• 12-11-2020, 07:02:49
    #10
    yani faizi artıralım ekonomi düzelsin diye bir durum yok. Önemli olan merkez bankasının bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, özgürlükler, merkez bankası rezervleri, ekonomik gelişmişlik, bütün bunlar bir bütün.
  • 12-11-2020, 08:32:23
    #11
    ,Yanlış hatırlamıyorsam 19 ' unda para piyasa kurulumu ne öyle bir kurul toplanacak ve faiz kararını paylaşacak.
    Benim tahminim 300 puan civarı faiz artırımı yapılacağı.

    ** Yatırım tavsiyesi değildir arkadaşlar, şahsi görüştür.
  • 12-11-2020, 09:03:38
    #12
    Bir ulkede faiz oranlari yuksekse o ulkenin ekonomisi kotulesiyor demektir. Avrupa ulkelerine bakarsaniz faiz oranlari cok azdir en basiti fransada mevduat hesabi faizleri % 0.80 en fazla %1 dir cunku ekonomileri iyi oldugu icin faizler azdir. Bir ulke elinden geldigi kadariyla faizleri azaltmayi hedefler turkiyede muvduat hesaplari faizleri %20 iken her ay yavas yavas duserek %8 ze dustu bu arada %8 de sabitledi ve bu arada doviz yukseldi altin yukseldi haliyle cok parasi faizde olanlarda paralari erimeye baslayinca paralari doviz ve altina cevirdiler birde corona krizinden dolayi doviz ve altin cok yukseldi. Simdiki yapilacak olaysa tam tersi faizlerin yukselmesi zaten iki aydir faizler yukselmeye basladi faizler yukselirse cok parasi olanlar dolari altini euroyu bozup faize koyacak bu durum ulke icin iyi degil ama herkes artik kendi cebini dusunuyor.
  • 12-11-2020, 09:05:33
    #13
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mesele çok derin ama basit bir örnek vermek gerekirse 150 santimlik battaniye var ve 180 santim boyun var. Ayaklarını örtmeye çalışırsan üzerin açık kalacak, yok üzerim açık kalmasın dersen bacakların açıkta kalacak.

    Ayrıca kim demiş faiz arttırımı yapılmıyor diye? Gösterge faiz var, geç likidite penceresi gibi şeyler var yani repo/bono/tahvil/mevduat bir sürü karışık şey var. Temel itibari ile diyelim 100 liran var ve enflasyon %10, bu demek oluyor ki tanesi 10 lira olan bir üründen bu yıl 10 tane alırken seneye 9 tane alacaksın. Paran %10 hızında erirken bankaya TL yatırdığında faiz %5 deseler zarar edersin ve gidip dolar veya altın gibi farklı yollar denersin belki borsaya girersin ama %10 enflasyonun altında ezilmemeye çalışırsın. Faiz düşük ise gördüğün gibi para farklı şekilde değerlendirildi, ama faiz yüksek olsa mesela enflasyon %10 olduğunda sen parana %15 faiz alsan doları euroyu altını bozdurur TL ye yatırırsın, dövize talep azalır ve TL'ye hücum ile TL değer kazanmaya başlar. Mevduat için durum böyleyken işin bankacılık ve kredi boyutu ise faiz düşük olduğunda risk azdır ve paraya ulaşım çok kolaydır. Bankaya gider ve küçük farklar ile azar azar ödeyebileceğin para bankada seni beklemektedir, faiz yüksek olduğunda risk artar ve paraya kolay ulaşamazsın, eğer yüksek faiz ile kredi borcun varsa mal ve hizmet satın almak yerine ana para ve faizi ile giderek artan borçları ödemeye çalışırsın, piyasada para dönmez. Yabancı yatırımcı olarak yazılmış hali konuda mevcut ama sadece yabancı diye dar bir alana sıkıştırmayın tabi. İşin en anlı şanlı boyutu ise hazine bonosu / devlet tahvili kolunda olmakta. Devlette borçlanıyor haliyle ve borçlu devlet faizin yükselmesi ile daha yüksek faizler ödeyerek