• 27-11-2021, 10:24:33
    #55
    Konya Muhacir Pazarın mahallesinde ergenliğim gençliğim geçti diyebilirim bilenler bilirler.
    İsminin hakkını veren bir mahalledir.
    Her milletten insan bulunur.
    Konya'ya Suriye'den göçen çok multeci oldu. Türkmeni'de geldi Arap'ı da geldi.
    Afrika ülkelerinden gelenlerde çoktu, onların bir taşkınlığını görmedim. Çoğu hızlı bir şekilde Türkçe öğrendi rahatlıkla uyum sağladılar.
    Ama Suriye'den gelenler öyle değil. Aşırı milliyetçi olsa gerek ki Muhacir Pazarı'ndaki dükkanlarında Türkçe tabela bulamaz olduk.
    Tabela olayları vs. derken Türk esnaf ile Suriyeli esnaflar kavga etmeye başladılar.
    O yıllar cahiliye dönemlerimize denk geldiği için bu durum bizi epeyce rahatsız etmişti. Mahallede çok kavgalar oldu çok çektiler bizden.
    Bir gün hiç unutmuyorum, stadyumdan antrenmandan çıktık 3 arkadaş Anıt Hastahanesi civarından yukarıya Zafer'e doğru gideceğiz.
    Teyzenin biri çöp dökmüş apartmanına girmek istiyor, kapının önünde 6dan fazla suriyeli genç teyzeyi apartmana sokmuyor alay ediyorlar.
    Biri apartman kapısına elini uzatmış geçmek imkansız ancak teyzenin eğilmesi lazım geçmesi için.
    Öncesi durumu anlamamıştık ama kısa sürede anlayınca olaylar koptu.
    Klasik kavga öncesi sohbeti hayırdır ne oluyor, teyze bunlar kim gibi sorularla mevzu gelişti.
    Bizden çok güzel dayak yediler. Beni geçtim de yanımda iki tane derece yapmış boksör arkadaşım vardı.
    Yumruk da yedik ama hem çok keyif aldım , karşı taraf pert olmuştu. Hakkını yemeyelim erkek gibi dövüştüler. Bıçak vs. hiç çıkmadı karşı taraftan.

    Ben biraz Suriyelilerle fazla münakaşa haline geldiğim için hıncımı aldım. Takmıyorum, biz mücadeleyle mahalleden gönderemedik yani denedik en azından, çünkü olaylar çok farklı boyutlara geldi. Çocuklar mahallede oynayamaz kızlar geçemez oldular. Taciz edercesine bakışları görmeniz lazım yaşayan bilir. Bizi yadırgamayın.


    Buna gerçekten bir çözüm getirilmeli bu konular gündemden düştü ama halen bir tehdit unsuru.
  • 27-11-2021, 10:29:02
    #56
    Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.


    Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların ve sâirenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilakis, Türk milletinin millî rabıtalarını gevşetti; millî hislerini, millî heyecanlarını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü, Muhammed'in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu. Bu Arap fikri, Ümmet kelimesi ile ifade olundu. Muhammed’in dinini kabul edenler, kendilerini unutmağa, hayatlarını Allah kelimesinin her yerde yükseltilmesine hasretmeğe mecburdular. Bununla beraber, Allah’a kendi millî lisanında değil, Allah’ın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacatta bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe Allah’a ne dediğini bilmeyecekti. Bu vaziyet karşısında Türk milleti birçok asırlar ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin adeta bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kur'ân'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler. Başlarına geçebilmiş olan haris serdarlar, Türk milletince karışık, cahil hocalar ağzıyla ateş ve azap ile müthiş bir muamma halinde kalan dini hırs ve siyasetlerine âlet ittihaz ettiler. Bir taraftan Arapları zorla emirleri altına aldılar, bir taraftan Avrupa'da Allah kelimesinin îlâsı (yüceltilmesi) parolası altında Hıristiyan milletlerini idareleri altına geçirdiler, fakat onların dinlerine ve milliyetlerine ilişmeyi düşünmediler.


    Ne onları ümmet yaptılar, ne onlarla birleşerek kuvvetli bir millet yaptılar. Mısır'da belirsiz bir adamı 'Halifedir' diye yok ettiler, hırkasıdır diye bir palas pâreyi hilâfet alâmeti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular, halife oldular. Gâh şarka, gâh garba veya her tarafa birden saldıra saldıra Türk milletini, topraklarını, menfaatlerini, benliğini unutturacak, Allah’a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular. Millî duyguyu boğan, fânî Dünya'ya kıymet verdirmeyen, sefaletler, zaruretler, felaketler his olunmaya başlayınca, asıl hakiki saadete öldükten sonra Âhiret'te kavuşacağını vaat ve temin eden dinî akîde ve dinî his, millet uyandığı zaman onun şu acı hakikati görmesine mânî olamadı. Bu feci manzara karşısında kalanlara kendilerinden evvel ölenlerin Ahiret'teki saadetlerini düşünerek veya bir an evvel ölüm niyaz ederek Âhiret hayatına kavuşmak telkin eden din hissi, Dünya'nın acısı duyulan tokadıyla derhal Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı. Davetlileri Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti. Türk vicdan-ı umûmîsi, derhal, yüzlerce asırlık kudret ve küşayişiyle (açıklıkla, ferahlıkla), büyük heyecanlarla çarpıyordu. Ne oldu? Türkün millî hissi, artık ocağında ateşlenmişti. Artık Türk, Cennet'i değil, eski, hakîkî büyük Türk cedlerinin mukaddes miraslarının son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. İşte din hissinin Türk milletinde bıraktığı hatıra.


