Sene bindokuzyuz bilmemkac, Ankara'dan geliyordu kan kokusu,
Bilemezdi kimse belki de, bu kokunun kac kisinin sonu oldugunu,
O gun nihayete erebilirdi, erdirmedi, kacirdi bir pustun oglu,
O mu ki acaba, coktan unutulmustur adi, sani, yeri, yurdu,
Topragin altında boguluyordur simdi, hangi toprak kabul etsin onu,
Seneler boyu ekmegini yedi oysa ki, sularini icti dolu dolu,
Kan burumustu gozlerini, ekmek yedigi yere ihanet gozunu burudu.
Dedim ya, aldi goturdu, kurtardi sozde, kacirdi daga,
Lanetinin filizlerini de gomdu elindeki kanla beraber topraga,
O topragi kabul etmedi vatan, donup bakmadi bile asla,
Toprak demeye bin sahit, haya ve gunah vardi orada aslında,
Gunah ve haya mi, yok beyim yok, sadece onlar degil tabi,
Oldurmek vardi, yikmak, parcalamak, acitmak, dokmek, sacmak,
Milyonlarca insanın gozlerini yaslı, kalplerini buruk birakmak,
Evlere girdiler, koyleri bastilar, oldurduler gulerek bir de,
Ey kara cahil! Sandin mi ki o kanlar kalacak kutsal yerde,
Agabeyimdi, kardesimdi ordan alip o kahpe yere goturdugun,
Sen ne bicim kalles bir zulumsun, kardesi kardese oldurttun,
Dusman ettin, dostlugu katletmekti emelin, insanlarla beraber,
Senin gibi kac kisi cehennemin dibinde olmayi hak eder,
Kardesimi aldin goturdun, onu kandirdin, sana yetmedi,
Kardesimi ustume gonderdin, o kursunlar beni yere indirmedi,
Onun bana sıktığı kursun, benim kalbimin derinine isledi.
Kardesimi oldurttun bana ey zalim! Beni ona oldurttun!
Sen nasil bir zulumsun, kardesi kardese hep kusturdun.
Avuttum kendimi, bir zamanlar kardesimdi, kandirdin diye,
Sonra kizdim kendime, nasil sahip cikamam ona ben, nasil diye,
Seni iyi anacak birisi yok bu dunyada, sen ki o veled-i zina,
Senin yedi ceddinin tumune de etsem en serrinden bir suru beddua,
Ustune bin omur tuketsem de seni lanetle anarak bu hayatta,
Seytan'in aklina gelmeyecek iskenceleri de yapsam o les vucuduna,
Olabilir mi ki agabeyine oldurttugun bir bebegin canina karsilik acaba.
Evet mirim, evet beyim, yanlis okumadin sen de, kundakta bebekti daha,
Goctu gitti cennetine Yaradan'inin, belki de bir baba bile diyemeden,
Annesinin ismini ogrenemeden, kardesini bilmeden, daha hic gun gormeden,
Degil mi ki onun agabeyi, kandirdigin, ustune gonderdigin, gonderiyorsun hala,
Bikmadin mi be ey vicdansiz, doymadin mi hala akittigin onca kana,
Goturdun onca cani nereye gittiklerini bilmeden asli cehennem olan daga,
Yikamadin mi beyinlerini o gencecik cahillerin, ******** istegin ugruna,
Sana o hak bile yok, sen gomulemeyeceksin kendi topraginda asla,
Sormayacagiz bile oldurdugun anamizin, bacimizin, babamizin hesabini sana,
Zehir dilini zemberek agzindan catallandiramadan yapisacagim girtlagina,
Kursuna dizdigin, katlettigin onca ogretmen, ogrenci, ana, baba, kardes, bebek,
Hepsi seni gonderdigim yerde sana hesap sormak icin bekleyecek.

Ey bu yedi derili beladan beni korumak icin can veren kardesim,
Sana yemin ediyorum, ant iciyorum senin yolundan gidecegim,
Seni unutmak, unutturmak ne mumkun, ben zaten hep seninleyim,
Biliyorum ey kutsal, sen degil miydin ugruna methiyeler soylenen,
Uzun yillar, yuzyillar hicbir sey alip goturemedi senden,
Sen degil misin o olmaz denen destanlari Canakkale'de var eden,
Sen degil misin Hakkari'de benim rahat uyumam icin kutsala kanini doken,
Bir an bile gozunu kirpmadan, arkandakiler rahat uyusun diye Sehadet eden,
Kutsalin bir karis topraginin bile ustunde namerde su dahi ictirmeyen,
Aylar boyu gozlerini kirpmadan, milyonlarin canini korumak icin tehlikeye giren,
Sen degil misin benim icin canini seve seve feda eden.
Sen kutsalin ustune dusup kaniyla gulerek yatan kutsal,
Ey ailesini bir ulke bilip ugruna olmus yatan sehit!
Sen misin olen, yok sehidim yok, olen beden, sen degil,
Biz ki sana omrumuz boyu etsek te dua,
Seni doguran anaya, buyuten babaya, kardesine, bacina,
Ceddine omurler boyu rahmet te dilesek hic durmamacasina,
Her gun gelip cicekler de diksek mezarinin bas ucuna,
Yetmez ki kutsal ugrunda akittigin kaninin bir damlasina.

Allah sizi sag yanindan ayirmasin.

Yusuf KARAMAN