Bakkaldan vs den çok kuyumcularda sıra oluşması?
38
●1.101
- 13-02-2021, 00:39:34Üyeliği durduruldubu ülkede en önemli eğitim konusu istatistik olmalı, yoksa gerizekalı olmaktan kurtulamayız

biriktirilmiş , miras kalmış servetin de bi halta yaramadığını anlatmak lazım ama artık sıktı kime ne anlatıcaz. Ekonomi kötü diyince bunlar milletin yastık altındaki altını çalındı sanıyor, tey allahım. - 13-02-2021, 00:46:50Üyeliği durdurulduAgebeli deilim amma!!berkribas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 13-02-2021, 00:47:10Millet iş beğenmiyor dediğinizin altına yazıyorum.KR@LKSK adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Eşek olursan semer vuran çok olur. Kimseyi 300 dolara amelelik yapmıyor diye; yargılamamalısınız! - 13-02-2021, 01:08:45aynen kardeşim AÇ dediklerimiz hep sırada ve ALTIN'a yatırım yapıyor.UnLoader adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 13-02-2021, 01:46:14Kesin o sırada bekleyenlerin internet paketi bile vardır hatta. Halk ekmek büfelerine giderseniz 1 liraya ekmek almak için sıra bekleyenleri görürsünüz, markete giderseniz kampanyalı ayçiçek yağı kovalayanları görürsünüz, ee haliyle kuyumcuya girerseniz altın alan veya satan insanları görürsünüz, nereden baktığınız önemli. Ekonomi konusuna gelince de sen ben uydurmuyoruz, bu memleketin insanı uydurmuyor, sadece açıp istatistiklere bakmamız yeterli, zaten yabancılar da öyle yaptığı için bizim halimizi bizden iyi biliyorlar. Kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkemize verdiği puanlara bakın, tıraşlanmış sayılar olsa bile o haliyle dahi enflasyon ve işsizlik oranlarına bakın, resmi merkez bankası rezervlerine bakın, cari açık miktarına bakın, dış borç tutarı ve faiz ödemelerine bakın, resmi olarak en yüksek tefeci faizini veren ülkeler listesine bakıp kaçıncı olduğumuzu, bizden daha az faiz veren ülkelere bakın hem yeni yeni ülke isimleri öğrenmiş olursunuz.
Okumamış ve ekonomiden anlamayan bir insana söyleyin dünya çapında 3 kredi derecelendirme kurumu var, bu kuruluşlar kademe kademe yatırım yapılır mı yapılamaz mı bu ülkelere, riskli mi değil mi diye sıralamış, bizim ülkemizi ağız birliği etmiş gibi yatırım yapılabilir seviyenin 5 kademe altına yani spekülatif / orta risk seviyelerinde göstermiş, 220 ülke içinde en yüksek faizi ödeyen 10 ülkeden biriyiz, bizden daha az faiz ödeyen 210 ülke var, cds borç primlerimizi gösterin mesela, otlardan ev yapmış maymun yiyen Afrika kabile ülkeleri bizden daha uygun şartlarda borç buluyor, biz daha maliyetli borç buluyoruz diye söyleyin, her 4 kişiden 1i çalışmıyor deyin, enflasyon içinde cebimizdeki para bugün 4 ise seneye 3e iniyor diye söyleyin zaten cevabı muhtemelen abi biz bitmişiz o zaman olurdu, en bilgisiz insan bile bu sayıları duysa cevabı bariz belli. Mesele bazıları için bilip bilmemek değil, o insanlar kendi içlerinde 3e ayrılıyorlar. Birinci grup dibine kadar yandaş olup kredi derecelendirme kuruluşları bizi kıskanıyor, enflasyon yalan, işsizlik yok, onlar zaten iş beğenmiyorlar diyen köküne kadar inkarcı ve resmi sayıları reddedecek düzeyde yandaşlıktan gözü kör kulakları sağır olmuş kişilerdir. İkinci grup ise sorgusuz sualsiz şükür eden, diğer tüm ülkelerin bizi kıskandığını, bizden daha kötü olduğunu, bizde fakirlik olduğunu kabul etse bile diğer ülkelerin bizden beter olduğunu iddaa eden kesimdir. Üçüncü grup ise daha iyisi yokçu, alternatifi bulamayan, daha iyisi yok, başkası olsa daha beter olur, kim gelirse geriye gideriz, başkası olsa bu halimizi ararız, diğeri gelse 80-100 yıl öncesine gideriz, kötünün iyisi, eldeki bulgur, denize düştümcüler grubudur. Bu tipler asla ama asla başka bir alternatifin varlığını kabul etmezler. Bir kişiyi severler ve ona bağlılıklarını ne yapalım mecbuuur diye açıklayan, muhtemelen yardım vs. aldığı için çıkarlarından kopmamak adına bu önünde saygı duruşuna geçtikleri kişi İstanbul ve İzmir'i Yunana verdim dese bile vardır bir bildiği, illerimizi veriyor ama çalışıyor diyebilecek potansiyele sahip, ondan iyi mi bileceğiz, biz kim oluyoruz ki şeklinde koşulsuz şartsız bağlı bir kitle mevcut.
Cebinde akşama 8-10 kişilik evine 1 adet halk ekmeğinden ekmek alıp götürecek parası yoktur ama mikrofon uzatılırsa kan kusar kızılcık şerbeti içtim der, ekonomi harika der, uçuyoruz der, sırf sevdiği insana laf gelmesin diye herkesin gördüğü şeyi bile kabullenemez. İşsizlik hesaplamasında aktif iş başvuruları esas alınır sanırım bilemeyeniniz yoktur. Kısacası iş arayan milyonlar var, umudunu kesenleri saymasak bile milyonlarca insan iş arıyor. Bu kişilere sor milyonlarca insan iş beğenmiyor, aslında işsizlik yok keyiflerinden iş arıyorlar. O iş arayanların yarısından çok daha fazlası " ne iş olsa yaparım abi " diyor, açlık sınırının altındaki asgari ücrete çoktan razı üniversite mezunları var o iş arayanların içerisinde ve iş beğenmiyorlar söylemi ile onca kişi ile resmen alay ediyorlar. Mesele aslında çok basit, sevdikleri kişinin çok büyük bir müslüman olduğunu düşünüyorlar işte açıklaması bu kadar kolay. Onlara göre müslüman çalmaz, müslüman hak yemez ve sevdikleri kişi çook büyüük bir müslüman, gözleri ile görseler bile kötü bir şey yapabileceğine inanmazlar. İşte olay tam olarak burada kopuyor zaten. Diğer alternatifler onlar için kırmızı nokta, diğerleri gavur onlar için. Bir çözüm olsa sevdikleri kişi muhakkak yapardı, bir kurtuluş olsa o kurtarır, alnı secdeye değiyor, kul hakkına girmez, müslüman insan haram yemez, dilinden İnşallah Maaşallah düşmeyen biri yalan konuşmaz, zulüm etmez onlara göre, yapıyorsa da vardır bir bildiği. Kesinlikle başka bir alternatif yoktur, çünkü x kişiler gelse islamiyeti kaldıracak, Camiler kapanacak veya ahıra çevrilecek, domuz çiftlikleri kurulacak, meydanlara içki çeşmeleri kurulacak ve o kişiler dinlerini yaşayamayacak. Allah akıl fikir versin bu tiplere ne diyeyim yine çenem düştü. - 13-02-2021, 01:56:36bizim mahallede rang roverlu kimse yok bu durumda empati yapamıyorum hocam sen de haklısınteknoen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
