• 30-08-2020, 14:09:38
    #1
    Bunların daha başlangıç olduğunu ve daha da fazlasının geleceğini düşünüyorum. Sağlı sollu geliyor. Var mıdır çözüm öneriniz (Kendi çapımızda yapabileceğimiz bir şeyler)
  • 30-08-2020, 14:10:20
    #2
    Hocam çözüm söylesek bile bizim lafımız ne işe yarayacak ?
  • 30-08-2020, 14:10:45
    #3
    Halilahmad adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam çözüm söylesek bile bizim lafımız ne işe yarayacak ?
    Kendi çapımızda bir önlem alalım en azından
  • 30-08-2020, 14:10:59
    #4
    aosmanergen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bunların daha başlangıç olduğunu ve daha da fazlasının geleceğini düşünüyorum. Sağlı sollu geliyor. Var mıdır çözüm öneriniz
    Şimdilik mecburen savunmaya geçicez.Atak yapacağımız zaman gelecek elbet
  • 30-08-2020, 14:11:30
    #5
    İşinde usta muhasebecilerle görüş 😁 formül onlarda
  • 30-08-2020, 14:12:35
    #6
    Çözüm belli; BİRLİK OLMAK.
    Olur muyuz? HAYIR
    Neden? Herkes kendini kurtarmanın peşinde farklı polimlerde
    Sosyal medyada bile ses duyuran yok.
    Vekillere ulaşan var mı? YOK
    Ulaşmak için uğraşan var mı? YOK
    Hükumete ulaşan/ulaşmaya çalışan var mı? YOK
    Yorum yapan? ÇOK
  • 30-08-2020, 14:15:33
    #7

    Yapacak bir şey yok %5 indirim geldi diye seviniriz sonraki hafta %15 zam gelir. Yazacak çok şey var fakat bu forumda tartışmaya uygun değil
  • 30-08-2020, 14:18:42
    #8
    2000 model 20 yaşında araçlar 60 bindi galiba 1-2 güne 70-80 bin lira civarina satılır ötv'ye indirim beklerken zam geldi
  • 30-08-2020, 14:39:47
    #9
    Aslında her vergi farklı bir amaca hizmet eder. Su faturalarında bulunan vergiler su tasarrufu için, sigara gibi ürünlerde halk sağlığı için, yakıt içerisinde bulunan vergiler çevreyi korumak için, gelir vergileri devlet kasasını doldurmak ve bu miktarlar ile hizmet sağlamak için, araçlarda bulunan ötv ise dışarıya para çıkışını azaltmak için alınır. Bizde maalesef böyle değil, vergiler 2 ana amaca hizmet ediyor. 1.si dışarıya çok değerli dolarımız akmasın, 2.si ve asli amaç ise devletin boş olan kasası dolsun. Kasamızda devasa açık olduğu için açım diyerek kendinizi yaksanız veya tır'a kendinizi assanız bile bu vergiler alınmaya devam edecek. Dünya'nın en yüksek vergisini ödeyen ülkelerinin başında geliyoruz, dış borcumuz katlanarak arttıkça London City de bulunan malum bir avuç faiz lobisine ödenen dış borç faizleri ötv lerden karşılanmaya çalışılacaktır. İki tip yönetici vardır. Mesela ben devlet başkanı olsam yemez içmez aç kalır, mega proje yapmadan tasarruf eder o dış borcu azaltıp hatta kapatmaya çalışıp gelecek nesilleri bu yükten kurtarmaya çalışırdım. Diğer tip x ülkenin x devlet adamı ise yer, içer, itibardan tasarruf etmez, 13 uçağa biner, 6-7 tane saray kullanır, 1500 koruma ordusu yetmez bekçi ordusu polis ordusu yetmez, 20 adet aynı zırhlı araçtan birine biner hangisinde olduğu anlaşılmasın diye ama 20 adet süper lüks zırhlı araç tek kişiye hizmet eder, bizim bir Ecevit vardı, onun gibi 1 koruma 1 şoför ile Broadway'e binmez. 2 bin kişiye davet verir 2 bin garson hizmet eder, herkese 1 garson. İsrafın dibine vurulup ülke iflasa sürüklenir ama düşünce şudur, banane benden sonra gelecek olanlar düşünsün benim küpüm dolu. Bu anlayışı futbol kulüplerinde de görmekteyiz. Sansasyonel transferler ile lige hızlı girer havasını atar ve olmayan gelirinin 5-10 katını harcayarak bir ihtimal şampiyon olduğunda büyük başkan diye anılır. Kendinden sonra gelen başkanlar limiti bile zor görürler kulüp zaten 100 yıllık geliri ile bile borcunu kapatamayacak hale gelmiştir, yeni kurulan bir ilçenin yeni kurulan bir takımı gelip güle oynaya şampiyon olur arkasından bakarlar nasıl oldu bu diye. Vergi bir şeylerin bedelidir ama neyin bedelidir, orası tartışmaya açıktır.