• 11-12-2021, 17:58:33
    #46
    WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam ben buraya girdiğimden beri sessiz çocuğu oynarım. Günaydın, afiyet olsun, iyi akşamlar laflarından başka bir şey çok zor söylerim. Verilen işleri yapar raporumu çakar bitiririm işimi (bilgi işlem personeliyim). Size şu kadarını açmak istiyorum; konuşmadığımı düşünenler duymadığımı da düşünüyor. Amirlerin müdürlerin arkasından neler söylediklerini açıklasam saniye bile sürmez işten atılmaları. Ben bunlara ortak olmak istemiyorum istemem de.

    İyi şeyler bu yüzden düşünemiyorum işte. Sürekli ben konuşuluyorum sanıyorum...
    Duymadığınızı düşündüklerinden değil tavırları. Neler konuşulduğunu amirler, müdürler emin olun az çok tahmin ediyorlardır. Önemli olan yüzlerine karşı denilip, denilemeyenler Bu yüzden söyleseniz bile siz haksız çıkarsınız.
  • 12-12-2021, 23:57:59
    #47
    WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar sanırım bende hastalık bu artık böyle düşünmeye başladım.

    Ofiste, araç kullanırken, dışarda, arkadaşlarla vs. aklınıza neresi geliyorsa sürekli takip edildiğimi, izlendiğimi hissediyorum.

    Ofiste sürekli sanki beni izliyorlar, ne iş yapıyorum, dışarı çıkınca ne yapıyorum onu inceliyorlar sanıyorum. Şirket arabasıyla bir iş için gittiğimde arabaya bindiğim an sanki; müdür gelin şunu izleyelim diye GPS ile beni izliyorlar/takip ediyorlar sanıyorum bu yüzden de sürekli kendimi diken üstünde sanıyorum.

    Dün gece arkadaşlarımdan ayrıldım arabama gidiyorum; sanki benimle beraber arkamda falan birileri var gibime geliyor.

    Bunu yaşayan var mı nasıl çözebilirim bunu?
    Hatali bir şey mi yaptınız neden öyle düşünüyorsunuz ne zamandir var hocam
  • 13-12-2021, 03:32:27
    #48
    Aslında asıl olan ölüm korkusu kafana takılan birşey var sana bunu yaptıran o birine birşey yaptın mı yada zarar görmesine sebep oldun mu bu tarz şeyler genelde birini şikayet edenlerde veya yapılmaması gereken birşeyi yapıp her an ortaya çıkmasından korkanlar da oluyor. Birde alkol kullanıyor isen 1-2 hafta içmeden dene
    • WhySakaL
    WhySakaL bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 13-12-2021, 09:30:18
    #49
    Üyeliği durduruldu
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Değerli kardeşim emin ol iş yerin sağlığından önemli değil.

    Çünkü sağlığını kaybedersen çalışacak bir işinin olmasının hiç bir önemi yok.



    1) Apartman kapısı ile merdivenler arasında sana birinin saldırmak için hiç bir neden yok. Orada biri sana saldırsa bile yapabileceği hiç bir şey yok. Sen yetişkin bir adamsın. Ayrıca şunu hatırla oradan bugüne kadar 100 defa geçtin, her seferinde biri saldıracak diye endişelenerek hızlı hızlı geçtin. Ama kimse saldırmadı. Yani senin oradan geçiş hızının hiç bir önemi yok. Ayrıca bunu şöyle düşün, ben her gün apartman kapısından çıkıyorum. 40 senedir her gün apartman kapısından çıkıyorum ve kafama hiç çatıdan kiremit düşmedi. Peki ben kafama kask takmalı mıyım? Yani binlerce kez kapıdan çıktım ama kafana bir şey düşmediyse bu bundan sonra da düşmeyecek demektir. Sen de binlerce defa o kapıdan girip çıktın ve hiç bir şey olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bu kadar uzun açıklamamın nedeni mantıksızlığı farketmen için.



    2) İnsanların sürekli seni izlediğini, sana baktıklarını düşünmen hastalıklı bir düşünce. Yani beyin kimyan bozulmuş. Beyinde aşık olduğumuzda, mutlu olduğumuzda, endişeli olduğumuzda bazı kimyasallar salgılanır. Senin beynin durmadan endişelenince salgılanan kimyasalları salgılıyor ve sen sürekli endişeleniyorsun. Sürekli kendini tehdit altında hissediyorsun. Bunu tedavi ettirmezsen ileride tedavisi çok zor ya da mümkün olmayacaktır. İş yerini falan düşünme direk bir psikiyatriste git.



