• 09-02-2022, 14:57:04
    #73
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üretimi ithal ara malına bağlı bir ülkede Lirayı kasıtlı olarak düşürüp dövizi patlatmak ne demek biliyor musunuz?

    Hiperenflasyon demek.
    Bu enflasyon düşmeyecek.
    Eğer faiz düşürmekte ısrar edilirsa daha da yükselecek,
    Eğer para basılmaya devam edilirse daha da yükselecek
    Eğer göçmen almaya devam edilirse daha da yükselecek.

    Hiperenflasyon ne demek biliyor musunuz?

    Aşırı yükselen gıda fiyatları yüzünden çocukların ergenlerin iyi beslenememeleri demek.
    Yetersiz protein alan çocukların ergenlerin boylarının kısa kalması demek
    Yetersiz protein alan çocukların ergenlerin zeka ortalamalarının düşmesi demek.

    Ülkenin ortalama zekası düştükçe ileride sizin emekli maaşlarınızı ödeyecek kadar kayma değer yaratılamayacağına emin olabilirsiniz.




    Asgari ücretle çalıştığın halde aldığın ücreti askeri ücret sanmana hiç bir şey söylemedim.
    Ama bu ülkenin kalkınamamasının asıl nedeni senin gibi matematikle ilgilenmeyen milyonlarca insanın oy hakkı olmasıdır.
    Matematik bilmeyenleri hikayeler ile masallar ile uyutmak kolaydır.

    Bakın karşınızdaki insanı tanımadan yarğılamandan nasıl biri olduğunuz anlaşılıyor. Tartışmaya gerek yok siz haklısınız.
  • 09-02-2022, 15:41:10
    #74
    Aramızda trollük yapıp para alanların olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz. Bunların para için yapmayacağı şey yoktur (ailelerini dahi). Oradan kazandıkları paralarla orada burada hava atan arkadaşlar size şunu söylüyorum. Eğer vergilerimle bir lokma bile ailenizin kursağına haram giriyorsa kan kusa kusa çıkar inşallah. Bu arada bedavadan trollük yapanlara ise şunu demek istiyorum; siz var ya tam bir değişiksiniz ya

    ecevit döneminin sonunda kötü yönetim vardı, şimdi ise komple kurumları çökmüş, adaleti çökmüş, dünyada saygınlığı yerle bir olmuş bir devletle karşı karşıyayız. siz bakmayın 300000 arabam oldu diyen utanmaz insanlara. kendisi iyi olunca herkesi kendi gibi sanıyor.
  • 09-02-2022, 20:35:12
    #75
    Ecevit dönemi ile bu dönemin hiçbir alakası yoktur bilin isterim. O zaman bu ülkede liyakat var idi bu 1, hukuk vardı bu 2, enflasyon rakamları doğru açıklandığı için halkın alım gücü hiçbir zaman eksilmiyordu bu 3.
    O dönemler Türkiye'de yağ şu paraymış un şu paraymış falan diye kimse düşünmezdi çünkü tarımımız ve hayvancılığımız çok iyi olduğu için halk hepsini alabiliyordu. Tüp kuyruğu dediğiniz şey bugünle aynı, onda da ambargo yediğimiz için gelmiyordu ülkeye vs. Şu anda ülkede gıda krizi var, mevcut hükümet hatırlarsınız et fiyatları yükseliyor diye et ithalatını açmıştı, şimdi de kapatamıyor. Saman ithal eder mi kardeşim bu ülke saman?

    Bakın bu 3 madde çok önemli, yoksa ülkeyi illegal düzenler yani mafyavari oluşumlar yönetir ki bu da zaten isteyeceğini en son şey olmalı. Her şu anda bi devlet kurumunda işi düşse veya mahkemelik olsa hemen bi tanıdık arıyor.

    Kıssadan hisse bir ülkede hukuk olacak, liyakat olacak, hukuk sürekli olarak siyasilerin harcamalarını kontrol altında tutacak ki eskiye dönebilelim. Oldum olası Chp'den nefret ederim, sağ partileri de gram sevmem. Bu ülkeye liyakat lazım abi, hukuk lazım, gerisi hikaye. Chp yönetiminin başında bugün ben olsam samimi söylüyorum çoktan ülkeyi seçime götürmüş ve lider olmuştum. Bi adam getirdiler başına partinin o da Erdoğan'ın karşısında silik bi adam, 10 seçim geçirdi bi ayağı çukurda, hala daha erdoğan'ı ben yenerim diye seçime girmek istiyor.

