Forumda 2-3 aydır sürekli görüyorum insanları kırmadan "taraf" olmadan yapıcı bir şekilde rasyonel ve duygusal bir şekilde düşüncelerimi aktarmaya çalışıyorum. Çeşitli sorunlar, kötü durumlar içerisinde sürekli çeşitli nedenlerimiz var. Mazeretlerimiz var. Siyaset ve ekonomiden dolayı insanlar birbirlerini suçluyor. Duygu ve Psikiyatrik durumlarından ötürü birbirlerini suçluyor. Fakat gerçekten tarafsız bir şekilde bakacak olursak biz çeşitli kavramlar, özneler arkasına sığınarak sözde değer verdiğimiz kendimiz, sevdiklerimiz, toplumumuz ve "ülkemize" o kadar zarar veriyoruz ki inanılır gibi değil

Aile arasında, Akrabalar arasında, Memlekette, İş yerinizde bir gözlem yapın. Bir bakıyorum çevremde bizde "kendisini", "ailesini", "akrabalarını", "memleketini", "milletini" ve "ülkesini" bu kadar sevip ve el birliği ile bu kadar bu saydığım değerlere nasıl bu kadar zarar verebiliyoruz.

Bizim sorunumuz tek başına "Döviz, Ekonomi" veya "Politika" veya "Adalet" değil değerli arkadaşlar. O kadar ciddi sosyolojik-psikiyatrik bir sorun içerisindeyiz ki toplumu oluşturan bireyler olarak hem kendimizi hem bu değerleri bu kadar önemseyip, sevip hem de o kadar zarar veriyoruz. Fazla elitist gelebilir ama resmen "Varoluşsal Sancı" yaşıyoruz. Artık "Huzur" değilde "Mutluluğun" önemli olduğu algısından dolayı mı oluyor bu zincirleme sorunlar. Her hangi bir dini ideolojiyi diğerinden mutlak bir şekilde üstün gören biri değilim. Fakat şunun farkında olmalıyız "Mutluluk" sürekli elde edilmesi gereken, gerekli olan şey değil. Gereken şey "Huzur". Sürekli "Mutluluk" peşinde koşmak haz bağımlılığıdır. İhtiyacımız olan ve en fazla sahip olabileceğimiz şey "Huzur'dur". Her canımız sıkıldığında, boşluğa düştüğümüzde (ki bu günümüz dünyasının evrensel bir sorunu haline geldi) nasıl mutlu olurum, mutlu olmalıyım beklentileri bence bizi bu yanlışa sürüklüyor. Sosyal Medya'ya giriyorum hem sevdiğim insanların mutluluğuna seviniyorum hem de bu insanlar nasıl gün - hafta içerisinde sürekli bu kadar gezebiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, eğlenebiliyor bu hayatı ben mi yaşayamıyorum diye mutsuz olup çıkıyorum.

O yüzden boşuna, şunlar yüzünden bizde, senin yüzünden bende kötü durumdayım, bir şey yapamıyorum - edemiyorum. Bunlarla kendimizi tatmin ediyoruz, kandırıyoruz başka bir şey değil. Ben Ortaokuldan beridir bu kafadan kurtulamıyorum. Fakat ben bir tek bende var sanarken aslında toplum olarak inanılmaz bir aşağılık ve üstünlük kompleksine sahibiz. Sadece diğer insanlar bana göre bunu daha iyi kontrol altında tutabiliyor. Birbirimize hem bu kadar yardımcı olmaya çalışırken hem bu kadar üstünlük kurmaya çalışmamız, hem birbirimizi överken - desteklerken hem birbirimizi kazandığımız, elde ettiğimizle ezmeye çalışmamız. Tüylerim ürperiyor.

Akrabalar, Arkadaşlar arasına çıkmadan önce güzel eşyalar, evler, arabalar, başarılar elde etmeliyiz ki takdir edilelim, mutlu olalım düşüncesi içerisindeyiz. Birbirimizle ayak üstü karşılaştığımızda nasılsın demiyor "Napıyorsun" diyerek ne başardın, ne elde ettin, hangi konuma yükseldin diyoruz aslında farkında olmadan ne kadar acı.