borçlanır, hazinenin bonosunu alan yatırımcılarına daha fazla faiz vermek zorundadır ve haliyle faiz arttırdığı için kasadan daha fazla para çıkar. Döviz bir süre yatay seyir edebilir ama bunun sonuçları olur. Rahip krizi sonrası %24 lerin üzerine çıkan faizi gördük, daha sonra %8,25 lere kadar geri çekildiğine şahit olduk. Değinmeden geçmeyeyim birde genelde gelişmiş ülkelerin bir sorunu olur, onun adı enflasyonun tam tersi deflasyondur. Bizdekinin tam tersi bugün 100 liraya o ürünü almazsın, seneye gidip baktığında 90 lira oldu abi der, ertesi sene git 85 liraya düşer. Çok fazla mal ve hizmet üretilir fakat talep yoktur. Bu gibi duruma Japonya çok giriyor diye hatırlıyorum, hatta insanlar daha fazla mal ve hizmet talep etsin diye Toyota ile ilgili şu haberi paylaşayım ; " Dünyanın en çok otomobil satan markası Toyota, Japonya merkezli çalışanlarına son 20 yılın en yüksek zammını yaptı. Toyota maaşları yüzde 0,8 oranında artırdı. " burada görüyorsunuz ki %0,8 maaş zammı çok büyük bir olay çünkü istikrar söz konusu ve herkes her şeye sahip ve ceplerinde ne zaman isteseler alacak paraları var, her şeye sahip oldukları için mal ve hizmet talepleri, erteledikleri herhangi bir harcamaları olmuyor, dışarıdan sürekli döviz geliyor ve dışarıya pek fazla dövizleri çıkmıyor, artan paraları ile varlık fonu yatırımları ve Amerikan devlet tahvilleri alıyorlar hatta Çin'in arkasından en büyük 2. tahvil alıcısı diye hatırlıyorum. Enflasyon gibi deflasyon da tehlikeli ve ABD ortayı bulup %2 yıllık enflasyonda tutmaya çalışıyor, kısacası azıcık enflasyon şarttır ama %2-3 lerden sonrasının tadı kaçıyor. Dövize ihtiyaç duymadıkları ve ithal çok fazla ürün almadıkları için istedikleri gibi kendi paralarını değersizleştirebiliyorlar ve rakip ülkeler ile daha rahat rekabet edebiliyorlar. Burada da dikkati çekmek istediğim " rekabetçi kur " politikası için önce bir şeyler üretiyor olmak gerekliliği vurgusunu yapayım.

    Faiz artar ; kısa süreli döviz cinslerinde düşüş yaşanır. Kredi çekenler daha fazla para ödeyeceği için kredi çekmez, piyasada az para dolaşır. Mevduat faizleri artacağı için haliyle paralar bankalarda kalır, dolaşıma girmeyeceği için insanlar daha temel ihtiyaçlara yöneleceği için çoğu esnaf sıkıntıya düşer, devlet ise borçlarına karşılık daha fazla faiz ödemesi yapar. Gelişmiş ülkeler kendi tahvillerini bana 100 lira verin, 20 yıl sonra gelip 95 lira olarak benden geri alın şeklinde vermekteler. Bizde ise ne olur 100 lira ver abi 5 seneye valla 106,4 olarak ödeyeceğim şeklinde olmakta. CDS ülkelerin risk primidir, bir nevi bir fon var ve ülkelerin aldığı borçları geri ödeyip ödeyemeyeceğini ölçüyor, buna göre bir oran belirliyor ve büyük yatırımcıların parasını sigortalıyor. 100 milyar dolar borç alacak ülke ve 500 cds risk puanı var, bu %5 ek faiz demektir. 100 milyar doları örneğin Japonya'dan %1,4 faiz ile alırsın ama Japonya bu parayı sigortalatmak ister ve %5'ini CDS primini ödersin ve %6,4 ile borçlanmış olursun kabaca. Bu arada Geç likidite penceresi denen mevzu ile devlet üstü kapalı faiz arttırır. Faiz %10,25 der ama bu politika faizidir, bankalar arası swap ve merkez bankası tarafından bankalara tanınan borçlanma imkanı %14,75 lere çıkmıştı yanılmıyorsam. Kısacası %10,25 ' den başlayan fiyatlarla ...

