• 08-12-2021, 21:17:20
    #10
    CanDostu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne diyorsun sen ya? Kimse kimseye, kendi kendimize... Dansöz gibi lafı oradan buradan çevirerek anlatmak istediğini bile anlatamamışsın.
    Türkiye'de asgari ücretli çalışan + asgari ücretin altında emekli maaşı alan + işsiz bu üçünü topla bakalım. Sonra açlık sınırı ve yoksulluk sınırlarına bak. Bunun altında aylık geliri olanları da o üçünün içine dahil et. Bak bakalım sayı ne yapıyor?
    Kendini kandırdığın konusunda katılıyorum sana. Kendinizi çok iyi kandırıyorsunuz.
    Bugüne kadar ne kadar ithalata sebep oldun, ne kadar ihracata vesile oldun?
    Ne kadar devlet imkanından faydalandın, ne kadar vergi ödedin?

    Kendin için muhakkak bir şeyler yapmışsındır. Saydığın gruptaki insanlar için ne yaptın? Normal işleri dışında bu tarz sorunları çözmek için gönüllülük esası ile bir şeyler yapmaya çalışan insanların arasına katıldın mı?

    Kazanç miktarları, sınav notu gibidir. Dersten kalma notu düşürülsün demek ile her hangi bir maaş devlet eli ile yükseltilsin, değiştirilsin demek arasında bir fark yok. Tabi siz bunu bilmiyor musunuz benden daha iyi biliyorsunuzdur fakat rasyonel - tarafsız düşünseniz nasıl kendinizi "tatmin" edeceksiniz.

    Bu arada her hangi bir siyasi partinin, ideolojinin taraftarı değilim. Devletlerin amacı, sorumluluğu toplumun refahı, eğitimi değildir. Devletlerin asli görevi adalet ve iç - dış askeri güvenliktir. Fakat aynı çalışanından asıl işi dışında ekstra her işi bekleyen patron gibi ekonomi, eğitim, sağlık gibi çeşit çeşit alanda her şeyi en ucuz, en hızlı ve en güzel şekilde "Devletten" beklemek kendini kandırmaktan başka bir şey değildir. Sağlığın, eğitimin, refahın belli bir yaşa kadar ailenin sonrasında senin sorumluluğun. Anne - babalar dünyaya getirdiği kundaktan yetişkinliğe kadar her türlü kendi yetiştirdiği çocuklarının eğitiminde, refahında her şeyi başaramıyorken milyonlarca insanı her hangi bir kurum veya varlık nasıl her şekilde başarıya, doğruya, güzele ulaştırabilir. Her fırsatta her ideolojinin işine gelen kısımlarından faydalanıp işinize gelmeyen kısımlarını görmezden gelmeyin lütfen. Adalet ve Güvenlik dışında her şey özel sektörün işidir. Bir insanın başarıları da başarısızlıkları da kendi eseridir.

    Çoğunluk olmanın verdiği özgüvenle düşüncelerinizi mutlak doğru kabul etmekten vazgeçin artık. Başkalarının başarılarından, başarısızlıklarından faydalanmaya çalışmakta acziyettir. Amacım kendimi tatmin etmek veya kimseyi yadırgamak, yargılamak, küçük görmek değil. Fakat bu hayatta her şeyin bir bedeli var. Kapitalizmin nimetlerini, sosyalizmin nimetleri ile birlikte elde etmek istiyorsak kapitalizmin gerektirdiği bedeller ile sosyalizmin gerektirdiği bedelleri "Almanya, Japonya, Güney Kore" toplumları gibi düzenli olarak ödersek neden olmasın?

    Hem rahat işim, güzel kazancım, güzel arabam - büyük güzel evim olsun. Hem devlet en güzel sosyal hizmetleri versin. Hem devlet mümkün olduğu kadar az vergi toplasın. Böyle bir dünya ne yazık ki yok. Abd bile büyük oranda şekillendirdiği, yönlendirdiği, faydalandığı "kapitalist" nimetlerin bedelini her yıl devasa askeri bütçeler ile ödüyor. Bugün ordusu olmasa bile Abd gibi bir ekonomiye Rusya ve Çin saldırır mı?
  • 08-12-2021, 23:51:03
    #11
    @CanDostu; Bakalım siz nasıl bir dans figürü sergileyeceksiniz merakla bekliyorum.
  • 09-12-2021, 00:01:37
    #12
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bugüne kadar ne kadar ithalata sebep oldun, ne kadar ihracata vesile oldun?
    Ne kadar devlet imkanından faydalandın, ne kadar vergi ödedin?