    3) İnsanlara tedavin için hesap vermek zorunda değilsin. Bir psikiyatriste git ve iş yerinden neden doktora gittiğini sorarlarsa unutkanlık ve dikkat eksikliği yaşıyorum de. Doktora yaşadıklarının hepsini anlat ve tedavi için iş birliği yap. Kimseye sağlığın ile ilgili hesap vermek zorunda değilsin. Doktor da hasta mahremiyeti gereği senin hastalığın ile ilgili sen istemediğin sürece kimseye bir bilgi vermez.



    4) Bu hastalık hayat kaliteni çok düşürmüş. Eski arkadaşlarınla görüşüyorsun. Herkes sohbet muhabbet eğleniyor ama sen eğlenemiyorsun. Sürekli bitmeyen bir endişe, bitmeyen kaygı hissediyorsun. Bu tamamen beyin kimyandan kaynaklanıyor. Seni tehdit eden hiç bir şey yok. Ama beyninde yanlış kimyasallar salgılanıyor. Bu his ile mutlu olamazsın değerli kardeşim. Sürekli tehdit altında olduğunu düşünerek endişeli şekilde yaşayamazsın. Bir PSİKİYATRİSTE en kısa sürede git. Bunu gizli de tutabilirsin ya da dediğim gibi dikkat eksikliği ve unutkanlık için gidiyorum B vitamini ve bir iki hap verdi diyerek başka insanlardan saklayabilirsin de. Ama bu hastalıklı düşünceleri tedavi ettirmediğin takdirde beyin kimyan biraz daha bozulabilir ve gerçekle bağını koparıp artık doktora bile güvenmeyecek hale gelebilirsin.



    Son olarak 3 harfli 4 harfli 5 harfli şeyler ile senin bir alakan yok. Sadece beyin kimyan hastalanmış. Binlerce yıldır böyle beyin kimyası hastalanan insanlara teşhis koyamadıkları için bu insanların başka insanların göremediği ruhani varlıkları gördükleri gibi uydurma açıklamalar getirilmiş. Hastalığının çözümü muskada hacıda hocada değil doktorda ve corona olmuşsun gibi acele ederek en kısa sürede bir psikiyatriste gidip durumu anlatman lazım. Senin rahatsızlığının ilerleyen dönemlerinde minimum 14-21 gün hastaneye yatırabiliyorlar. Sen henüz o kadar ağır hasta değilsin.



    Seni tanımayan bir abin olarak hastalığın ilerlemeden en kısa sürede psikiyatriste gitmeni öneririm.



    Saygılar.
    Hocam öncelikle konumu okuyup bu kadar uzun cevap verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Dünkü yaşadıklarımdan sonra en kısa sürede psikiyatriye gitmem gerektiğini anladım.
    Dün akşam araba kullanırken (sadece dün akşam değil her araç kullandığımda) sanki arkamda polis varmış ya da eğer elim el freninde durmazsa birine çarpacakmışım gibi geliyor. Sadece bu da değil sizlere yemin edebilirim birilerini duyuyorum. Sanki arkamda ki polis benim adımı söyleye söyleye geliyormuş hissine kapılıyorum. Geçen amirim; "olm niye el frenini tutuyorsun sürekli çek elini şurdan yanlışlıkla çekcen" dedi çektim ama keşke çekmez olaydım. Sürekli ayağım debriyajın üstündeydi (basılı değil).

    Apartman girişine gelirsek hocam; söylediğinizde haklısınız bana da mantıksız geliyor ama beyin kaçmamı istiyor ve birden salak gibi koşmaya başlıyorum

    İnsanların beni sürekli izlediği bölüm en sıkıntılı bölüm. Ailecek bir pikniğe bile gidecek olsak ben rahat duramıyorum. Sürekli ben izlemiyormuşum, sürekli millet beni konuşuyor beni kötülüyormuş gibi hissediyorum.

