hem vücuduna hem zihnine katkı.

    İzmir'de epey var ama bulunduğun ilde var mı bilmiyorum ama Halk Eğitim kursları oluyor, ücretsiz ya da cüzi miktarda katılım ücreti istiyorlar bazen. Hiç bilmesen bile ilgini çeken bir kursa git mesela, hem kendine bir şeyler katabilirsin hem de aynı ilçeden hiç tanışmadığın insanlar tanışır, konuşur, çevreni genişletirsin.

    Epey uzun yazdım, şimdi fark ettim ama hepsini kısaca özetlemek gerekirse; elin, ayağın, gözün ya da zihnin. Uykuda olmadığın vakitlerde, en az biri çalışır halde olsun.

    Harika tavsiyeler Her kelimeyi cümleyi özenle okudum abi zaman yarattıkça bunların çoğunu yapmaya çalışacağım inşallah degerli vaktini bize deger katmak için harcadığın için çok teşekkür ederim. Dara düştüğümde belirsiz kaldığımda bu başlığa gelip hepsini tekrar okuyacağıma eminim. 🙏
  • 17-07-2022, 00:38:20
    #24
    her zaman durağan arsa,tarla vs gibi şeylere para yatırmayın. Size nakit olarak daha çok gelecek ne varsa ona yönelin. (etrafınızda abiler yada video izlediiğiniz adamlar size gayrimenkul der. boş verin onların siz size para kazandıracak sizin neye yönelik olduğunuz şeylere yönelin. İzzlemeyin bunlar algıldır. )
  • 17-07-2022, 00:39:15
    #25
    Üyeliği durduruldu
    1-İlk önce sağlığına dikkat etmelisin. Kesinlikle sigara içme
    2-Dürüst kazan ve kimseyi aldatma
    3-Mutlaka geleceğe yönelik para biriktir
    4-Sigortasız çalışma
  • 17-07-2022, 00:39:29
    #26
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Kardeşim dediklerimi ciddiye alırsan bu hayatta kazanırsın. Öncelikle paranı sakın boş yere harcama daima birikim yap kendine. Boş şeylerle de uğraşma yok site açayım para kazanayım belli ekibin zamanın yoksa artık eskisi gibi siteler iş yapmıyor.

    Youtube'ye gir. Bu sektörde yer al. Tip olarak daima kendine güven tipini beğenmiyorsan spor yaparak tipindeki durumu kapat. Yani kendinle barışık ve sosyal ol.

    Sakın ömrünü pc başlarında harcama ya da bütün gün tablet ile giden yıllarına çok üzülürsün. Sosyal ol ve iyi bir çevren olsun. Pislik insanlardan uzak dur. Sırf sana iyi davrandılar diye onları iyi sanma kaliteli insanları hayatına al.

    Eğitimini aksatma, mücadele et güzel bir meslek seç kendine ve o yolda ilerle. Bir yandan ise dediğim gibi Youtube alanında yer al.
  • 17-07-2022, 01:02:00
    #27
    Abi merhaba, 22 Yaşında İstanbulun göbek bir ilçesinde yaşıyorum. 14 yaşından beri -2014- ülkeden yasal yollarla çıkmayı araştırıyorum fakat henüz bu hayalimi her geçen gün artan ekonomik zorluklar yüzünden gerçekleştiremedim ve sürekli ertele ertele ertele derken aradan 8 sene geçti. 14 yaşında gitmem çok daha kolaydı fakat reşit değilim ve ailem kesinlikle izin vermezdi. İngilizceyi o zamandır çözmeye çalışıyorum, bazı şeyleri anlıyorum ama çoğu kelimeyi öğrenemiyorum. ne kadar tekrar ettiğimi bir bilsen bana "salak" gözüyle bakarsın. dil öğrenmenin tek yolunun dile maruz kalmak olduğuna inanıyorum bunun içinde yurtdışına çıkmak gerekiyor. Bu gençlik daha şehir dışına zor çıkarken yurtdışına bu ekonomide çıkması imkansız bir hayal.
    Ehliyet olmuş 5 bin lira. 3 taksit alayım desem zorlanacağım, e bir de hata yaptın kaldın bir daha sınava girme bedeli 700 tl. -alacağım şu sıralar ehliyet taksitle yapıcak hiç bir şey yok. benzin ve araba fiyatlarının uçtuğu bir dönemde olsakta bugün 5000 liraya beğenmediğimiz fiyat yarın 7,8,10 olucak.-

