Arkadaşlar biz makinalaşmanın ve seri hareketin neresindeyiz. Seyredince Türk milletini geriden seyreden millet olarak gördüm. Siz ne düşünüyorsunuz ?
https://www.youtube.com/watch?v=IxAJCMFWpvA
Millet olarak bu işleri bu kadar kolay yapabiliyormuyuz ?
5
●229
- 26-12-2021, 10:02:03Bu videoya geçen gün denk geldim.
Bizim millet alaylı. Avrupa mektebini okuyor. - 26-12-2021, 10:49:49Tembel değiliz ben çiftçi çocuğuyum üniversite mezunuyum modern tarım yapmaya çalışıyorum benden sonra ki kuşaklar, olmayacak bizde verdigimiz hizmetin,akittigimiz alın terinin karşılığını alamıyoruz. 5.30 başlıyor hayat bize tembel toplum değiliz yönetim sistemimiz de sıkıntı var. Diğer ülkelerin çalışma saatlerine bakın, bir de bizeMisafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 26-12-2021, 16:22:54İstisnalar kaideyi bozmaz! Genel olarak toplumu incelediğinde ki ben gözlemlemeyi sürekli yapan ve seven biri olarak topluma baktığımda evet çalışan insanımız var ancak bu yeterli değil. X, Z ve Y kuşakları öncekilerden bir şey göremediği için salmış durumda. Üretim öldürüldü ve üreten insan usandırıldı.. buna dem vurdum aslında..
Çok eskiden büyükler, öğretmenler, hocalar okuyun vatana ve millete hayırlı evlat olun derdi.. Sonraları okuyun mühendis olun, doktor olun cebiniz şöyle kabarır vs. dendi. Şimdilerde fenomenseniz, birkaç milyon takipçi sahibiyseniz yetiyor. Toplum tembelleştirildi emek olmadan çok para kazanmak aşılandı bi kere..
Toplumlara bir şeyi empoze etmen de zaman alır. Bu yeni bir şey değil.. Sen üretiyorsun çok güzel ancak karşılığı yok bunun.. Çiftçi sigortası yapmak yetmiyor. Çiftçiye geri ödemeli kredi sağlamak tarzı stratejiler zaten bitiriyor. Sen üretiyorsun öte yandan diğer çiftçi ama yeter artık attığım adıma değmiyor diyor ve pulluğunu garaja çekiyor. Ektiği mısır para etmiyor. Bu sebeple ihtiyaç dışarıdan karşılanmaya çalışılıyor. Düşünsene fındık, çay, buğday, üzüm, fıstık ve daha nicesinin dünyada tek otoritesi olabilecekken bunları ithal ediyorsun. Bu mantıksız ve bu ekilmediğinin en net göstergesidir.
Evet istersek dünyayı dize getiririz.. Ama bak 'İSTERSEK' Bizim toplumun bir huyu var tek bir amaç için yöneldiğinde öyle bir yek vücut olur ki önünde evren duramaz.. Ama o kadar ayrıştırıldık ki bugün birinin dediği bir şeyi evirip çevirip tartışma çıkartabiliyoruz. Müsadenle yaşım 37 ve bu hükümetten önceki dönemi de az çok bilirim biraz da tarihi sevmem ve araştırmacı yanım ile 1880'li 90'lı yıllara kadar ulaşabildiğim her kaynağa baktım ve o zamandan bu döneme bir grafik oluştursan emin ol ne denli bir düşüş, ne denli istikrarsızlık, ne denli tembellik oluşmuş akılalmaz. O zamandan bu zamana kadar grafiğe vurduğumuzda en sert düşüş 2002'den günümüze kadar ki dönemde yaşanmıştır. Yani grafiğe sığdıramayacağımız kadar detay bulunuyor ve her bir kategori birbirini derinden etkiliyor.
Şöyle bir anımla örnek vereyim artık tembelleşip uğraşmadığımıza...
2000'li yıllarda Konya'da okurken yaşadığım şehre trenle gider gelirdim. Anadolu bozkırlarından geçer ve benim için oldukça eğlenceli bir yolculuktu. Böyle Anadolu'nun mis gibi ruhunu iliklerine kadar çekersin. Bir nevi esrar gibi..
Ekili alanları gördükçe mutlu olurdum. ne güzel ekilmiş vatan toprağı ve ne güzel sarı sarı, yeşil yeşil tarlalar.. Anadolu demek zaten bereket demek sözü çocukluktan kazınmış bir kere aklıma.. Gördükçe içimden "İŞTE BENİM GÜZEL ÜLKEM" deyip gururlanmadan edemezdim.
Anadolu bereket demek.. Bak Anadolu ismi de bu bereketten gelir..
Yolda dinlenmeye çekilmiş vatanı korumaya giden askere yemek veren bir ANA vatan evladıdır, kınalı kuzudur deyip yaşına bakmadan hizmet eder ve ayranlarının bitip bitmediğini sürekli kontrol edermiş.
Sorduğu her askerde 'ANA DOLU BU! ANA DOLU..' dermiş.. Yani ismi buradan, bereketi insanından, toprağından ve havasından her şeyinden geliyor..
Birkaç yıl önce tekrar o ruhu hissetmek için ve de iş için tekrar Konya'ya trenle gitmek için bilet aldım. Çünkü o zevki bir daha yaşamak istedim. Otobüsle ya da özel arabanla asfalttan başka bir şey göremezsin. Ve trenin zevki bi başka.. tekrar o esrarı çekmek için gittiğimde hem biraz değişmiş hem de ekili alanların çok çok azaldığını gördüm. Ve bu kez içimde "NEYDİK, NE OLDUK" cümlesi yankılandı.
Bu anım bile artık insanların ekmediğini, farklı kazanç kapıları aradığını gösterir. Yani tembelleştiğimize kanıt çokça var..
EVET TÜRK İNSANI ÇALIŞKANDIR, EVET TÜRK İNSANI ZEKİDİR ANCAK UYKUSUNDAN UYANDIĞINDA..
)