- İskenderiyede yaşayan yahudi bir tüccar, vali Ebu Vakkasın adil olmayan bir kararına itiraz eder. Lakin nafile İtirazı kabul görmez.
- Adaletsizlikten yakınan tacire, Medineye gidip Halife Ömeri bulması ve derdini anlatması tavsiye edilir. Tacir yola koyulur.
- Medineye varan tacir, Halife Ömeri eski püskü kıyafetler içinde, bir hurma ağacının altında ateşin başında uyurken bulur. Şaşırır.
- Usulca Ömeri uyandırıp, derdini anlatır. Ömer tüccarın lafını yarıda kesip, ateşin içiden bir köz parçasını alır ve kağıdı karalar.
- Kağıdı tacire verir ve İskenderiye valisi Ebu Vakkasa teslim etmesini, aradığı adaleti bulacağını söyler. Tacir şaşkındır.
- Büyük umutla geldiği Medineden elinde közle yazılmış bir kağıtla ayrılan tacirin hiç umudu yoktur. İskenderiyeye varıp valiye gider.
- Medineye gittiğini ve Ömerin kendisine bir kağıt gönderdiğini söyleyip notu teslim eder. Vali notu okur ve büyük bir korkuya kapılır.
- Valinin yüzünün solduğunu gören tüccar, nedeni merak eder Közle yazılmış bir not, koca valiyi bu hale nasıl sokmuştur?
- İslamiyetten önce Ömerin deve çobanlığı yaptığı dönemde, Ebu Vakkas ve Ömer iş için İrandaki Sasani memleketine gider.
- Şehre vardıktan sonra, Ömer ve Ebu Vakkasın kervanı, şehrin valisi tarafından gasp edilir. İkili bir handa kara kara düşünürken,
- Hancı neden bu halde olduklarını sorar. Ömer durumu anlatır. Hancı hükümdarın adil olduğunu söyler. Ona gitmelerini tavsiye eder.
- Ertesi gün Ömer ve arkadaşı huzura çıkar. Bir tercümanla durumu anlatır. Hükümdar kararın yarın tebliğ edileceğini söyler.
- Yarın olur, fakat karar gelmez. Ömer ve arkadaşı hana geçip kara kara düşünmeye devam eder. Yapacak bir şey yoktur. Dönmeyi düşünürler.
- Hancı durumu sorar. Anlatırlar. Hancı şaşırır. Hükümdarın adaletsiz karar verebileceğine ihtimal vermez. Yeniden gitmelerini önerir.
- Ertesi gün hancı ile birlikte huzura çıkarlar. Hancı hükümdara durumu tercüme eder. Hükümdar düşünür. Kararını verir.
- Hükümdar Ömer ve Ebu Vakkasın geceyi şehirde geçirmelerini, ertesi gün birinin doğu ötekinin de batı kapısından şehri terk etmelerini,
- Aradıkları adalete kavuşacaklarını söyler. Mallarla ilgili tek söz yoktur. Ömer ve Ebu Vakkas umutsuzluk içinde geceyi geçirir.
- Ertesi sabah biri doğu öteki batı kapısına yönelir. Ömer kapıya geldiğinde kalabalığı görür. Ahali kapının üzerine bakmaktadır.
- Ömer kapının üzerinde mallarını gasp eden valinin kellesini görür. Kapının altında bekleyen asker Ömere malları teslim eder.
- Derhal şehri terk edip Ebu Vakkasla buluşmak için sözleştiği yere gider. Vakkas orada kalan mallarla beklemektedir.
- Ömer durumu anlatır. Vakkas ise, kendi kapısında tercümanın kellesi olduğunu söyler. Meğer tercüman hadiseyi yanlış aktarmıştır.
- Hükümdar, vali ve onun adamı olarak yanlış tercüme yapan adamın kellesini almış ve malları sahibine teslim etmiştir.
- Bu hükümdar, adaletiyle ünlü Nuşirevandır. Ömer ilerde Halife olur, Ebu Vakkas da İskenderiye valisi Peki kağıtta ne yazar?
- Şüphesiz ki ben, Nuşirevandan daha az adil değilim. Ömer
Hz. Ömerin Adaleti ve Nuşirevan Kıssası
1
●120
- 13-08-2020, 13:13:53