    Kendin için muhakkak bir şeyler yapmışsındır. Saydığın gruptaki insanlar için ne yaptın? Normal işleri dışında bu tarz sorunları çözmek için gönüllülük esası ile bir şeyler yapmaya çalışan insanların arasına katıldın mı?

    Kazanç miktarları, sınav notu gibidir. Dersten kalma notu düşürülsün demek ile her hangi bir maaş devlet eli ile yükseltilsin, değiştirilsin demek arasında bir fark yok. Tabi siz bunu bilmiyor musunuz benden daha iyi biliyorsunuzdur fakat rasyonel - tarafsız düşünseniz nasıl kendinizi "tatmin" edeceksiniz.

    Bu arada her hangi bir siyasi partinin, ideolojinin taraftarı değilim. Devletlerin amacı, sorumluluğu toplumun refahı, eğitimi değildir. Devletlerin asli görevi adalet ve iç - dış askeri güvenliktir. Fakat aynı çalışanından asıl işi dışında ekstra her işi bekleyen patron gibi ekonomi, eğitim, sağlık gibi çeşit çeşit alanda her şeyi en ucuz, en hızlı ve en güzel şekilde "Devletten" beklemek kendini kandırmaktan başka bir şey değildir. Sağlığın, eğitimin, refahın belli bir yaşa kadar ailenin sonrasında senin sorumluluğun. Anne - babalar dünyaya getirdiği kundaktan yetişkinliğe kadar her türlü kendi yetiştirdiği çocuklarının eğitiminde, refahında her şeyi başaramıyorken milyonlarca insanı her hangi bir kurum veya varlık nasıl her şekilde başarıya, doğruya, güzele ulaştırabilir. Her fırsatta her ideolojinin işine gelen kısımlarından faydalanıp işinize gelmeyen kısımlarını görmezden gelmeyin lütfen. Adalet ve Güvenlik dışında her şey özel sektörün işidir. Bir insanın başarıları da başarısızlıkları da kendi eseridir.

    Çoğunluk olmanın verdiği özgüvenle düşüncelerinizi mutlak doğru kabul etmekten vazgeçin artık. Başkalarının başarılarından, başarısızlıklarından faydalanmaya çalışmakta acziyettir. Amacım kendimi tatmin etmek veya kimseyi yadırgamak, yargılamak, küçük görmek değil. Fakat bu hayatta her şeyin bir bedeli var. Kapitalizmin nimetlerini, sosyalizmin nimetleri ile birlikte elde etmek istiyorsak kapitalizmin gerektirdiği bedeller ile sosyalizmin gerektirdiği bedelleri "Almanya, Japonya, Güney Kore" toplumları gibi düzenli olarak ödersek neden olmasın?

    Hem rahat işim, güzel kazancım, güzel arabam - büyük güzel evim olsun. Hem devlet en güzel sosyal hizmetleri versin. Hem devlet mümkün olduğu kadar az vergi toplasın. Böyle bir dünya ne yazık ki yok. Abd bile büyük oranda şekillendirdiği, yönlendirdiği, faydalandığı "kapitalist" nimetlerin bedelini her yıl devasa askeri bütçeler ile ödüyor. Bugün ordusu olmasa bile Abd gibi bir ekonomiye Rusya ve Çin saldırır mı?
    Size 2 sorum var;
    Eleştirmek için ihracat yapmış olmak mı gerekiyor? Sadece evini geçindirmek için çalışan ve tüketen bir birey eleştiremez mi?
    Devletlerin amacı toplumun refahı, eğitimi değildir demişsiniz. Devletleri boş verelim TC üzerinden düşünmek yeterli. Anayasamızı ya da bir bahse konu bölümlerini hiç okudunuz mu? Sosyal hukuk devleti vurgusundan ve anayasadaki eğitim, sağlık vb haklar ile ilgili maddelerden haberiniz var mı?
  • 09-12-2021, 00:20:29
    #13
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bugüne kadar ne kadar ithalata sebep oldun, ne kadar ihracata vesile oldun?
    Ne kadar devlet imkanından faydalandın, ne kadar vergi ödedin?

