• 22-07-2020, 13:53:29
    #19
    Takipteyim. İzmir'de dövmeci önerisi alabilirim temiz ve fiyatını gereksiz yere uçurmayan olursa çok iyi olur
  • 22-07-2020, 13:56:26
    #20
    Deno adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Takipteyim. İzmir'de dövmeci önerisi alabilirim temiz ve fiyatını gereksiz yere uçurmayan olursa çok iyi olur
    yaz numarama üstadım seni de şenlendirelim
  • 22-07-2020, 13:59:06
    #21
    selcukcetiner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    fetva vermiyor peygamberden duyduğunu aktarıyor
    Kütüb-i Sitte adı verilen büyük hadis mecmuâlarının Buhâri ve Müslim'den sonra gelen Sünen'in müellifi olan büyük muhaddis.

    "İmam", "Şeyhu's-Sünne", "Mukaddemu'l-Huffâz" ve "Muhaddisu'l-Basra" gibi ünvanlara sahip olan Ebû Dâvûd, 817'de Sicistan'da doğdu. Tam adı, Ebû Dâvûd Süleyman b. El-Eş'as b. İshak b. Beşir b. Şeddad b. Amr b. İmrân el-Ezdı es-Sicistânı'dir. Büyük dedelerinden İmrân, Sıffin'de Hz. Ali'nin yanında şehid düşmüştür. Oğlu Ebû Bekr Abdullah da meşhur bir muhaddistir.

    Ebû Dâvûd, hadis ilimlerinin altın çağında, III. asırda yaşadı. İlim tahsilinde Irak, Şam, Mısır, Cezretü'l-Arap okulları, Horasan, Rey, Herat, Kûfe, Bağdad, Tarsus, Basra gibi yerleri dolaşmıştır. Hocaları arasında Ahmed b. Hanbel (241/855), Kuteybe b. Saîd (240/854), Yahyâ b. Maîn (233/847), Halef b. Hişâm (227/841) gibi büyük ilim sahibi kimseler görülmektedir. O günün ilim çevrelerinin en mûteber kişileri Ebû Dâvûd'un bu saydığımız hocaları idi. Ebû Dâvûd hadis ilminde taklide karşı olmuş, tahkike yönelmiştir. İslâm dünyasında yüzyıllarca okutulan "Kitâbü's-Sünen" onun araştırmacılığına, münekkidliğine en güzel örnektir. Kitâbü's-Sünen, hadis ilimlerinde en çok sözü edilen Kütüb-i Sitte'nin üçüncüsüdür. Tirmizî ve Nesâî onun talebeleri arasında yer alır. Ebû Dâvûd'u, Şâfii veya Hanbeli mezhebine tâbi gösterilmesine rağmen, müstakil bir muhaddis olarak görmek daha doğru olur (Mübârekruri, Mukaddimetu Tuhfetu'l-Ahvezî, I, 352), Sünen'ini gerçekte Ahmed b. Hanbel okumuş ve onaylamıştır; ama bu onun Hanbeli olduğunu göstermez. Ebû Dâvud dâima hadisle uğraşmış, mezhebî bir mensubiyeti îmâ eden beyânına rastlanmamıştır. Sünen'i, beşyüzbin hadis arasından seçtiği dörtbinsekizyüz hadisi ihtiva eder. Eserini takdim ederken, "müslümanın din; hayatı için dört hadisin yeterli olduğunu" söyleyebilmiştir. O dört hadis şunlardır:

    1. "Ameller, niyetlere göredir. "

    2. "Mâlâyâniyi (boş, gereksiz şeyler) terketmesi kişinin olgun mü'min olduğunu gösterir".

    3. "Kendisi için istediğini mü'min kardeşi için de istemedikçe kişi kâmil mü'min olamaz."

    4. "Helâl belli, haram bellidir. Aralarında şüpheli bazı işler de vardır..."

    Gerçekten tam bir İslâmî hayat için temel ilke olabilecek ve bir toplumu ayakta tutabilecek özelliklere sahip olan bu hadis ölçüsü daha sonraları "İslâm ahkâmının üzerinde dönüp durduğu" başlıca esasları teşkil etmiştir (Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ, XIII, 210).

