• 14-02-2021, 10:53:28
    #10
    Günlük hayatımda lan değil de leni çok kullanıyorum. Bu da kibar seslenme heralde
  • 14-02-2021, 10:58:52
    #11
    Lan kelimesi oglan dan gelmektedir. bu sebeple lan erkekler arasinda daha fazla kullanilan bir kelimedir.
  • 14-02-2021, 10:59:45
    #12
    Bence "Lan" kelimesini tam olarak ne şekilde ve nerede kullandığınıza bağlı, hatta o yetkiliye şikayeti de bizzat ben kendim gönderdim. Demek ki sadece ben hakaret olarak algılamamışım, kullanım şekliniz bunu gösteriyordu. Yardımlaşma kategorisinde birisine emir verir kipiyle konuşup içinde "lan" gibi kelimeler kullanırsanız hakaretten başka yere çekilmez. Sonuna da link verip "al burada var oku yap" demeniz her şeyi açıklamış. Cevap vermek zorunda değildin, sonuçta adam senin kapını çalıp yardım dilenmiyor konu da R10'un DB'sinden yiyor varsa bir zararı bırakın mal sahibi el atsın.
  • 14-02-2021, 11:02:16
    #13
    tuncgulec adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    1. ünlem, kaba konuşmada Ey:
    "Ulan, bizim sokak çocukları ne insan şeyler be!" - Memduh Şevket Esendal

    Ulan kelimesi, eski Türkçe’de “velet, kendi kanından doğmuş çocuk” anlamına gelen “oğul” kelimesinin zamanla Farsça çoğul eki almış hali olan “oğulân” kelimesinden gelir. Oğulân kelimesi cinsiyet gözetmeyen bir kelimeyken zamanla erkek çocukları için kullanılmıştır. Aslında çoğulu ifade eden “oğulân”, zaman içinde olmuş bize tekil “oğlan”. Oğlan ise zaman içinde kısala kısala, “olan, ulan, lan, la” haline gelmiştir.

    TDK’ya baktığımızda ilk anlamını görüyoruz: Ey‘in eşanlamlısı olan bir ünlem olarak da kullanılıyormuş. Kaldı ki günümüz günlük konuşmalarında çokça kullanılan lan, TDK‘da yazan ikinci anlamından (örnek) çok daha sık bir şekilde kullanılır.


    Lan, ulan, hey, seslenmedir.
    Bana, lan yazdım diye 5 ceza puanı veren bay yetkiliye öğretin.

    Argo ile kaba konuşma birbirinden farklıdır.

    Biri bana açıklasın, argo yada kaba konuşmadan dolayı ceza puanı vermek forum kurallarının neresinde yazıyor.
    YARGITAY 4. Ceza Dairesi
    2013/31819 E.
    2016/657 K.
    Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık O.. Ç..’nin temyiz dilekçesi içeriğine göre hükmü sanık sıfatı ile temyiz ettiği kabul edilerek İ.. Ç.. hakkındaki hükümler inceleme dışı bırakılarak dosya görüşüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    A-Sanık M.. D..’e yükletilen tehdit ve yaralamaya teşebbüs eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
    Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
    Sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan kısa süreli olmayan hapis cezası nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı haklardan yoksunluk kararı verilmemiş ise de, infaz aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 140/85 sayılı kararındaki 53/1-b bendine ilişkin iptal kararı da gözetilerek re’sen uygulanması mümkün görüldüğünden bozma yapılamayacağı,
    Anlaşıldığından sanık M.. D..’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    B-Sanık M.. D.. hakkında hakaret, sanık O.. Ç.. hakkında ise yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
    Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    1-Temyiz incelemesi dışında olan sanık İ.. Ç..’ın, sanık O.. Ç..’ye telefonla hakaret ve tehdit ettiği, tutanakta yazılı hakaret içeren kısa mesaj gönderdiği, 02.06.2008 tarihinde de ganyan bayiinde iken dışarı çağırıp tekrar tehdit ederek vurduğu, kabulün de bu yönde olduğu, iddianamede ise sanık hakkında TCK’nın 25. maddesinin uygulanmasının istediği anlaşılmakla; sanık O.. Ç.. hakkında meşru savunma ya da haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
    2-Sanık M.. D..’in, sanık O.. Ç..’ye “lan” demekten ibaret eylemin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanıklar O.. Ç.. ve M.. D..’in temyiz nedenleri ile kısmen tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    https://www.kararara.com/forum/viewt....com%29#p93163
    • Ceza Dairesi 2015/7182 E. , 2015/12140 K.
    “İçtihat Metni”
    Tebliğname No : 4 – 2013/296073
    MAHKEMESİ : Adana(Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesi
    TARİHİ : 21/05/2013
    NUMARASI : 2013/454 (E) ve 2013/780 (K)
    SUÇ : Hakaret
    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, kendisini adliyedeki duruşmaya götürmek isteyen jandarma personeli müşteki M.. S..’e söylediği kabul edilen “sanane lan benim ismimden, neden benimle uğraşıyorsun” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
    Kanuna aykırı ve sanık C.. Ö..’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    T.C.
    YARGITAY
    4.CEZA DAİRESİ
    E.2012/35914
    K.2014/2639
    T.30.1.2014

