Babamda öyle birinden bişey duyar gelir sana böyle edelim der baba böyle olmaz desen ona bağırıp çağırır sonra anlar yanlış olduğunu onbin defa dedimsapdan soldan duyup ta gelip bize deme bişey
Aynısını zamanında yaşamıştım. Klasik Türkiye'de bir aile. Bizim kanıtlarla öğrendiğimiz bilgi, kulaktan duyma olur. Kendi duyduğu, tek görüşlü insanların ki gözlerinde teorileşmiştir

.
Sadece akraba değil ki mevzu.
Araba alırsın, bu paraya onu mu aldın üstüne 10 bin koysaydın şunu alırdın derler.
İnsanların geçtiği bir yerde iş yaparsın (örn: duvar) hemen gelirler başına izlerler 10 kişi kendi aralarında yorumlaşırlar utanmazlar gelirler sana söylerler şöyle daha iyi değilmiydi usta?
Grafik işleri yaparsın, kendinle gurur duyacağın bi çalışma yaparsın. Gelir müşteri şöyle böyle yapalım der baştan tasarım yapmış gibi olursun memnun olmazsın.
Yani her işte, türklerin olduğu her yerde bu akıl verme işi her zaman vardır.
Ama bunu söyleyenlere sorsan en iyi araba onunkidir. Çok hızlı gider, çok az yakar, şuradan şuraya 2 saate gider.
Yazarken sinirlendim.
İşte bazı insanlar düşünme de beyin harici farklı bir şey kullanıyorlar ki, herkes bu durumda. Örnekler istenildiği kadar çoğaltılır. Nerede gereksiz var ; uzman, nerede cahil var; ünlü, nerede çok bilmiş var; başımıza tavsiyeci kesiliyor. Cidden sinir bozucu. Aynı duyguları paylaştık hocam