Adamın biri bana dava açmış facebooktan küfür etmişim diye 2 sene öncesine ait (hatırlamıyorum bile, belki etmişimdir belki etmemişimdir). 2 hafta önce kıraç karakolunda memur hüsnü bey telefonla arayıp ifade istemişti. Gidip ifademi vermiştim. Bir ekran görüntüsü var siyah beyaz fotoğraf bile belli değil sadece benim adım okunuyor. Sonra eve döndüm. Geçen cumartesi gece 22:00'da eve 4 polis geldi silahla baskın yapar gibi apar topar aldılar beni, üstüme sigara bile alamadım. Evden çıkarken kelepçe taktılar bende "buna gerek yok zorluk çıkarmıyorum mahallede tanıdık çok laf olur" dedim, "amirimiz var takmak zorundayız" diye taktılar. Babam falanda aşağı indi oda kelepçeyi görünce üzüldü bayağı...
Önce devlet hastanesine götürdüler maskem yoktu bu yüzden hastaneye girmek istemedim korona var diye, itekleye itekleye götürdüler. Sonra doktora gösterip karakola götürüp nezarete attılar. (allahtan battaniye vardı çünkü soğuk ve üstüme mont bile alamadım.) Polislerin teki çok kibardı sağolsun ekmek arası bişeyler verdi bide meyve suyu. Geceyi sabah zor ettim. Sabah 11 de ters kelepçe takarak savcılığa götürdüler. Memurlara "terörist miyim ben ya ne gerek var buna" deyince "prosedür böyle" diye cevap aldım. Çekmece savcılığının altındaki nezarete kilitlediler 30 kişi vardı aynı yerde birde "bu yerdeki su ne" diye sorduğumda "yok *** suyu o borudan damlıyor" diye cevap aldım
.Sadece ifade vereceğim için en sona beni bıraktılar akşam saat 17:00 de savcının karşısına çıkardılar. Savcı bey "Niye ifadeye gelmedin" deyince "bana tebligat gelmedi telefon var email var adresim belli dün nasıl aldıysanız aynı şekilde tebligatıda yollasaydınız gelirdim niye gelmiyim haberim bile yoktu, ayrıca memur arkadaşa 2 hafta önce ifade vermiştim " dedim Savcı beyde "burda memura verdiğin ifade yok" dedi "benim evde var isteseniz getirirdim" dedim. Savcı bey sağolsun düz mantık "bunu sen mi yazdın" dedi "yok hatırlamıyorum kendisi ve yazdığımı da" dedim. "Eee ama ismin var burada" deyince "o kolay sağ tık incele ile istediğiniz ismi yazarsınız oraya" dedim keşke demeseydim "Ne yani ismini aynı şekilde mi yazacak????" diye şaşkın bir surat ifadesiyle yüzüme baktı. Güldüm bişey demedim, ne denebilir ki... Siyah beyaz ekran görüntüsünde resmim belli olmuyor, ismim bile zor belli oluyor. Bunun bir kanıt olamayacağını anlatmaya çalıştım. Anlatamadım tabiki de. Sağdan soldan fotoğrafımı çekip başka bir savcıya iletti. O karar verir artık diye.
Doktordan aldığım bilek burkulması raporu ve bileğimde ters kelepçeden dolayı oluşan kesikler var (sağ bilekte 8 tane, sol bilekte 5). Hepsine dava açmayı düşünüyorum.
Sonuç olarak çamur at sonra karşı taraf kanıtlasın mantığı bana hiç bir zaman doğru gelmiyor...
Buda böyle bir anıydı, yaşadıklarımı paylaşmak istedim.
12 kişi bunu beğendi.
