digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Değerli kardeşim emin ol iş yerin sağlığından önemli değil.

Çünkü sağlığını kaybedersen çalışacak bir işinin olmasının hiç bir önemi yok.



1) Apartman kapısı ile merdivenler arasında sana birinin saldırmak için hiç bir neden yok. Orada biri sana saldırsa bile yapabileceği hiç bir şey yok. Sen yetişkin bir adamsın. Ayrıca şunu hatırla oradan bugüne kadar 100 defa geçtin, her seferinde biri saldıracak diye endişelenerek hızlı hızlı geçtin. Ama kimse saldırmadı. Yani senin oradan geçiş hızının hiç bir önemi yok. Ayrıca bunu şöyle düşün, ben her gün apartman kapısından çıkıyorum. 40 senedir her gün apartman kapısından çıkıyorum ve kafama hiç çatıdan kiremit düşmedi. Peki ben kafama kask takmalı mıyım? Yani binlerce kez kapıdan çıktım ama kafana bir şey düşmediyse bu bundan sonra da düşmeyecek demektir. Sen de binlerce defa o kapıdan girip çıktın ve hiç bir şey olmadı, bundan sonra da olmayacak. Bu kadar uzun açıklamamın nedeni mantıksızlığı farketmen için.



2) İnsanların sürekli seni izlediğini, sana baktıklarını düşünmen hastalıklı bir düşünce. Yani beyin kimyan bozulmuş. Beyinde aşık olduğumuzda, mutlu olduğumuzda, endişeli olduğumuzda bazı kimyasallar salgılanır. Senin beynin durmadan endişelenince salgılanan kimyasalları salgılıyor ve sen sürekli endişeleniyorsun. Sürekli kendini tehdit altında hissediyorsun. Bunu tedavi ettirmezsen ileride tedavisi çok zor ya da mümkün olmayacaktır. İş yerini falan düşünme direk bir psikiyatriste git.



3) İnsanlara tedavin için hesap vermek zorunda değilsin. Bir psikiyatriste git ve iş yerinden neden doktora gittiğini sorarlarsa unutkanlık ve dikkat eksikliği yaşıyorum de. Doktora yaşadıklarının hepsini anlat ve tedavi için iş birliği yap. Kimseye sağlığın ile ilgili hesap vermek zorunda değilsin. Doktor da hasta mahremiyeti gereği senin hastalığın ile ilgili sen istemediğin sürece kimseye bir bilgi vermez.



4) Bu hastalık hayat kaliteni çok düşürmüş. Eski arkadaşlarınla görüşüyorsun. Herkes sohbet muhabbet eğleniyor ama sen eğlenemiyorsun. Sürekli bitmeyen bir endişe, bitmeyen kaygı hissediyorsun. Bu tamamen beyin kimyandan kaynaklanıyor. Seni tehdit eden hiç bir şey yok. Ama beyninde yanlış kimyasallar salgılanıyor. Bu his ile mutlu olamazsın değerli kardeşim. Sürekli tehdit altında olduğunu düşünerek endişeli şekilde yaşayamazsın. Bir PSİKİYATRİSTE en kısa sürede git. Bunu gizli de tutabilirsin ya da dediğim gibi dikkat eksikliği ve unutkanlık için gidiyorum B vitamini ve bir iki hap verdi diyerek başka insanlardan saklayabilirsin de. Ama bu hastalıklı düşünceleri tedavi ettirmediğin takdirde beyin kimyan biraz daha bozulabilir ve gerçekle bağını koparıp artık doktora bile güvenmeyecek hale gelebilirsin.



Son olarak 3 harfli 4 harfli 5 harfli şeyler ile senin bir alakan yok. Sadece beyin kimyan hastalanmış. Binlerce yıldır böyle beyin kimyası hastalanan insanlara teşhis koyamadıkları için bu insanların başka insanların göremediği ruhani varlıkları gördükleri gibi uydurma açıklamalar getirilmiş. Hastalığının çözümü muskada hacıda hocada değil doktorda ve corona olmuşsun gibi acele ederek en kısa sürede bir psikiyatriste gidip durumu anlatman lazım. Senin rahatsızlığının ilerleyen dönemlerinde minimum 14-21 gün hastaneye yatırabiliyorlar. Sen henüz o kadar ağır hasta değilsin.



Seni tanımayan bir abin olarak hastalığın ilerlemeden en kısa sürede psikiyatriste gitmeni öneririm.



Saygılar.
Hocam öncelikle konumu okuyup bu kadar uzun cevap verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Dünkü yaşadıklarımdan sonra en kısa sürede psikiyatriye gitmem gerektiğini anladım.
Dün akşam araba kullanırken (sadece dün akşam değil her araç kullandığımda) sanki arkamda polis varmış ya da eğer elim el freninde durmazsa birine çarpacakmışım gibi geliyor. Sadece bu da değil sizlere yemin edebilirim birilerini duyuyorum. Sanki arkamda ki polis benim adımı söyleye söyleye geliyormuş hissine kapılıyorum. Geçen amirim; "olm niye el frenini tutuyorsun sürekli çek elini şurdan yanlışlıkla çekcen" dedi çektim ama keşke çekmez olaydım. Sürekli ayağım debriyajın üstündeydi (basılı değil).

Apartman girişine gelirsek hocam; söylediğinizde haklısınız bana da mantıksız geliyor ama beyin kaçmamı istiyor ve birden salak gibi koşmaya başlıyorum

İnsanların beni sürekli izlediği bölüm en sıkıntılı bölüm. Ailecek bir pikniğe bile gidecek olsak ben rahat duramıyorum. Sürekli ben izlemiyormuşum, sürekli millet beni konuşuyor beni kötülüyormuş gibi hissediyorum.

aksaraymalakli adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hatali bir şey mi yaptınız neden öyle düşünüyorsunuz ne zamandir var hocam
2017-2018 yılından itibaren böyle salakça şeylerim var hocam Asıl sorun şu oldu;
2017 yılında arabayı ilk aldığımızda okula gittim. Okulda arkadaşım illa kullancam dedi bende şimdi kullanma başka zaman kullan dedim. Hava efsane yağmurluydu. Bu kullancam vs. deyince kıramadım aracı verdim. Bu arkadaş sürekli otomatik vites araç kullandığından bizim arabada acemilik çekiyordu ve korku başladı bende. Okul parkına arabayı koyayım derken kaza yaptı. Kaza yapınca babamı arayıp durumu anlattım ve kazayı ben yaptım dedim. O sırada babamdan o kadar çok azar yedim ki adam bana 1 yıl kadar küs kaldı. Arabanın da o zaman 850 TL masrafı çıktı. O masrafı da zaten karşı tarafın sigortası halletti. Bazı korkularım bundan sebepleniyor olabilir.

EdirneHaber adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Aslında asıl olan ölüm korkusu kafana takılan birşey var sana bunu yaptıran o birine birşey yaptın mı yada zarar görmesine sebep oldun mu bu tarz şeyler genelde birini şikayet edenlerde veya yapılmaması gereken birşeyi yapıp her an ortaya çıkmasından korkanlar da oluyor. Birde alkol kullanıyor isen 1-2 hafta içmeden dene
Çok şükür hocam Allah göstermesin kimseye bir şey yapmadım. Yani yapamam hocam kimsenin malına canına zarar vereceğimi hiçbir zaman düşünmedim.