    Kendin için muhakkak bir şeyler yapmışsındır. Saydığın gruptaki insanlar için ne yaptın? Normal işleri dışında bu tarz sorunları çözmek için gönüllülük esası ile bir şeyler yapmaya çalışan insanların arasına katıldın mı?

    Kazanç miktarları, sınav notu gibidir. Dersten kalma notu düşürülsün demek ile her hangi bir maaş devlet eli ile yükseltilsin, değiştirilsin demek arasında bir fark yok. Tabi siz bunu bilmiyor musunuz benden daha iyi biliyorsunuzdur fakat rasyonel - tarafsız düşünseniz nasıl kendinizi "tatmin" edeceksiniz.

    Bu arada her hangi bir siyasi partinin, ideolojinin taraftarı değilim. Devletlerin amacı, sorumluluğu toplumun refahı, eğitimi değildir. Devletlerin asli görevi adalet ve iç - dış askeri güvenliktir. Fakat aynı çalışanından asıl işi dışında ekstra her işi bekleyen patron gibi ekonomi, eğitim, sağlık gibi çeşit çeşit alanda her şeyi en ucuz, en hızlı ve en güzel şekilde "Devletten" beklemek kendini kandırmaktan başka bir şey değildir. Sağlığın, eğitimin, refahın belli bir yaşa kadar ailenin sonrasında senin sorumluluğun. Anne - babalar dünyaya getirdiği kundaktan yetişkinliğe kadar her türlü kendi yetiştirdiği çocuklarının eğitiminde, refahında her şeyi başaramıyorken milyonlarca insanı her hangi bir kurum veya varlık nasıl her şekilde başarıya, doğruya, güzele ulaştırabilir. Her fırsatta her ideolojinin işine gelen kısımlarından faydalanıp işinize gelmeyen kısımlarını görmezden gelmeyin lütfen. Adalet ve Güvenlik dışında her şey özel sektörün işidir. Bir insanın başarıları da başarısızlıkları da kendi eseridir.

    Çoğunluk olmanın verdiği özgüvenle düşüncelerinizi mutlak doğru kabul etmekten vazgeçin artık. Başkalarının başarılarından, başarısızlıklarından faydalanmaya çalışmakta acziyettir. Amacım kendimi tatmin etmek veya kimseyi yadırgamak, yargılamak, küçük görmek değil. Fakat bu hayatta her şeyin bir bedeli var. Kapitalizmin nimetlerini, sosyalizmin nimetleri ile birlikte elde etmek istiyorsak kapitalizmin gerektirdiği bedeller ile sosyalizmin gerektirdiği bedelleri "Almanya, Japonya, Güney Kore" toplumları gibi düzenli olarak ödersek neden olmasın?

