Bu konu çok çetrefilli bir konu aslında hocam. Ama size şu şekilde açıklayım bunu. (Ben bir ekonomist değilim, sadece
Toptan Ticaretin nasıl işlediğini bildiğim için ve zaman zaman muhtelif kategorilerde
Toptan Ürün satışlarında
aracılık yaptığım için biliyorum ve buradan da sizi aydınlatmaya çalışayım)
- Bir Satıcı Toptan Ürün alırken güncel fiyat/kur üzerinden alır. Haliyle kur'un yükselmesi bu ürünleri alan kişinin alım oranında ciddi bir etki gösteriyor ve bu yüzden o aldığı ürünlerin stok durumu bitene kadar ya da kur üzerinden yapılan anlaşmada parasını ödediği ürünler bitene kadar alım fiyatı + kar oranı ile satışını yapmak zorunda.
- Bu alımlar öyle sizin bizim bildiğimiz gibi 5-10 ya da 100-200 adet alımlar değil. Bahsi geçen rakamlar yeri gelir milyon adet bazında yapılan alımlardır. Örneğin; bir market zincirini düşünün. Binlerce şubesi var ve bu şubelerinde de günlük milyonlarca insan alışveriş yapıyor. Burada tüketilen ürünler genelde hızlı satıldığı için stoklama işlemi ister istemez daha fazla olmak zorunda.
- Ülkemizde önceden beri kurulmuş bir kur ya da dolar hegomanyası var. Yurt içinde bile bir çok alım satım sözleşmesi kur ya da dolar üzerinden yapılmakta.
- Bir takım ürünler nüfus artışı ve ihracat oranı sebebi ile ülkemize yetmemekte. Bu ürünler de mecburi olarak yurt dışı pazarlarından temin ediliyor. Yıllık anlaşmalar bazında temin edilen bu ürünlerin alım anlaşmaları da zaruri olarak döviz endeksli anlaşmalar oluyor. Burası aslında işin en önemli kısmı. Şimdi bu işlere milyonlarca dolar bağlayıp akreditif yapan büyük alıcılar mevcut. Bu adamlar ürün bize gelmeden parasını ödemiş oluyorlar. Ve örnek veriyorum aylık 5-10 bin ton ürün alıyorlar.
- Ülkemizin ihraç ettiği ve son günlerde gündemde olan bir takım ürünlerin başında mesela Ayçiçek Yağı geliyor. Ülkemizin üretimi nüfus ve ihracat oranını karşılamadığı için ayçiçek yağı yurt dışından temin ediliyor. Özellikle Rusya ve Ukrayna. Bunun dışında, yine Rusya'dan ciddi miktarda Buğday ithalatı da yapıyoruz. Ve bir takım ürünler de bu minvalde değerlendirilebilir.
- Şimdi bu ürünleri aldı diyelim bu toptancılar ya da üreticiler. Haliyle bu ürünleri ham olarak alıyor (işlenmiş ve şişelenmiş olarak da alım yapanlar var hatta Fason üretim yaptıran da var) ve işleyip öyle satıyor. Bu ürünler aylık olarak geldiği için stoklama vb durumları yine aynı şekilde oluyor. Bu durumda bir önceki ayın kur fiyatı ile alınan ürünler, kur düşse de haliyle tüketimi yapılmadığı ve stoklara yeni ürün girişi yapılmadığı için kur fiyatlarının etiketlere yansıması zaman alıyor. Bu doğrultu da mecburen düşecek bu fiyatlar ama zamanla.
Gelelim Fırsatçı Para Babalarına!!!
Bu tipler hemen her ülkede vardır! Ve olmaya devam edeceklerdir! Bildiğiniz gibi, hemen her ürünün hem yurt içinde he de uluslararasında bir borsası vardır! Bu borsalarda en çok tercih edilen kazanma biçimi de kaos ortamlarıdır! Bir ürün kur endeksliyse bu ürünün borsası ile oynayıp fiyat artışı yapmak onların en çok sevdiği iştir! Adamda para çok! Örnek veriyorum Süt ürünleri; üreticiler diyor ki "Biz fiyatlarımızı indirdik, ama fabrika ve mağazalar indirim yapmıyor." Adamlar borsayı alıştırmış. Borsa komisyoncuları ürünü buluyor, sonra çiftçiye ürünün fiyatının üstünde para verip ürünü satın alıyor. Daha sonra da o ürünün üstüne kendi komisyonunu koyup toptancıya satıyor. Toptancı bu ürüne kendi karını koyup üreticiye, üretici kendi karını koyup markete, market kendi karını koyup müşteriye satıyor. Bu şekilde zincirleme bir borsa oluşuyor. İlk başta dediğim komisyoncu var ya? Ya da toptancı? Bunlar bu ürünün borsasına bi fısıltı salıyor. Mesela; "Falanca yerde falanca ürün şu fiyattan satılmış" diyor. Bunu duyan diğer üreticiler de; "Orada o fiyattan satıldıysa ben de bu fiyattan satarım" diye ürünün asıl değerinin üzerinde bir artış oluşuyor. Bu da son tüketiciye çok yüksek maliyetlerde yansıyor.
Belki bu son dediğim zincirleme işine inanmayan vardır. Ama mantıklı düşünüp olayı iyi idrak ederseniz ve bu işlerin içine girerseniz durumu daha iyi anlarsınız. Bu olayları
2018-2019'da Soğan ve Patateste yaşadık. Ben işin içindeydim. O zaman markette rafta ürün 7-8 Liradan satılıyordu ya? Bende 2.75'e Patates ve Soğan vardı. Almıyorlardı adamlar!
Kısaca bu iş için de alınması gereken en önemli önlem, serbest piyasa ekonomisinden çıkış ve taban-tavan fiyat uygulamalarına geçiş olacaktır. Diğer türlü bu türlü işler asla bitmez.
Biraz uzattım ama hakkıyla verilmesi gereken cevabı verdiğimi düşünüyorum. Kolaylıklar Dilerim