Konya Muhacir Pazarın mahallesinde ergenliğim gençliğim geçti diyebilirim bilenler bilirler.
İsminin hakkını veren bir mahalledir.
Her milletten insan bulunur.
Konya'ya Suriye'den göçen çok multeci oldu. Türkmeni'de geldi Arap'ı da geldi.
Afrika ülkelerinden gelenlerde çoktu, onların bir taşkınlığını görmedim. Çoğu hızlı bir şekilde Türkçe öğrendi rahatlıkla uyum sağladılar.
Ama Suriye'den gelenler öyle değil. Aşırı milliyetçi olsa gerek ki Muhacir Pazarı'ndaki dükkanlarında Türkçe tabela bulamaz olduk.
Tabela olayları vs. derken Türk esnaf ile Suriyeli esnaflar kavga etmeye başladılar.
O yıllar cahiliye dönemlerimize denk geldiği için bu durum bizi epeyce rahatsız etmişti. Mahallede çok kavgalar oldu çok çektiler bizden.
Bir gün hiç unutmuyorum, stadyumdan antrenmandan çıktık 3 arkadaş Anıt Hastahanesi civarından yukarıya Zafer'e doğru gideceğiz.
Teyzenin biri çöp dökmüş apartmanına girmek istiyor, kapının önünde 6dan fazla suriyeli genç teyzeyi apartmana sokmuyor alay ediyorlar.
Biri apartman kapısına elini uzatmış geçmek imkansız ancak teyzenin eğilmesi lazım geçmesi için.
Öncesi durumu anlamamıştık ama kısa sürede anlayınca olaylar koptu.
Klasik kavga öncesi sohbeti hayırdır ne oluyor, teyze bunlar kim gibi sorularla mevzu gelişti.
Bizden çok güzel dayak yediler. Beni geçtim de yanımda iki tane derece yapmış boksör arkadaşım vardı.
Yumruk da yedik ama hem çok keyif aldım , karşı taraf pert olmuştu. Hakkını yemeyelim erkek gibi dövüştüler. Bıçak vs. hiç çıkmadı karşı taraftan.

Ben biraz Suriyelilerle fazla münakaşa haline geldiğim için hıncımı aldım. Takmıyorum, biz mücadeleyle mahalleden gönderemedik yani denedik en azından, çünkü olaylar çok farklı boyutlara geldi. Çocuklar mahallede oynayamaz kızlar geçemez oldular. Taciz edercesine bakışları görmeniz lazım yaşayan bilir. Bizi yadırgamayın.


Buna gerçekten bir çözüm getirilmeli bu konular gündemden düştü ama halen bir tehdit unsuru.