    Hem rahat işim, güzel kazancım, güzel arabam - büyük güzel evim olsun. Hem devlet en güzel sosyal hizmetleri versin. Hem devlet mümkün olduğu kadar az vergi toplasın. Böyle bir dünya ne yazık ki yok. Abd bile büyük oranda şekillendirdiği, yönlendirdiği, faydalandığı "kapitalist" nimetlerin bedelini her yıl devasa askeri bütçeler ile ödüyor. Bugün ordusu olmasa bile Abd gibi bir ekonomiye Rusya ve Çin saldırır mı?
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @CanDostu; Bakalım siz nasıl bir dans figürü sergileyeceksiniz merakla bekliyorum.
    Yahu kardeşim yürü git işine. Neyin kafasını yaşıyorsun sen yahu. Kim öğretiyor bunları sana? Devletlerin amacı refah, eğitim vs değilmiş miş mişte. Sadece adalet, iç dış tehditmiş.
    Cumhuriyet nedir, Atatürk'ün Cumhuriyet ilkeleri nelerdir ilk önce bunları öğren. Sosyal devlet nedir ona sonra gelirsin. Daha yaşadığın Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşından haberin yok. Geçmişsin karşıma laf ebeliği yapıyorsun. Yok sosyalizm, yok kapitalizm... Ekonomik sıkıntıyı, kötü yönetmeyi hükümetin sorumluluğundan atmak için kıvrandıkça kıvranıyorsun. Bir vatandaşı suçlamadığın kalmıştı bile diyemiyorum. Çünkü son paragrafında yapmışsın zaten. Ülkeyi daha ne kadar hallaç pamuğuna çevireceksiniz acaba...
    Lütfen, rica ediyorum beni artık etiketleme ve alıntılama. Tutabiliyorsan içinde tut, tutamıyorsan yine yaz ama ETİKET ve ALINTI yapma.
  • 09-12-2021, 00:47:36
    #14
    kurmaca bir yayın hiç inanmadım
  • 09-12-2021, 00:53:49
    #15
    Ugursuz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Size 2 sorum var;
    Eleştirmek için ihracat yapmış olmak mı gerekiyor? Sadece evini geçindirmek için çalışan ve tüketen bir birey eleştiremez mi?
    Devletlerin amacı toplumun refahı, eğitimi değildir demişsiniz. Devletleri boş verelim TC üzerinden düşünmek yeterli. Anayasamızı ya da bir bahse konu bölümlerini hiç okudunuz mu? Sosyal hukuk devleti vurgusundan ve anayasadaki eğitim, sağlık vb haklar ile ilgili maddelerden haberiniz var mı?
    Eleştirmek için ihracat değil, samimiyet gerekiyor. Saygıya önem verdiğimi ifade ederken hakaret edersem, saygıya önem verdiğim iddiası ne anlam ifade eder? Otomobillerdeki vergide, gelir vergisini istediği gibi gösteren serbest meslek sahiplerimizin, tüccarlarımızın katkısı büyük. Sorsam hangi statü, eğitim seviyesinden olursa olsun maaşlı çalışana, işçiye önem verdiğini söyleyecektir. Fatura kesmeyerek tasarruf ettikleri vergileri araç alırken tamam hadi şimdi ödeyeyim bari diyerek ödedikleri vergiler ile. İşte misal bu sevgi sayesinde yıllardır döviz düşük seviyelerdeyken de sıradan maaşlı insanlar güzel arabalar alamadılar. Ticaret yapanlar, ya da eğitimleri, kariyerleri ile yüksek maaş elde eden insanlar aldı o güzel arabaları. Yada karı - koca çalışıp tasarruf edip biriktirebilenler alabildi krediler ile yine o güzel arabaları.

    Sadece evini geçindirmek için çalışan ve tüketen bir birey eleştiremez mi? demişsiniz. Eleştirdiği yanlışları kendisi yapmıyorsa neden eleştirmesin?. Hepimiz sorumluluğumuzu tam anlamıyla yerine getirirsek, yanlışları kim yapacak? Yeterli güvenceleri sağlamadan bir şeyler elde etmek, elde etmeye çalışmak risk oranını yükseltmek demek.
  • 09-12-2021, 01:04:11
    #16
    Neyse ne! (20 Yıl Geriye Sarın) ne oldu? İşe yaramadı mı? O halde... Neyse neeeee!

  • 09-12-2021, 01:08:26
    #17
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bugüne kadar ne kadar ithalata sebep oldun, ne kadar ihracata vesile oldun?
    Ne kadar devlet imkanından faydalandın, ne kadar vergi ödedin?

    Kendin için muhakkak bir şeyler yapmışsındır. Saydığın gruptaki insanlar için ne yaptın? Normal işleri dışında bu tarz sorunları çözmek için gönüllülük esası ile bir şeyler yapmaya çalışan insanların arasına katıldın mı?

    Kazanç miktarları, sınav notu gibidir. Dersten kalma notu düşürülsün demek ile her hangi bir maaş devlet eli ile yükseltilsin, değiştirilsin demek arasında bir fark yok. Tabi siz bunu bilmiyor musunuz benden daha iyi biliyorsunuzdur fakat rasyonel - tarafsız düşünseniz nasıl kendinizi "tatmin" edeceksiniz.