    Ebû Dâvûd 275/888 tarihinde, arkasında on dokuz eser bırakarak Basra'da yetmişüç yaşında vefât etmiştir. Eserlerinden dördü basılmıştır (Sünen, 1, I-3; eş-Şemseddın Sâmî, Kâmûsü'l-A'lâm. I. 714).

    Eserleri:

    1. Kitâbü's-Sünen: III. asırda muhaddisler, Sünenleri yazarak, sadece ahkâm hadislerini ortaya çıkardılar. Sünen, fıkıh bâblarına göre düzenlenmiş ahkâm hadislerini toplamaktadır. Ebû Dâvûd'a kadar, Câmi' ve Müsned diye isimlendirilen hadis kitapları, hadisleri; ahbâr, kıssalar, mevâiz, âdâb, ahkâm konularında topluca veriyorlardı. Sünenin ilk kez ahkâm hadislerini toplaması ve kırk yıl Ebû Dâvûd'un onu okutması, nüshalarının arasında görülen farkların bu fıkhî özelliği dolayısıyla zaman içinde çıkarma-eklemelerin yapıldığını göstermektedir. Ebû Dâvûd eseri için mukaddime yazmamasına rağmen, Mekkelilere yazdığı "Risâletün ilâ ehli Mekke" adlı mektubunda eserinden şöyle söz etmektedir: "Eserin tamamının bildiğim en sahih hadislerden müteşekkil olduğuna emin olabilirsiniz. Kitabın hacmi büyümesin diye bir konudaki birçok sahih hadisten bir veya iki hadis verdim. Kitapta bir hadisi iki veya üç değişik senedle tekrar etmişsem, sebebi, farklı ve fazla bilgi ihtivâ etmesindendir. Çoğu kez uzun hadisleri kısalttım. Bir mevzûda mürsel hadisin zıddına bir müsned hadisin mevcud olmadığı veya müsned hadis olmadığı yerde, her ne kadar kuvvet bakımından müsned hadis gibi olmasa da mürsel hadisle ihticâc olunur. Kitabımda, hadisi terkedilmiş râviden alınma herhangi bir rivâyet yoktur. Aynı konuda kendisinden başka ona benzer herhangi bir hadis bulamadığımdan dolayı münker bir hadise yer vermişsem onun münker olduğunu mutlaka açıkladım. Kılı kırk yararcasına hadis toplayan benden başka biri yoktur herhalde. Bu öyle bir kitaptır ki, Nebi (s.a.s.)'den sahih isnadla vârid olan her sünnet onda mevcuttur. Kur'ân-ı Kerîm'in dışında insanların öğrenimine bundan daha çok ihtiyaç duyacakları bir başka kitap bilemiyorum. Fıkhı meseleler, Süfyân es-Sevrî, Mâlik ve Şafii'nin meseleleridir. Topladığım hadisler de bu meselelerin nassını teşkil etmektedir. Sünen'e aldığım hadislerin büyük çoğunluğu meşhur hadislerdir. Meşhur, muttasıl ve sahîh olan hadîsi reddetmek kimsenin haddi ve hakkı değildir. Sünen'e sadece ahkâm hadislerini aldım. Eserde mevcut dört bin sekiz yüz, hadisin tamamı ahkâma âittir" (Adva'us-Şeria, V. 1394). Concordance'd a Sünen, kırk kitap ve bin sekiz yüz seksen dokuz babtan meydana gelmektedir. Bu bölümler şöyledir: et-Tahâre, es-Salât, Salâtu'l İstiska, Salâtü's-Sefer, Salâtu't-Tatavvu, Şehru Ramazan, Sucûdu'l Kur'ân, Vitr, ez-Zekât, el-Lukata, el-Menâsik, en-Nikâh, et-Talâk, es-Savm, el-Cihad, el-Edâhî, es-Sayd, el-Vasâya, el-Ferâiz, el-Harac ve'l İmâre ve'l Fev. el-Cenâiz, el-Eymân ve'n-Nuzûr, el-Büyû', el-Buyû' ve'l-İcâre, el-Akdiye, el-İlm, el-Eşribe, el-Et'ime, et-Tıbb, el-İtâk, el-Hurûf ve'l-Kırâe, el-Hammâm, el-Libâs, et-Tereccül, el-Hâtem, el-Fiten, el-Mehdî, el-Melâhim, el-Hudûd, ed-Diyât, es-Sünne, el-Edeb.

