• 19-08-2020, 12:42:05
    #1
    Alıntı
    Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Anestezi ve Yoğun Bakım Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Hakan Akelma, tedavide yaşam mücadelesini yitiren hastalarının yüzlerinde pişmanlık olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

    "Anestezi ve reanimasyon uzmanı olarak pandemi hastanesinde salgının ortaya çıkmasından bu yana yoğun bakımda çalışıyorum. Çok hasta türü gördüm. Özellikle mayıs ayından sonra sıcakların etkisiyle hastalığın azalacağını düşünüyorduk. Fakat yaz ayına gelmemizle birlikte kötü bir tabloyla karşılaştık. Genç hasta da gördüm, yaşlı hasta da gördüm. Çoğu ciddi solunum sıkıntısı çekiyordu. Özellikle genç bir hastamız vardı, 55'lerde solunumu vardı, normal bir insan 12 soluk alır. Her an öleceğini hissederek soluk alıyordu. Ben de onu yatıştırmaya çalışıyordum. O hastaları halkımızın görmesini isterdim. Çok büyük bir pişmanlık vardı yüzlerinde. Yine bir başka hastamız vardı, 'Ölmek istemiyorum' diyerek yatağı parçaladı, kendindeki bütün kataterleri çekti, şuuru gitti ve biz o hastamızı 3 gün sonra kaybettik. Bu şekilde deliryuma giren hastalarımız oluyor. Özellikle birçok hastamızda aşırı ajitasyon, aşırı ölmeme isteği ve ölüm korkusu onları resmen sarmalıyor ve yaptıklarına çoğu da pişman oluyor. Hemen yanı başındaki hastalar ölüyor, bunun farkına varıyorlar, bu da onlarda ciddi bir pişmanlık oluşturuyor."

    'Hani 'erkekler ağlamaz' deniyor ya, ağlayabildiğimi gördüm'

    Bir hastasıyla tedavi sürecinde yaşadıkları anı anlatan Akelma, şöyle devam etti:
    "Bir hekim olarak hastalara annem, babam, kardeşim gibi yaklaşıyorum. Özellikle bir genç hastam vardı. Hani 'erkekler ağlamaz' deniyor ya, ağlayabildiğimi gördüm. Fatma'nın hayatta kalması için çok mücadele verdim, çok uğraştım, o duygular anlatılmaz, bir annenizi bir babanızı yanınızda çırpına çırpına ölmesini görmek sizi üzüyor. O çırpınışlarında elinizden geleni yapıyorsunuz. Entübasyon yapıyorsunuz, her türlü cihazı takıyorsunuz, birçok müdahaleyi yapıyorsunuz ama bir noktadan sonra bu meret çok kötü, akciğeri harap edecek düzeye getirdiğinde hastaya yapabileceğiniz bir şey olmadığını anladığınızda gerçekten büyük bir hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Çok hasta gördüm ama koronavirüs gibi beni etkileyen, beni sarsan bir hastalık görmedim. Hastaların periferlerinde siyahlık oluşuyor, morarma oluşuyor, oksijen gitmiyor dokularına, ayaklarına, ellerine, yüzlerine, ve hastaların o haldeki durumu sizi çok ürkütüyor ve üzüyor.H astam öldüğünde günlerce psikolojik olarak kendimi toparlamaya çalışıyorum."

    'Benim yerime yoğun bakıma giren birisi evden dışarı çıkmazdı'

    Koronavirüsten korunmada maskenin önemine dikkat çeken Akelma, maskenin insanı yoğun bakıma girmekten koruduğunu söyledi. Tedavi sürecinde tanık olduğu anları anlatan Akelma, "Kısmen olsa vakalarda artış var, bu artışın nedeni kurallara uymamaktır. Özellikle bu kuralların içerisinde maske çok önemli. Gerçekten sokakta maske takmayan çok insan var. Küçücük bir bez parçası sizi gerçekten yoğun bakıma gitmekten, yaşlılarınızı öldürmekten koruyor. Bu çok önemli bir şey. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu hastalıktan muzdarip olan aileler biraz daha temkinli ve biraz daha kurallara uyuyor hale geliyor. Ama hiç yaşamamış kişilerde maalesef bir rehavet var. Benim yerime yoğun bakıma girselerdi ve görselerdi, inanın evlerinden bile çıkmazlardı" diye konuştu.
    Arkadaşlar haberi görünce paylaşmak istedim, dikkatli olalım, önlemimizi alalım ve gerekmedikçe dışarı çıkmayıp kalabalık ortamlardan uzak duralım. Bir çok kişi ciddiye almıyor bu hastalığı. Bende buna dahil olabilirim maalesef.

    Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye/2...erek-yatagini/
  • 19-08-2020, 12:46:33
    #2
    Tüylerim diken diken oldu okurken ve gerçekten ciddiye almayan çok büyük bir kesim var insan da ister istemez arada da olsa bu gruba dahil oluyor.
  • 19-08-2020, 12:46:51
    #3
    başımıza gelince anlayacağız ne kadar ciddi olduğunu
  • 19-08-2020, 12:49:58
    #4
    "korona ameriganın oyunu.", diyorlar hala. Ne kadar eğitilebilirlik seviyesi düşük bir milletiz ya.
  • 19-08-2020, 13:00:36
    #5
    Geçen bir haber gördüm adamda corona çıkmış çiğ köfteciyi açıp işletirken yakalanmış. Bizim burda bir cenazeye katılan bir kadında çıkıyor polis soruyor toplu bir yere girdin mi hayır diyor aklınca yakınlarını koruyor sonra başkasında çıkınca kadının kaç kişiye bulaştırdığı ortaya çıktı. Yani bu ortamda bu zihniyette bu cehalette bazen biz elimizden geleni yapsakta sığırın biri gelir coronalı markette alışverişini yapar hayatımızı mahfeder gider. İmkanım olsa evden çıkmam millet emekli olmuş sokak sokak geziyor
  • 19-08-2020, 13:03:56
    #6
    Sigma adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçen bir haber gördüm adamda corona çıkmış çiğ köfteciyi açıp işletirken yakalanmış. Bizim burda bir cenazeye katılan bir kadında çıkıyor polis soruyor toplu bir yere girdin mi hayır diyor aklınca yakınlarını koruyor sonra başkasında çıkınca kadının kaç kişiye bulaştırdığı ortaya çıktı. Yani bu ortamda bu zihniyette bu cehalette bazen biz elimizden geleni yapsakta sığırın biri gelir coronalı markette alışverişini yapar hayatımızı mahfeder gider. İmkanım olsa evden çıkmam millet emekli olmuş sokak sokak geziyor
    Ben bu illet yüzünden iş yerimi açamadım 3-4 aydır. Şimdi dükkanı komple kapatacam, eve kapancam mecbur. Ama işi gücü olmayan dışarda geziyor. İnsanların umrunda değil. Mecbur olmamıza rağmen biz eve kapanırken, işi olmayanın dışarı da gezmesi de insana koyuyor.
  • 19-08-2020, 13:07:40
    #7
    Hastane görüntülerini televizyondan kamu spotu olarak yayınlasınlar.
  • 19-08-2020, 13:25:56
    #8
    Korona Amerika'nın oyunu mu değil mi bilmem ama şunu okumanızı ve kendi yorumunuzu yazmanızı rica ediyorum. Tarihe dikkat

    https://eksisozluk.com/entry/89397599