    Yargıtay kararına göre hakaret veya küfür içeren bir söz değildir. Cezai işlem yapılamaz bu kelime yüzünden. Forum moderatörleri de baksın
  • 14-02-2021, 11:02:37
    #14
    Üyeliği durduruldu
    Sevdiğim bir kelime değil. LAN
  • 14-02-2021, 11:06:40
    #15
    semihads adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    YARGITAY 4. Ceza Dairesi
    2013/31819 E.
    2016/657 K.
    Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık O.. Ç..’nin temyiz dilekçesi içeriğine göre hükmü sanık sıfatı ile temyiz ettiği kabul edilerek İ.. Ç.. hakkındaki hükümler inceleme dışı bırakılarak dosya görüşüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    A-Sanık M.. D..’e yükletilen tehdit ve yaralamaya teşebbüs eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
    Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
    Sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan kısa süreli olmayan hapis cezası nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı haklardan yoksunluk kararı verilmemiş ise de, infaz aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 140/85 sayılı kararındaki 53/1-b bendine ilişkin iptal kararı da gözetilerek re’sen uygulanması mümkün görüldüğünden bozma yapılamayacağı,
    Anlaşıldığından sanık M.. D..’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    B-Sanık M.. D.. hakkında hakaret, sanık O.. Ç.. hakkında ise yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
    Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    1-Temyiz incelemesi dışında olan sanık İ.. Ç..’ın, sanık O.. Ç..’ye telefonla hakaret ve tehdit ettiği, tutanakta yazılı hakaret içeren kısa mesaj gönderdiği, 02.06.2008 tarihinde de ganyan bayiinde iken dışarı çağırıp tekrar tehdit ederek vurduğu, kabulün de bu yönde olduğu, iddianamede ise sanık hakkında TCK’nın 25. maddesinin uygulanmasının istediği anlaşılmakla; sanık O.. Ç.. hakkında meşru savunma ya da haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
    2-Sanık M.. D..’in, sanık O.. Ç..’ye “lan” demekten ibaret eylemin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanıklar O.. Ç.. ve M.. D..’in temyiz nedenleri ile kısmen tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    https://www.kararara.com/forum/viewt....com%29#p93163
    • Ceza Dairesi 2015/7182 E. , 2015/12140 K.
    “İçtihat Metni”
    Tebliğname No : 4 – 2013/296073
    MAHKEMESİ : Adana(Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesi
    TARİHİ : 21/05/2013
    NUMARASI : 2013/454 (E) ve 2013/780 (K)
    SUÇ : Hakaret
    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, kendisini adliyedeki duruşmaya götürmek isteyen jandarma personeli müşteki M.. S..’e söylediği kabul edilen “sanane lan benim ismimden, neden benimle uğraşıyorsun” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
    Kanuna aykırı ve sanık C.. Ö..’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    T.C.
    YARGITAY
    4.CEZA DAİRESİ
    E.2012/35914
    K.2014/2639
    T.30.1.2014

    Yargıtay kararına göre hakaret veya küfür içeren bir söz değildir. Cezai işlem yapılamaz bu kelime yüzünden. Forum moderatörleri de baksın
    Bu günlerde anayasa mahkemesi ve yargıtay kararlarını uygulamamak vaka-ı adiyeden oldu.

    Sayın yetkili küfür yada hakaret olmayan "lan" kelimesinden dolayı verdiğiniz ceza puanını silmenizi rica ediyorum.
  • 14-02-2021, 11:07:23
    #16
    Lan, benim aklımda hep bir sitem ifadesi oluşturuyor. Günümüzde yerini kaba bir tabir almış olsa da bence halen bir argo değil ve hakaret sayılmaz.
  • 14-02-2021, 11:14:26
    #17
    haber58 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sevdiğim bir kelime değil. LAN
    Sivas yada Ankara da "lan" sız konuşan var mı, kaçtane?

    Erkekler resmi bir konuşma yapmıyorsa, kadın ile değil de erkekle konuşuyorsa "lan" kelimesini konuşmanın önüne yada sonuna ekler.

    Var mı aksini iddia eden, kullanıyoruz arkadaş, farkında olmadan kullanıyoruz.
  • 14-02-2021, 11:23:19
    #18
    Üyeliği durduruldu
    tuncgulec adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sivas yada Ankara da "lan" sız konuşan var mı, kaçtane?

    Erkekler resmi bir konuşma yapmıyorsa, kadın ile değil de erkekle konuşuyorsa "lan" kelimesini konuşmanın önüne yada sonuna ekler.

    Var mı aksini iddia eden, kullanıyoruz arkadaş, farkında olmadan kullanıyoruz.
    @tuncgulec; Üstat olay Sivas Kayseri meselesi değil elbette. Her yerde kullanılan bir kelime bu ama iyi bir hitap şekli değil. Ona odaklanmak gerek. Bir de kadınlar ve erkekler birbirlerine lan değil de "la" diye hitap ediyorlar şahit olduğum kadarıyla ...