    Bu arada her hangi bir siyasi partinin, ideolojinin taraftarı değilim. Devletlerin amacı, sorumluluğu toplumun refahı, eğitimi değildir. Devletlerin asli görevi adalet ve iç - dış askeri güvenliktir. Fakat aynı çalışanından asıl işi dışında ekstra her işi bekleyen patron gibi ekonomi, eğitim, sağlık gibi çeşit çeşit alanda her şeyi en ucuz, en hızlı ve en güzel şekilde "Devletten" beklemek kendini kandırmaktan başka bir şey değildir. Sağlığın, eğitimin, refahın belli bir yaşa kadar ailenin sonrasında senin sorumluluğun. Anne - babalar dünyaya getirdiği kundaktan yetişkinliğe kadar her türlü kendi yetiştirdiği çocuklarının eğitiminde, refahında her şeyi başaramıyorken milyonlarca insanı her hangi bir kurum veya varlık nasıl her şekilde başarıya, doğruya, güzele ulaştırabilir. Her fırsatta her ideolojinin işine gelen kısımlarından faydalanıp işinize gelmeyen kısımlarını görmezden gelmeyin lütfen. Adalet ve Güvenlik dışında her şey özel sektörün işidir. Bir insanın başarıları da başarısızlıkları da kendi eseridir.

    Çoğunluk olmanın verdiği özgüvenle düşüncelerinizi mutlak doğru kabul etmekten vazgeçin artık. Başkalarının başarılarından, başarısızlıklarından faydalanmaya çalışmakta acziyettir. Amacım kendimi tatmin etmek veya kimseyi yadırgamak, yargılamak, küçük görmek değil. Fakat bu hayatta her şeyin bir bedeli var. Kapitalizmin nimetlerini, sosyalizmin nimetleri ile birlikte elde etmek istiyorsak kapitalizmin gerektirdiği bedeller ile sosyalizmin gerektirdiği bedelleri "Almanya, Japonya, Güney Kore" toplumları gibi düzenli olarak ödersek neden olmasın?

    Hem rahat işim, güzel kazancım, güzel arabam - büyük güzel evim olsun. Hem devlet en güzel sosyal hizmetleri versin. Hem devlet mümkün olduğu kadar az vergi toplasın. Böyle bir dünya ne yazık ki yok. Abd bile büyük oranda şekillendirdiği, yönlendirdiği, faydalandığı "kapitalist" nimetlerin bedelini her yıl devasa askeri bütçeler ile ödüyor. Bugün ordusu olmasa bile Abd gibi bir ekonomiye Rusya ve Çin saldırır mı?

    Dediklerinizin hepsini yaptık, yapanlar da çevremde çokça var. Ayrıca sosyal sorumluluk projelerine de gönül vermiş vergimi de devlete ödeyen bir birey olarak dahi tartışmak kesinlikle istemiyorum. Bu konu ile ilgili de gerçekten size tek bir yorum bile yapmayacağım. Lakin aşağıya bir not bıraktım.
    Çünkü mesajınızda "Devletlerin amacı, sorumluluğu toplumun refahı, eğitimi değildir." yazmışsınız.

    V. Devletin temel amaç ve görevleri
    Madde 5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
  • 09-12-2021, 01:33:24
    #18
    muzikgunlugu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dediklerinizin hepsini yaptık, yapanlar da çevremde çokça var. Ayrıca sosyal sorumluluk projelerine de gönül vermiş vergimi de devlete ödeyen bir birey olarak dahi tartışmak kesinlikle istemiyorum. Bu konu ile ilgili de gerçekten size tek bir yorum bile yapmayacağım. Lakin aşağıya bir not bıraktım.
    Çünkü mesajınızda "Devletlerin amacı, sorumluluğu toplumun refahı, eğitimi değildir." yazmışsınız.

    V. Devletin temel amaç ve görevleri
    Madde 5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
    Yerine getirdiğinizi iddia ettiğiniz sorumluluklarınız, yaşam tarzınız ve yapmak zorunda olmadığınız halde yaptığınız sosyal sorumluluk çalışmaları için teşekkür ve tebrik ederim. Doğru ve yanlışları; çıkarlarımıza, doğruyu yanlışı yapanı sevip sevmediğimize, destekleyip desteklemediğimize, memleketine, politik - dini ideolojisine göre ayırmaya devam ettiğimiz sürece nasıl bir çözüm bulacağız.

    Devlet'in en büyük iş gücü yine toplum olarak biziz. Anayasa'nın teminatı da toplum olarak biziz. Devlet ve Anayasa'yı da oluşturan, denetleyen bizsek. Toplum olarak bizi kim denetleyecek.