pinbtc adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
gayet dolu ve doğru bir yorum.
Türk, devlet kurar. Medeniyet kurar(sümerler). Demokrasinin temellerini kurar(kurultaylar).
başka milletlerin birliğine katılma gayreti gütmek yerine, sahip olduğunuz devletin yaşadığı sorunları çözmek üzerine yoğunlaşın. bunun için de önce kendi içinde birlik gerek. seni güdenleri, seni yok sayanları, seni bu sefil hayatta tutanları bilinçli olarak kul köle halde yaşatanları tespit ve bir daha idarede tutmaman gerek.
yani sen önce kendine dönüp bakacaksın, sorunlarını göreceksin, gereğini yapacaksın, zaten tüm bunları yaptıktan sonra sen zaten düzlüğe çıkar kendi topraklarını her türlü bin defa yüz bin defa kalkındırırsın.
sen gider tarikatçıların peşinde mürit olursan, sen gider dini imanı ağzına yuva yaparak oy/siyaset peşinde koşanların gücüne güç katarsan, sen seni iyi idare etmesi gerekenler yanlışa düştüğünde hatalısın demek yerine körü körüne desteklemeyi sürdürürsen, seni kim napsın? sen nesin ki seni bir başkası yanına alsın.
sen kendi sorunlarını önce kendi içinde çözmeyi bil. önce akıllı olmayı, seçtiklerini takip etmeyi, yanlışları varsa gereğini yapmayı bil, senin başka hiçbir şeye hiç kimseye ihtiyacın olmaz.
haliyle. mevzu avrupa birliği şu bu değil. sen doğru olduktan sonra o birliklerin sana daha çok ihtiyacı var emin ol. onlar seni davet eder. ancak sen doğru olmadıktan sonra, sen yanlışın içinde sürüklenip giderek, sefil bir hayatı kader belleyip gözünü kapatıp kulaklarını sağır ettikten sonra senden zaten hiçbir şey olmamaya devam edecek.
Türk, doğru yolu hatırladığında, hiç kimsenin birliğine ihtiyaç duymaz. Geçmişte de duymadı, bundan sonra da duymayacak. yeter ki gerçeğin farkına varsın.
özellikle din adı altında arap emperyalizmi ve batı özentiliği altında batı emperyalizmi mevzularına köklerini kaptırmasın. katiline de hiçbir zaman aşık olmamayı öğrenir, gereğini yapmayı bilirse yeryüzünde Türk'ten öte millet mi var.
Atatürk ile ilgili bir anı ile bitireyim.
" yakup kadri karaosmanoğlu şöyle diyor:
Boz kurtu okuyanlar bilirler ki; hususî hayatına dair bazı temelsiz dedikodular bir yana bırakılacak olursa, Armstrong, bu eserinde, Mustafa Kemali eski ve yeni tarih devirlerinin en yüksek simaları arasında saymakta ve eğer bu adam, büyük bir milletin içinden çıkmış veya büyük bir milletin başına geçmiş bulunsa idi, sezarları, cengizleri, napolyonları gölgede bırakan cihangirlerden biri olurdu demektedir. o zamanlar Atatürkü en çok çileden çıkartan, işte asıl bu görüştü. yumruğunu masaya vurup: büyük millet mi? Türkten daha büyük millet var mıdır? Ben ne yapabildi isem, ancak onunla yapabilirdim. Hem bu ingiliz subayı, bana bir cihangir gözü ile bakıyor. Ben cihangir değilim. Biz, Türk ordusu ile, cihangirlere karşı koymuşuzdur. (belleten, sayı: 80, türk tarih kurumu, 1956, s. 351-352)
Türk, devlet kurar. Medeniyet kurar(sümerler). Demokrasinin temellerini kurar(kurultaylar).
başka milletlerin birliğine katılma gayreti gütmek yerine, sahip olduğunuz devletin yaşadığı sorunları çözmek üzerine yoğunlaşın. bunun için de önce kendi içinde birlik gerek. seni güdenleri, seni yok sayanları, seni bu sefil hayatta tutanları bilinçli olarak kul köle halde yaşatanları tespit ve bir daha idarede tutmaman gerek.
yani sen önce kendine dönüp bakacaksın, sorunlarını göreceksin, gereğini yapacaksın, zaten tüm bunları yaptıktan sonra sen zaten düzlüğe çıkar kendi topraklarını her türlü bin defa yüz bin defa kalkındırırsın.
sen gider tarikatçıların peşinde mürit olursan, sen gider dini imanı ağzına yuva yaparak oy/siyaset peşinde koşanların gücüne güç katarsan, sen seni iyi idare etmesi gerekenler yanlışa düştüğünde hatalısın demek yerine körü körüne desteklemeyi sürdürürsen, seni kim napsın? sen nesin ki seni bir başkası yanına alsın.
sen kendi sorunlarını önce kendi içinde çözmeyi bil. önce akıllı olmayı, seçtiklerini takip etmeyi, yanlışları varsa gereğini yapmayı bil, senin başka hiçbir şeye hiç kimseye ihtiyacın olmaz.
haliyle. mevzu avrupa birliği şu bu değil. sen doğru olduktan sonra o birliklerin sana daha çok ihtiyacı var emin ol. onlar seni davet eder. ancak sen doğru olmadıktan sonra, sen yanlışın içinde sürüklenip giderek, sefil bir hayatı kader belleyip gözünü kapatıp kulaklarını sağır ettikten sonra senden zaten hiçbir şey olmamaya devam edecek.
Türk, doğru yolu hatırladığında, hiç kimsenin birliğine ihtiyaç duymaz. Geçmişte de duymadı, bundan sonra da duymayacak. yeter ki gerçeğin farkına varsın.
özellikle din adı altında arap emperyalizmi ve batı özentiliği altında batı emperyalizmi mevzularına köklerini kaptırmasın. katiline de hiçbir zaman aşık olmamayı öğrenir, gereğini yapmayı bilirse yeryüzünde Türk'ten öte millet mi var.
Atatürk ile ilgili bir anı ile bitireyim.
" yakup kadri karaosmanoğlu şöyle diyor:
Boz kurtu okuyanlar bilirler ki; hususî hayatına dair bazı temelsiz dedikodular bir yana bırakılacak olursa, Armstrong, bu eserinde, Mustafa Kemali eski ve yeni tarih devirlerinin en yüksek simaları arasında saymakta ve eğer bu adam, büyük bir milletin içinden çıkmış veya büyük bir milletin başına geçmiş bulunsa idi, sezarları, cengizleri, napolyonları gölgede bırakan cihangirlerden biri olurdu demektedir. o zamanlar Atatürkü en çok çileden çıkartan, işte asıl bu görüştü. yumruğunu masaya vurup: büyük millet mi? Türkten daha büyük millet var mıdır? Ben ne yapabildi isem, ancak onunla yapabilirdim. Hem bu ingiliz subayı, bana bir cihangir gözü ile bakıyor. Ben cihangir değilim. Biz, Türk ordusu ile, cihangirlere karşı koymuşuzdur. (belleten, sayı: 80, türk tarih kurumu, 1956, s. 351-352)
İçimi döktürmüşsün resmen 👏