    Spor salonuna gidiyorum yaklaşık 1 aydır ve 1 senelik üyeliğim mevcut kesin olarak bırakmadan gideceğim ve gidiyorum. Dolmabahçeyi gezmeyi çok istiyorum mesela. 22 yaşındayım gezdiğim tek kültürel yer ayasofya müzesiydi orasıda artık müze değil gerçekten çok acı verici

    Kitap konusunda ekim ayından bu yana 10 kitap bitirdim, kötü bir alışkanlık yakaladım ki kitap okuduğumda hemen uykum geliyor. ekime kadar 15 e dayanmak istiyorum.

    gönüllü etkinliklere katlmaya çalışacağım hiç aklıma gelmemişti. nereden başvuru yapılabilir? yardımcı olursanız mutlaka gideceğim.

    seyahat konusuna gelirsek yukarıda değinmiştim zaten. avrupanın 22 yaşındaki genci kaç ülke gezmişken seyahati seven can daha istanbul, tekirdağ, sakarya ve fethiye dışında şehir görmedi. göremedi.

    çok karamsar oldu ama gençlerin işi çok zor hocam gerçekten çok zor, 6 aylık askerlikten geldim saçlarımın yanı açıldı her akşam sinir, stres, gelecek kaygısı, bunalım. Off gerçekten of




    TechnicaL35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Verebileceğim ilk ve en önemli tavsiye dil öğrenmendir. Bunun eksikliğini ileride kesinlikle hissedeceksin. Ben 18 yaşımdayken ne yazık ki bu kadar olanak (android telefon, online eğitimler, hızlı internet v.s) yoktu. Şimdi bile dil konusunu ilerletmeye, geliştirmeye çalışıyorum ama gündelik yaşam, iş hayatı vs. derken yine kısıtlı bir zamanım oluyor ama gençlikteki gibi bol zamanım olmuyor ne yazık ki
    Bu aşırı önemli yani, kaç defa yazdım bilmiyorum ama bir özellikle İngilizceyi ana dilin gibi öğren.

    İkincisi, ehliyet ve şoförlük. Bu da her daim kazandırır, işte v.s çalışmadığın, ekonomik olarak zora düştüğün zamanlarda taksi şoförlüğü v.s yapılarak ekmeğinin peşinden koşarsın. Ayrıca, çoğu işte ehliyetinin olması senin için bir artı olarak yansıyacaktır.

    Vaktini dolu dolu geçirmeye çalış. Boş zamanın olmasın. Hobiler, spor, etkinlikler, kültürel faaliyetler v.s Fakat, daima bir konuda uzmanlaşmaya çalış. Bir konuda her şeyi, her konuda bir şeyi bil.

    Bazı hobiler meslek gibidir. Misal; fotoğrafçılık, koleksiyonculuk, çevirmenlik (dil önemli!!!) ve az yukarıda değindiğim gibi şoförlük.

    Her gün daima kitap okumaya çalış. Bir konuda araştırma amaçlı olabilir ya da roman-kurgu tarzı da olabilir. Dizi ya da film izlemeyi de tavsiye ederim ama çok fazla değil, kafa dağıtmak ve biraz mola vermek için çok güzel ve zahmetsiz bir etkinlik. Yahut, ilgi alanlarına göre kaliteli içerikleri sahip Youtube kanalları ya da kişisel/sektörel blog sitelerini bul ve bunları izle/oku. Ben mesela, yemek yerken takip ettiğim Youtube kanallarından birinin videosunu açarım bir yandan yemek yerim, diğer yandan videoyu takip ederim. Basın mensubu olmama rağmen televizyonu haberleri takip etmek için bile açmıyorum, sadece ilgi alanıma giren tartışma programları tarzı canlı yayınlar olursa onları izliyorum.