    Türk milleti, millî hissi dînî hisle değil, fakat insanî hisle yan yana düşünmekten zevk alır, vicdanında millî hissin yanında insanî hissin şerefli yerini daima muhafaza etmekle müftehirdir (öğünür). Çünkü Türk milleti bilir ki bugün medeniyetin şahrahında (büyük yolunda) müstakil ve fakat kendilerine muvâzî yürüdüğü umum medenî milletlerle keşifleri mütekabil insânî ve medenî münasebet, elbette inkişafımızda devam için lazımdır. Ve yine malumdur ki Türk milleti, her medenî millet gibi mâzînin bütün devirlerinde keşifleriyle, ihtiralarıyla medeniyet âlemine hizmet etmiş insanların, milletlerin kıymetini takdir ve hatıralarını hürmetle muhafaza eder. Türk milleti, insaniyet âleminin samimi bir ailesidir.


    Türk milleti en eski tarihlerde meşhur kurultaylarıyla, bu kurultaylarında devlet reislerini intihap etmeleriyle demokrasi fikrine ne kadar merbut olduklarını göstermişlerdir. Son tarih devirlerinde Türklerin teşkil ettikleri devletlerde başlarına geçen padişahlar, bu usulden ayrılarak müstebit olmuşlardır.


    Kralların ve padişahların istibdadına dinler mesnet olmuştur. Krallar, halifeler, padişahlar etraflarını alan papazlar, hocalar tarafından yapılmış teşviklerle, ilâhî hukuka istinat etmişlerdir. Hâkimiyetin, bu hükümdarlara Allah tarafından verilmiş olduğu nazariyesi uydurulmuştur. Buna göre, hükümdar, ancak Allah’a karşı mesuldür. Kudret ve hakimiyetin hududu din kitaplarında aranabilir. İlâhî hukuka müstenit bir mutlakıyet kaidesi önünde demokrasi prensibinin ilk aldığı vaziyet mütevâzîdir. O, evvela hükümdarı devirmeğe değil, onun yalnız kuvvetlerini tahdîde, mutlakıyeti kaldırmağa çalıştı. Bu çalışma 400-500 sene evvelinden başlar. Evvela kuvvetin milletten geldiği ve kuvvete gayrı muktedir bir ele düşerse iştirak etmesiyledir."


    - Atatürk.
  • 27-11-2021, 10:59:12
    #57
    Peace adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Suç araplar da, turistler de değil.

    Malını niye arapa satıyorsun? Hadi sattın kendi insanına sat. Kendi ellerimizle kendi topraklarımızı adamlara 3-5 kuruşa veriyoruz üstelik çalışanları da çıkartıp arap çalışan alıyorsun sırf yaranmak için.. gerçekten büyük karaktersizlik.
    arabı kim getirdi buraya ?
  • 27-11-2021, 11:49:37
    #58
    Arap ülkesinde çalışan arap olmaz hinti pakistanlı afrikalı cart curt olur. Gerçek arap çalışmaz.

    Arabına göre değişir tabi yukarıdaki önermem. Ortadoğunun kalbi arabı mı(Filistinli mısırlı) yoksa Arabistan Arabı mı?
  • 27-11-2021, 13:23:54
    #59
    osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İngilizce kullanıcı adı

    Deyim : Dinime küfreden Müslüman olsa bari

    Eleştirdiğiniz şeyi yapmayın
    Konuyla ne ilgisi var bunun? 😉
  • 27-11-2021, 13:27:21
    #60
    osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İngilizce kullanıcı adı

    Deyim : Dinime küfreden Müslüman olsa bari

    Eleştirdiğiniz şeyi yapmayın
    Direkt engeli bastım.
  • 27-11-2021, 14:52:28
    #61
    ben de levent'e gdince aynı hissi yaşıyorum. tek bi tane türk markası yok.
  • 27-11-2021, 15:15:15
    #62
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    ''Vatan savunmasında gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir.''
    - Mustafa Kemal Atatürk
  • 27-11-2021, 16:09:58
    #63
    Yabancılara Arap ülkesi değil demeye çalışırken gerçekten Arap ülkesine dönüyoruz. Herhalde geleceği görmüşlerdi