Konu
Hz. Ömerin Adaleti ve Nuşirevan Kıssası
13-08-2020, 13:13:53
#1
baliktasarim
İskenderiyede yaşayan yahudi bir tüccar, vali Ebu Vakkasın adil olmayan bir kararına itiraz eder. Lakin nafile İtirazı kabul görmez.
Adaletsizlikten yakınan tacire, Medineye gidip Halife Ömeri bulması ve derdini anlatması tavsiye edilir. Tacir yola koyulur.
Medineye varan tacir, Halife Ömeri eski püskü kıyafetler içinde, bir hurma ağacının altında ateşin başında uyurken bulur. Şaşırır.
Usulca Ömeri uyandırıp, derdini anlatır. Ömer tüccarın lafını yarıda kesip, ateşin içiden bir köz parçasını alır ve kağıdı karalar.
Kağıdı tacire verir ve İskenderiye valisi Ebu Vakkasa teslim etmesini, aradığı adaleti bulacağını söyler. Tacir şaşkındır.
Büyük umutla geldiği Medineden elinde közle yazılmış bir kağıtla ayrılan tacirin hiç umudu yoktur. İskenderiyeye varıp valiye gider.
Medineye gittiğini ve Ömerin kendisine bir kağıt gönderdiğini söyleyip notu teslim eder. Vali notu okur ve büyük bir korkuya kapılır.
Valinin yüzünün solduğunu gören tüccar, nedeni merak eder Közle yazılmış bir not, koca valiyi bu hale nasıl sokmuştur?
İslamiyetten önce Ömerin deve çobanlığı yaptığı dönemde, Ebu Vakkas ve Ömer iş için İrandaki Sasani memleketine gider.
Şehre vardıktan sonra, Ömer ve Ebu Vakkasın kervanı, şehrin valisi tarafından gasp edilir. İkili bir handa kara kara düşünürken,
Hancı neden bu halde olduklarını sorar. Ömer durumu anlatır. Hancı hükümdarın adil olduğunu söyler. Ona gitmelerini tavsiye eder.
Ertesi gün Ömer ve arkadaşı huzura çıkar. Bir tercümanla durumu anlatır. Hükümdar kararın yarın tebliğ edileceğini söyler.
Yarın olur, fakat karar gelmez. Ömer ve arkadaşı hana geçip kara kara düşünmeye devam eder. Yapacak bir şey yoktur. Dönmeyi düşünürler.
Hancı durumu sorar. Anlatırlar. Hancı şaşırır. Hükümdarın adaletsiz karar verebileceğine ihtimal vermez. Yeniden gitmelerini önerir.
Ertesi gün hancı ile birlikte huzura çıkarlar. Hancı hükümdara durumu tercüme eder. Hükümdar düşünür. Kararını verir.
Hükümdar Ömer ve Ebu Vakkasın geceyi şehirde geçirmelerini, ertesi gün birinin doğu ötekinin de batı kapısından şehri terk etmelerini,
Aradıkları adalete kavuşacaklarını söyler. Mallarla ilgili tek söz yoktur. Ömer ve Ebu Vakkas umutsuzluk içinde geceyi geçirir.
Ertesi sabah biri doğu öteki batı kapısına yönelir. Ömer kapıya geldiğinde kalabalığı görür. Ahali kapının üzerine bakmaktadır.
Ömer kapının üzerinde mallarını gasp eden valinin kellesini görür. Kapının altında bekleyen asker Ömere malları teslim eder.
Derhal şehri terk edip Ebu Vakkasla buluşmak için sözleştiği yere gider. Vakkas orada kalan mallarla beklemektedir.
Ömer durumu anlatır. Vakkas ise, kendi kapısında tercümanın kellesi olduğunu söyler. Meğer tercüman hadiseyi yanlış aktarmıştır.
Hükümdar, vali ve onun adamı olarak yanlış tercüme yapan adamın kellesini almış ve malları sahibine teslim etmiştir.
Bu hükümdar, adaletiyle ünlü Nuşirevandır. Ömer ilerde Halife olur, Ebu Vakkas da İskenderiye valisi Peki kağıtta ne yazar?
Şüphesiz ki ben, Nuşirevandan daha az adil değilim. Ömer
Flood haliyle @
10uncukoylu twitter hesabından aynen aktarılmıştır.