    Onu bunu boşverin, bir anayasa ile bu ülkede 62 yaşından itibaren hiçkimse siyaset yapamamalı. 63 yaşında zorunlu emeklilik var ama 80 yaşına kadar siyaset yapabiliyorsun? bu saçmalığın dik alasıdır.
  • 09-02-2022, 20:38:53
    #76
    moncen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    RTE Donemı gayet daha rahat geçıyor koyde mal yanı ınek bakan kalmadı nerdeyse bır kaç ev dısın da,
    sebze meyve yapanda yok halıyel fıyatlar da artınca neden arttı dıyor mıllet uretmıyorsun o yuzden arttı
    alıntıyı okuyabılırsınız
    Bilinçli mi yaptınız yorumu ? Şaka mı yoksa ?
  • 09-02-2022, 20:44:24
    #77
    Ecevit dönemi çok iyi durumdaydık. İnşallah o dönemlere benzer dönemlere kısa sürede geliriz.
  • 09-02-2022, 20:47:43
    #78
    mehmet_26 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Vallahi sizin ne iş yaptığınız da beni ilgilendirmez. Ve beni matamatik de ilgilendirmez ben kendimi çevremi görürüm ve gördüğüm kadarı ile yamalı pantalon ile gezen göremiyorum. Vardır ama o yıllarda memurların çocukları bu haldeydi demek istedim şimdi hangi memurun çocuğu yamalı pantalon ile geziyor söyleyin. Ben askeri ücret ile tek başıma çalışıp ev gecindiriyorum Allah'a şükür çocuğumun ayakkabısını sıfır alır giydiririm evim arabam var. Kör olmamak lazım hükümetleri yönetimleri suçlamak kolaydır ama kolay yolu seçmek akıllıca değildir.
    Benim babam da memurdu ve hiç geçim sıkıntısı yaşamadık o dönemlerde.Ama şu an memur emeklisi maaşıyla zor geçiniyoruz.Ve gerçekten matematik bilmediğiniz aşikar.Ekonomi mezunuyum ve şu tabloyu iyi görüyorsunuz ya şaşırmamak elde değil.Şu an memur olan arkadaşlarım var 6000 tl maaşla geçinemiyor.Zaten elektrik doğalgaz parası ile maaşın neredeyse yarısı gidiyor.
  • 09-02-2022, 20:49:27
    #79
    birinde 7 çocuğa birden bakabilen baba vardı,
    diğer dönemde ise 1 çocuğa zor zar bakabilen baba var.
  • 09-02-2022, 23:45:57
    #80
    takip
  • 10-02-2022, 03:28:40
    #81
    WebSitesiAdresi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Birinde bir şey yoktu alamıyordun, diğerinde her şey var para değerini yitirdiği için alamıyorsun.

    Umarım o zamanları yaşamayız ama istikamet o yöne doğru gidiyor.

    Eklemek gerekirse, mevcut iktidar orta sınıfı oluşturdu. Oluşturduğu hızla da yok etmek üzere.
    Esasında bugünün şartlarıyla geçmişi konuşmak kıyaslamak bana saçma geliyor. Bugünün şartlarını 20 sene önceye koyarsan herkesin kraliyet ailesi mensubu olduğunu düşünürsün. Sebebi de çok basit; yokluk.
    Açalım: 20 sene cep telefonu, internet, doğalgaz faturalarını hayatamızdan çıkaralım (bunlar çok sınırlı bir kesimin erişimindeydi). Ek olarak otomobilin bu kadar yaygın olmadığını da hesaba katalım, en basitinden 10 sene önce evimin kapısına rahatlıkla aracımı park ederken şu an mümkün değil, e-5'in kenarına yan yola park ediyorum. Güvenlikli sitelerde, rezidanslarda dünyanın aidatını vermediğimizi ekleyelim, yeni bir ayfon, şayomi, samsung çıkmış, telefonu değiştireyim derdimizi de bırakalım. Liste daha uzar da gerek yok, bu maliyetleri hayatımızdan çıkardığımızda krallar gibi yaşarız. Bugünkü dertlerimizle o günkü dertlerimiz birbirinden çok farklı. 20 sene önce çalışanları işten çıkarıldığı için akşam pazar kapandıktan sonra artık toplamaya giden bir arkadaşınız olarak yazıyorum. Açlık, sefalet bugün yok mu? Var. Yarın da olacak. O dönem ayyuka çıkan dönemlerden biriydi. O sebeple yazıyorum ki istikamet kötü. Çözümü ise ya particilik son bulmalı ya da BÜTÜN SİYASİ PARTİLER YUVARLAK MASANIN ETRAFINDA EN İYİ BEN BİLİYORUM tribini bırakıp birlikte çalışmalı.

    En önemlisi de siyasi kutuplaşma. 80 öncesi, 90'lardan bir farkı yok belki fazlası bile vardır. İnsanlar o partili bu partili diye aleni bir şekilde küfür yiyor küfür ediyor. Siyaset tabandan çekilmediği sürece düzeleceğimizi de sanmıyorum. 7'den 70'e herbokolog olan bir ülkeyiz. Herkes takım tutar gibi partisini savunuyor. Din olmuş resmen, siyasi mevzulara ayrılan zaman/emek din için ayrılsa cennete yaklaşılır yahu. Bu böyle olmaz.

    Bir diğeri de TV kanallarındaki şu hiç bir çözüm sunmayıp hiç bir işe yaramayan tek yaptığı insanları daha da kutuplaştırmak olan sözde haber kanallarında her gece maruz kaldığımız tartışma programlarının sonlandırılması gerekiyor. Toplumun gerilmesinde bu programların payının en az %25 olduğunu düşünüyorum. Moderatörlere bakıyorum hepsi aynı, tansiyonu yükseltelim kafasında. Yahu bırakın tansiyonu yükseltmeyi, reklam alacaksınız, kendi mahallenize yaranacaksınız diye ülkeye zarar veriyorsunuz. İktidar yanlılarını izliyorum baya baya kafa bulduklarını düşünüyorum. Muhalefet yanlılarını izliyorum abooowwww ölmüşüz diyorum. Olmaz böyle. Dün gece TV100'ü izledim. Uzun bir aradan sonra ilk kez bu tür bir programı komple izledim. CHP PM Üyesi Müslim adında biri vardı. Soyadını unuttum eski vekilmiş aynı zamanda. Adamın söylediklerinin %90'ına katılıyorum ve kullandığı dili, üslubu çok beğendim, Cumhurbaşkanı adayı olsa oyumu veririm. Karşısında ise Hacı Yakışıklı vardı, adam merkez bankasının resmi verilerini reddetti yahu. Bu akıl alır bir şey değil.

    Şu savunma ve saldırma politikaları bırakılmalı. Mesele artık toplumsal meseleye dönüşüyor. Bu ne ekonomik zorluğa ne de başka bir şeye benzer. İktidarı muhalefeti el ele yazık ediyorlar ülkeye.
    Negüzel anlatmışsın. tebrik ediyorum.