    Gönüllü etkinliklere katıl ama bağış adı altında para toplamak gibi şeyler değil. Misal, bakım evlerini ziyaret etmek, görme engelleri olan kişilere kitap okumak, grupça kırsal bir alandaki çöpleri toplamak, hastanelerde refakatçisi olmayan kişilerle ilgilenmek gibi şeyler. Özellikle bu insan merkezli gönüllü etkinliklere katıldıktan sonra bazı şeyleri çok daha iyi idrak edip, hiç farkına varmadığın ve sıradan gördüğün ufak detayların ne kadar önemli ve paha biçilemez olduğunu birebir yaşayarak anlayacak ve hissedeceksin. Bu tarz gönüllü etkinlikle seni madden değil, manevi yönden olgunluğa erişmende çok yardımcı olacak ve insanlara gerçek manada ve çıkarsız şekilde yardımın dokunacak. Daha çok şey yazardım bu konuda ama n'olur, bu tarz gönüllü etkinliklere katıl ve ne demek istediğimi biraz olsun yaşayarak anla.

    Seyahat, gezi v.s kendi başına çık, gez ve dolaş. Seyahat derken ''Sırt çantamı alayım Türkiye turu atayım.'' tarzı değil. Ha, maddi imkanın varsa en azından ayda bir farklı şehir gezmeye vakit ayırabilirsin ama önce kendi yaşadığın şehirden başla. Şehrindeki daha önce hiç gitmediğin yerlere git ve oraları keşfet. Müze gibi kültürel yerler de olabilir, Adliye-Hastane v.b kamuya ait binalar da olabilir ya da bilinen bir markanın mağazası da olabilir. Arkadaş ortamında konusu açılır misal, telefon almayı düşünür arkadaşın Vatan Bilgisayar'dan ama mağazasının yerini bilmiyordur hiç gitmediği için sen gezerken denk gelmişsindir ve yerini biliyorsundur beraber gidersiniz, vakit geçirirsiniz veya sağlık problemin vardır ve o her zaman gittiğin hastanede hastalığınla ilgilenen bölüm yoktur ama gezerken denk geldiğin X hastanesinde o bölüm vardır, yerini bildiğin için direkt oraya gidersin. Farazi örnekler oldu biraz ama demek istediğim şehrindeki kültürel, kamusal ve ticari anlamdaki önemli kurum ve kuruluşlara ait binaları ve yerleri elini koymuşsun gibi bulabilecek seviyede olmanı tavsiye ederim. Neyin, ne zaman lazım olacağı hiç belli olmuyor bu hayatta.

    Çok aşırı derecede klişe olacak ama spor yapmaya çalış. Her gün değil, zaten başta her gün yapamazsın spor geçmişin yoksa. En azından haftada 2-3 gün yapmaya çalış. Spordan kastım salt fitness salonuna gitmek değil. Tabii, bu da olabilir ama mesela ben basketbol ve masa tenisi oynuyorum, bulunduğum ilçede düzgün bir havuz olsa yüzmeyle de ilgilenmeyi düşünüyorum ama düşüncede kalıyor bu fikrim
    Ya da yanına al kitabını, doldur termos kupaya içeceğini yürüyüş yapa yapa kırsal ve sessiz bir alana git, 1-2 saat kitabını oku ve yine aynı yoldan yürüyerek geri dön, 10/10 etkinlik valla. Hem vücuduna hem zihnine katkı.

    İzmir'de epey var ama bulunduğun ilde var mı bilmiyorum ama Halk Eğitim kursları oluyor, ücretsiz ya da cüzi miktarda katılım ücreti istiyorlar bazen. Hiç bilmesen bile ilgini çeken bir kursa git mesela, hem kendine bir şeyler katabilirsin hem de aynı ilçeden hiç tanışmadığın insanlar tanışır, konuşur, çevreni genişletirsin.

    Epey uzun yazdım, şimdi fark ettim ama hepsini kısaca özetlemek gerekirse; elin, ayağın, gözün ya da zihnin. Uykuda olmadığın vakitlerde, en az biri çalışır halde olsun.