    aksaraymalakli adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hatali bir şey mi yaptınız neden öyle düşünüyorsunuz ne zamandir var hocam
    2017-2018 yılından itibaren böyle salakça şeylerim var hocam Asıl sorun şu oldu;
    2017 yılında arabayı ilk aldığımızda okula gittim. Okulda arkadaşım illa kullancam dedi bende şimdi kullanma başka zaman kullan dedim. Hava efsane yağmurluydu. Bu kullancam vs. deyince kıramadım aracı verdim. Bu arkadaş sürekli otomatik vites araç kullandığından bizim arabada acemilik çekiyordu ve korku başladı bende. Okul parkına arabayı koyayım derken kaza yaptı. Kaza yapınca babamı arayıp durumu anlattım ve kazayı ben yaptım dedim. O sırada babamdan o kadar çok azar yedim ki adam bana 1 yıl kadar küs kaldı. Arabanın da o zaman 850 TL masrafı çıktı. O masrafı da zaten karşı tarafın sigortası halletti. Bazı korkularım bundan sebepleniyor olabilir.

    EdirneHaber adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında asıl olan ölüm korkusu kafana takılan birşey var sana bunu yaptıran o birine birşey yaptın mı yada zarar görmesine sebep oldun mu bu tarz şeyler genelde birini şikayet edenlerde veya yapılmaması gereken birşeyi yapıp her an ortaya çıkmasından korkanlar da oluyor. Birde alkol kullanıyor isen 1-2 hafta içmeden dene
    Çok şükür hocam Allah göstermesin kimseye bir şey yapmadım. Yani yapamam hocam kimsenin malına canına zarar vereceğimi hiçbir zaman düşünmedim.
  • 13-12-2021, 09:49:52
    #50
    Hocam yanlış anlaşılma olmasın niyetim yardımcı olmak. Şizofreni belirtisi bu bence
  • 13-12-2021, 09:53:55
    #51
    Üyeliği durduruldu
    Polat1903 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam yanlış anlaşılma olmasın niyetim yardımcı olmak. Şizofreni belirtisi bu bence
    Evet hocam internet araştırmalarım falan o yönde ama belirtilerim de onlar ve bu durumdan daha çok korkuyorum
  • 13-12-2021, 09:59:51
    #52
    Üyeliği durduruldu
    Alıntı
    Gerçekle uyuşmayan, mantıklı tartışma ile değiştirilemeyen kalıcı inançlar şeklinde görülür. Hastalar genellikle dışarıdan zarar göreceği, arkasından iş çevrildiği ve takip edildiği gibi sıklıkla paranoid sanrılar görür. Buna ek olarak hastalar da “büyüklenmeci (büyüklük sanrısı)” yani kişinin dışarıdaki diğer kişilerden farklı özellikleri ya da gücü olduğuna inanma, “referans sanrısı” denilen çevresinde olan bitenin kendisi ile ilgili olduğu düşüncesi gibi sanrılar ortaya çıkabilir. Bu sanrı tipleri dışında ayrıca; birisinin kendisine aşık olduğunu sanma gibi “erotomanik sanrılar”, bir hastalığı olduğuna dair “hipokondriyak sanrılar” ya da düşüncelerinin çalındığı, çekildi veya zihnine düşünce sokulduğu gibi “bizar sanrılar” görülebilmektedir.
    Kaynak: https://www.memorial.com.tr/hastalik...ileri-nelerdir

    Buyurun benim Bundan nasıl kurtulabilirim?
  • 13-12-2021, 11:36:06
    #53
    WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kaynak: https://www.memorial.com.tr/hastalik...ileri-nelerdir

    Buyurun benim Bundan nasıl kurtulabilirim?
    Kardeşim şizofreni değilsin. Şizofreni psikotik hastalıktır ve bir delilik halidir. Sen henüz nevrotik belirtiler gösteriyorsun. Ama doktora gitmezsen tedavine başlamazsan evet akıl sağlığını tamamen kaybedebilirsin.

    Psikotik hastalıklarda kişi hasta olduğunu farketöez. Nevroz ile Psikoz arasındaki fark budur. Yani delilerin en önemli özelliği deli olduklarının farkında olmamalarıdır. Sen henüz delirmedin şizofren değilsin. Ağır bir kaygı bozukluğu yaşıyorsun. Ama böbrek hastalığı yaşayıp tedavisi yaptırmayanın böbreği iflas eder kalp hastalığı yaşayıp tedavi ettirmeyen kalp yetmezliğine girer. Sen de teravine başlamazsan evet akıl sağlığını tamamen kaynedebilirsiniz.