    Edit : Bu arada bizim ülke neden büyümeye takmiş onuda söyleyeyim çünkü faizden bahsedip büyümeden bahsetmemek olmaz, çünkü faiz düşünce piyasada bol para gezip harcama yapıldıkça ülke büyümüş gibi görünür suni olarak. Diyelim bir yıl içinde ülke %3 büyüdü, yenı yıl için emisyon hacmi yani piyasaya salınan fiziki ve kaydi para miktarı bu oranda arttırılabilir. Daha saf anlamı ile devlet 100 kağıt para basmıştı, %3 büyüdük artık banknot sayısını 103 adede çıkarabilir, bu enflasyon yaratmaz. Devletler daha fazla büyümek ve havadan ürettiği o 3 adet banknota konmak ister haliyle, hemde enflasyon yaratmadan cillop. Büyüme ile orantılı para basılmaz ise enflasyon kaçınılmaz olur. Ortada 4 elma var, piyasada 100 banknot var ve her elma 25 banknot. Piyasaya 200 banknot çıkarırsan ve elma sayısı değişmezse bu sefer elmanın tanesi 50 banknot olmuş olur, %100 enflasyon. Venezuela işte bunu yaptı da battı, %1 milyon enflasyona ulaştı. Kağıtları olduğu için üzerine xx Bolivar yazınca kurtuluruz dediler ama öyle olmadı haliyle, paraları kilo ile balya balya tarttılar hatta 1 kg kömür yakacaklarına 1 kg banknot yaksalar daha ucuza gelecek hale geldiler. Paradan sıfır atıp atıp Egemen Bolivar, Güçlü Bolivar diye yeni isimler koydular birde YTL misali. Venezuela da 1 aylık maaşınız ile tonlarca benzin alabilirsiniz, ama aynı maaşınız ile 2,8 litre portakal suyu içebilirsiniz, veya yine 1 aylık maaşınız ile anca 20 adet yumurta alabilirsiniz. Çok saçma değil mi? Ama bir mantığı var, üretmemek. Kazmayı vur toprağa petrol doğalgaz zaten fışkırıyor, ülke içinde üretilebildiği için ucuz ama ülke olarak tuvalet kağıdı üretmekten aciz kalınca ve ülkeye DOLAR girmeyince, yatırımcı olmayınca ve paranızın ülke dışında değeri olmayınca dışarıdan tuvalet kağıdı sipariş edemiyorsunuz gibi düşünün. Tuvalet kağıdı üreticisi ülke önce borçlarını öde diyor diye düşünün en basit şekilde. Para lazımsa öyle kafanıza göre yeni para üretemezsiniz, evet sayısal olarak paranızı 2 katına kolayca çıkarırsınız ama alım gücünüzü 2 kat düşürmüş olursunuz. Ya kardeşim sende ne sabır varmış son cümleye kadar okudun, teşekkür ediyorum
    Merhaba, bu güzel yazı ve örnekler için teşekkür ederim. Uzun uzun yazmışsın anlatmışsın, eminim ki bilgisi olmayan insanlar faydalanacaktır...
  • 12-11-2020, 10:01:22
    #14
    Kısa bir bilgi vereyim bağlantılı
    Faiz ile Yatırım ters orantılıdır hocam.
    100 TL paran var olsun.
    Faiz %5 ise mesela sen 105 TL yıllık gelir elde etmek yerine onu bir işe bağlarsın onunla bir yatırım vs deneyip kazanç elde etmeye çalışırsın
    Faiz %50 olsun paran yıllık 150 TL yapar
    sende oturup yatırım yapıym iş kuruyum adam çalıştırıym değil parayı bankaya faize koyarsın getirisi fazla diye.
    Faizlerin yüksek olması yatırımı , birşeyler almayı , iş kurmayı vs etkiler.