ByHicKimse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
2014 yılında albüm dinleme sitem vardı, o sıralar da müziklerin telif haklarını sanırım doğan tv holding almıştı irem dericinin bir şarkısı yüzünden telif ile ilgili şirket avukatı bana mail atmıştı içeriğin kaldırılması ile ilgili bende kendilerini arayıp konuşmuştum kaldırdığınızda bilgilendirin beni dedi 2 hafta sonra kaldırdığımı söylemiştim sorun kalmadı, anlamadığım nokta önceden uyarıyorlardı şimdi öyle birşey hiç yok sanırım.

Hatıra olsun diye maili hala saklıyorum bu işlere ilk giriş zamanlarımdan kalma ufak bir hatıra


Eskiden direk dava açılırdı. Uzlaşmacı-arabulucu diye bir şey yoktu. sanat eseri sahipleri de doğal bir şekilde uyar kaldırt -kaldırmazsa dava aç sürecini işletiyordu.


Benim düşüncem o ki, Uzlaşmacı-arabulucu sistemi kurulurken birilerine arka kapı bırakıldı. Eser sahipleri de bu arka kapıyı kullanıp korkut - para iste sistemini kullanıyor. Uzlaşmayı kabul etmeyenler davayı kaybederse uzlaşma ücreti artı dava masraflarını da ödeyecek. Tam bir kurt kapanı!


***

Konuyla ilgisi yok ama bir benzetme yapacağım.

Eskiden işçi olmak daha avantajlıydı. Taşeronluk sistemi gelince iş alanları tam bir b*k çukuruna döndü.
Şirketlerin ve holdinglerin işçi maliyeti ve sorumluluğu azaldı,
taşronalar kolay yoldan para kazandı. İşçinin geliri ve yaşam koşulları artı iş güvenvcesi iyice düştü.
özetlemek gerekirse, taşeronluk sistemi iş dünyasını mafyalaştırdı.


Şimdi bu uzlaşma ve telfi olayları da yen ikanunlar sayesinde bir tür mafya meydanına dönüşecek gibi görünüyor.