Merhaba değerli Forum üyeleri, öncelikle bu konuyu herhangi bir kişiyi karalamak küçük düşürmek aşağılamak ya da yaptığı işe çomak sokmak için hazırlamadım. Sadece bugün bu şekilde bir programı izlerken bazı hususlar dikkatimi çekti. Esra Erol ya da Müge anlı gibi programlar diğerlerinden daha çok rağbet gördüğü ve bahsetmek istediğim konuyu anlayabilmeniz için sadece örnek olarak verilmiştir. Yazıyı okuduktan sonra yorumlarımı değerlendirir ve kendi yorumlarınızı yazarsanız sevinirim.
Konuya giriyorum. Bu şekilde yayın yapan programlar kayıp kişileri bulmak için etkili bir yöntem olabiliyor. Sonuçta bir kişi kayıp diyelim, kaybolan kişiyi bulmak için milyonların izlediği bir kanalda fotoğrafı yayınlanıyor ve gelen ihbarlar sonucunda kayıp kişi bulunabiliyor. Buraya kadar herşey normal gibi gözüküyor. Ama olayların derininde işler hiç de normal değil.
Bir hukuk devletinde medyanın kolluk kuvveti rolüne bürünmesi ne kadar doğru? Sizce bu programlar hukukun ve kolluk kuvvetlerinin önüne mi geçiyor?
Bunun haricinde birbirleri ile sorun yaşayan evli kişiler de çözümü buralarda bulacağına inanıp programa katılıyor. Aralarında anlaşmazlık bulunan çiftler, milyonlar önünde birbirleri ile tartışıyor ve bu programların sunucuları aracılığıyla aralarındaki sorunu çözüyor. Yine buraya kadar herşey normal gibi gözüküyor. Bazen ise eşler birbirleri ile boşanma kararı alıyor ve programın sunucusu anlaşmalı boşanma konusunda ikna etmeye çalışıyor. Onlara şartlarını soruyor ve eşler birbirlerine karşı şartlarını söyledikten sonra artık boşanabilirsiniz diyor. Bu durumda Medya ajansları resmen arabuluculuk faaliyeti gösteriyor. Arabuluculuk yapılabilmesi için Arabuluculuk sertifikasına sahip olunması gerekiyor. Herkes arabuluculuk yapamaz. Arabulucu olabilmek için gerekli şartlara sahip olmak gerekir. Bu şartlar kanunda şu şekilde sayılmıştır; Türk vatandaşı olmak, Hukuk Fakültesinden mezun olmak veya yabancı bir hukuk fakültesini bitirip de Türkiye'deki hukuk fakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden sınava girip başarı belgesi almış bulunmak, kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak, mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olmak, arabuluculuk eğitimini tamamlamak şartlarına haiz olmaları gerekmektedir.
Olayları en ince ayrıntısına kadar araştırıyor ve kusurlu olan eşe neden? Niye yaptın gibi sorular yöneltiyor. Bu resmen bir yargılama türüdür. Yargılamalar mahkemede yapılır. Bu anayasal bir kuraldır. Benim nezdinde medyanın insanları bu şekilde yargılaması anayasal düzene aykırı bir davranıştır. Bu durumda hukuk devleti, medya devletine dönüştürülüyor. Peki sizin bu konu hakkında düşünceleriniz neler? Ben mi yanlış düşünüyorum? Düşüncelerim yanlış ise neden?
Bu yazdıklarım tamamen şahsi fikirlerim. Lütfen yorumlarınızı yazının en başını dikkate alarak yapın. 😊
Sizce?
Hukuk devleti
Medya devleti