• 31-10-2020, 23:33:41
    #1
    Mustafa ÇİFTÇİ / ADEMİN KEKLİĞİ CHOPİN
    Galeri denilen yer üç tane salon. Biz birinin işini bitirince gidiyoruz.
    Haftaya kalmadan diğer salon için çağırıyorlar. İş kolay, hem de
    makara yapıyoruz. Hasan’la tıkır mıkır çalışıyoruz. İşte böyle çalışırken
    ben O’nu gördüm.Beyaz bir elbise giymiş, boynuna kırmızı bir şey sarılı,
    yürümüyor, sanki uçuyor. Geldi salonun en dibindeki resme bakmaya
    başladı. O resme bakıyor, ben O’na bakıyorum. Ne kadar baktık
    bilmiyorum, Hasan gelip koluma vurdu.
    – Bora Bey seni çağırıyor.
    “Geliyorum,” deyip kafamı çevirdim ki, O gidiyor.
    Yozgat’tan Ankara’ya gidenler, Ankara’dan Yozgat’a dönenler…
    Böcüklü saksılar, hayırlı kısmetler, Pabrikalar, yevmiya hesabı yapan
    ırgatlar, usul aksak evlerine varanlar, perzulaya yumulanlar, kalbi taş
    olanlar, dudakları kıpır kıpır diyeşet okuyanlar, essahlı konuşanlar… Oy
    oyy Doktur melhamı yok mu bunun?
  • 31-10-2020, 23:53:30
    #2
    Kesinlikle Mustafa Çiftçi'nin kitaplarını öneriyorum. Ben dili bu kadar mükemmel ve akıcı kullanan hikayeci çok az gördüm. Yozgatlılar özellikle okusun.