    Forumlarda ve internette çare aramayı bırak. Hemen bir psikiyatriste git. Burada kimse sana teşhis koyamaz. Forumda böbrek hastalıklarına teşhis konulamadığı gibi akıl hastalıklarına da teşhis konulamaz. Beyin kimyan bozulmaya devam ettikçe duyduğun seslerin üzerine halüsinasyonlar eklenebilir.

    Hala gerçeklr bağımı koparmadın. Yaşadıklarınıj normal olmadığının farkındasın. Bu hala tedavi olabileceğin ve bu tedavinin çok uzun sürmeyeceği anlamına gelir. Bazı haplar ile 2-3 haftada kaygıların endişelerin kat kat azalır hiç ses duymamaya başlarsın. Bugün düşündüklerine gülmeye başlarsın.

    Ama tedavine başlamayıp doktora gitmeyip zaman kaybedersen hastalığın çok ilerleyecek. Ve bir gün aslında ben hasta değilim herkes bana komplo kuruyor diyeceksin. İşte bunu dediğin gün psikotik hale geldin yani delirdin yani şizofren oldun demektir ve tedavin çok zor olur. Henüz hissettiklerinin normal olmadığının farkındasın yani davranış ve duygu durum bozukluğu yaşıyorsın. Bunun tedavisi mümkün ve işi gücü bir kenara bırak hemen tedavine başla.

    Çok geçmiş olsun.
  • 13-12-2021, 11:45:45
    #54
    Üyeliği durduruldu
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kardeşim şizofreni değilsin. Şizofreni psikotik hastalıktır ve bir delilik halidir. Sen henüz nevrotik belirtiler gösteriyorsun. Ama doktora gitmezsen tedavine başlamazsan evet akıl sağlığını tamamen kaybedebilirsin.

    Psikotik hastalıklarda kişi hasta olduğunu farketöez. Nevroz ile Psikoz arasındaki fark budur. Yani delilerin en önemli özelliği deli olduklarının farkında olmamalarıdır. Sen henüz delirmedin şizofren değilsin. Ağır bir kaygı bozukluğu yaşıyorsun. Ama böbrek hastalığı yaşayıp tedavisi yaptırmayanın böbreği iflas eder kalp hastalığı yaşayıp tedavi ettirmeyen kalp yetmezliğine girer. Sen de teravine başlamazsan evet akıl sağlığını tamamen kaynedebilirsiniz.

    Forumlarda ve internette çare aramayı bırak. Hemen bir psikiyatriste git. Burada kimse sana teşhis koyamaz. Forumda böbrek hastalıklarına teşhis konulamadığı gibi akıl hastalıklarına da teşhis konulamaz. Beyin kimyan bozulmaya devam ettikçe duyduğun seslerin üzerine halüsinasyonlar eklenebilir.

    Hala gerçeklr bağımı koparmadın. Yaşadıklarınıj normal olmadığının farkındasın. Bu hala tedavi olabileceğin ve bu tedavinin çok uzun sürmeyeceği anlamına gelir. Bazı haplar ile 2-3 haftada kaygıların endişelerin kat kat azalır hiç ses duymamaya başlarsın. Bugün düşündüklerine gülmeye başlarsın.

    Ama tedavine başlamayıp doktora gitmeyip zaman kaybedersen hastalığın çok ilerleyecek. Ve bir gün aslında ben hasta değilim herkes bana komplo kuruyor diyeceksin. İşte bunu dediğin gün psikotik hale geldin yani delirdin yani şizofren oldun demektir ve tedavin çok zor olur. Henüz hissettiklerinin normal olmadığının farkındasın yani davranış ve duygu durum bozukluğu yaşıyorsın. Bunun tedavisi mümkün ve işi gücü bir kenara bırak hemen tedavine başla.

    Çok geçmiş olsun.
    Hocam zaten öyle şeyler yaşayınca kendimi tutmaya çalışıyorum yani "mantıksız olm", "salak salak şeyler düşünme" vs. gibi şeyler söylüyorum kendime. Ama o düşünceler daha baskın hale geliyor. Yolda rahat yürüyemiyorum sürekli herkesin kafasını bana çevirdiğini ve sürekli beni izlediğini, benim hakkımda sürekli kötü şeyler düşündüğünü düşünüyorum ve sürekli kendi iç sesimle kendimi eleştiriyorum