• 22-03-2022, 13:19:43
    #10
    TahsinCetinkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Soruyu bilen sorar. Prof soruyu biliyor ama hangi büyük insana sorsa bilemediği için bir Çocugun bilmesine şaşırıyor.
    Yani hikayenin sonundaki çıkarım aslında profesörün şaşırması sonunda ortaya çıkan büyük küçük insan modelini tanımlıyor
    şimdi anladım hocam teşekkürler
  • 23-03-2022, 00:16:44
    #11
    Üyeliği durduruldu
    TahsinCetinkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sonu beklenmedik biten ama güzel ve anlamlı bir hikaye.
    Bakalım kaç kişi "hadi be" diyecek...Konu sonundaki çıkarım hepimiz içindir

    Profesör soruyor:
    - Uçakta 500 tuğla var. Biri düştü, kaç tane kaldı?
    Öğrenci:
    - 499.
    - Doğru. Peki, bir fili kaç adımda
    buzdolabına sokarsın?
    - Üç adımda. Buzdolabını aç; fili sok;
    buzdolabını kapat.
    Profesör:
    - Doğru! Peki, zürafayı kaç adımda sokarsın buzdolabına?
    - Dört adımda. Buzdolabını aç; fili çıkart; zürafayı sok; buzdolabını kapat. - Doğru! Aslanın doğum gününe tüm hayvanlar gitmiş, biri hariç. Hangisi?
    Öğrenci:
    - Zürafa. O hâlâ buzdolabında.
    - Doğru! Bir nine timsahlı bataklıktan geçmek istiyor. Bataklıkta kaç timsah var?
    - Sıfır. Onların hepsi aslanın doğum gününde.
    Profeser:
    - Doğru. Nine bataklığı geçmeye başlamış, fakat ölmüş. Neden? Öğrenci:
    - Kafatasının çatlaması sonucu.
    Profesör:
    - Nasıl yani ya?
    Öğrenci:
    - İlk soruda ki tuğla!
    Profesör:
    - Hadi be ....
    Şimdi bir açıklama: Çocuklar (ve insanlar) ayırt etmeyi sonradan öğrenir. Bu mantığı çocuklar yürütebilir, ama yetişkinler yürütemez.

    Çıkarım
    ------
    Dolayısıyla bu metni yetişkinler okuduklarında saçma urlar ve gülerler. Oysa dünyaya bütüncül bakmayı bilen çocuklar bunu çok mantıklı ve doğru bulurlar. Ve...
    Yetişkinlerin unuttuğu şey: bütün evren bir bütündür. Her şey birbiriyle bağlantılıdır.
    Bu yüzden Lin-Çi der ki:
    Nasılsan öyle ol, hepsi bu kadar. Karnını doyur, çişin gelince işe, bağırsaklarını güzelce boşalt, yorulunca da git yat. Cahiller bu sözüme gülecek, ama bilgeler ne dediğimi anlayacaklardır.

    Yazı Prof. Dr. Hasan Bacanlı'ya aittir
    boşluk doldurma sorsaydın da biz de fikrimizi yazsaydık keşke