    Sünen'de sülâsi rivâyet yeralmaz. Onaltı tane kutsî hadis bulunmaktadır. Hadisleri altı gruptur: Sahih lizâtihi, sahihe benzer, sahihe yakın, şiddetli vehn olan hadisler, 'hakkında birşey söylemediklerim sahihtir' dedikleri, hasen li gayrihi olabilecek hadisler (Kâtip Çelebi, Keşfü'z-Zunûn, II, 1005). Buhâri ve Müslim'in birlikte tahric ettiği hadisler kitabın yarısını teşkil eder. Ebû Dâvûd kitabına sahih, hasen, leyyin ve amel edilebilir hadisleri almıştır. Ona göre aşırı derecede zayıf olmayan hadis rey ve kıyastan evlâdır.

    Sünen'de yeralan bazı sahih hadisler Sahihayn'da bulunmaz. Şüpheli hadisleri ise, illetlerini açıklayarak almıştır. Sünen, hadis kitaplarının ikinci tabakasına dahildir (ed-Dihlevî, Hüccetullahi'l-Bâliğa, I, 283). Talebelerinden yedisi tarafından rivâyet edilmiştir ki, en sahih ve yaygın rivâyet el-Lu'luî'nin eseridir (J.Robson, Sünen-i Ebû Dâvud Nüshalarının Rivâyeti, Trc: Talat Koçyiğit, A ÜİFD, 1956, V, 1-4, 175)

    Sünen-i Ebû Dâvûd Kahire (1280), Delhi (1283), Luknov (1840-1888). Haydarabad (1321) Mısır (1935-1950), gibi merkezlerde bir kaç kez basılmıştır. Türkçe'de Ebû Dâvûd'un Sünen'i 1983'de yayınlanmıştır. 1987 yılında eserin, tercüme ve şerhi yayınlanmaya başlanmıştır. Sünen'in ilk şerhini "Meâlim Es-Sünen" adıyla Ebû Süleyman Hattâbî (388/998) yapmıştır.

    Ebû Dâvûd'un diğer eserleri şunlardır:

    2. Risâletuhu fi Vasfı Kitâbü's-Sünen: Eseri Kitâbu's-Sünen ile ilgili olarak yazdığı ve yukarıda sözkonusu ettiğimiz mektuptur.

    3. el-Merâsil: Mürsel hadislerle ilgili eseri.

    4. Mesâiiu'l-İmam Ahmed: Fıkıh konularına göre tasnif edilen ve Ahmed b. Hanbel'e sorulan soru ve cevapları kapsar. Diğer önemli eserleri de şunlardır: el-Mesâil, en-Nâsih ve'l-Mensuh, Kitâbu'z-Zühd, Kitâbu'l-Kader, Kitâbu'l-Ba's ve'n-Nüşûr, Delâilu'n-Nübüvve, et-Teferrüd fi's-Sünen, Fedâilu'l-Ensâr, Müsned-u Mâlik, ed-Dua, İbtidâu 'l- Vahy, Ahbâru'l-Havâric.
    peygamberden 200 sene doğmuş birisinin hiçbir kanıt göstermeden mantıklı açıklama yapmadan söylediği bir şeye inanmıyorum kusura bakmayın.


    Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? (En’am, 114

    Biz bu Kitap’ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. (En’am, 38)
    Bak nasıl sıralıyoruz ayetleri, iyice kavrayabilsinler diye. (En’am, 65)
    İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık. (En’am, 98)

    Ayetlerinde Allah açıkça başka kaynak aramamıza gerek olmadığını belirtmiştir.
  • 22-07-2020, 14:00:38
    #22
    selcukcetiner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Toplumda hoş karşılanmıyor ilk önce onu söyleyeyim hoşlandığınız kızın babası size kötü gözle bakabiliyor (yaşadım) adamın gönlü olsun diye derimi yaktırdım ya çok acı çektim. Sonra kızla ayrıldık

    2. arkadaşlar full time cenabet oluyorsunuz islam dinine göre

    guslünüz kabul olmaz yoksa bende şöyle bir şey vardı.

    Gusül ile alakalı ne bir hadis ne bir ayet yoktur. Derinin su ile beslendiğini biliyoruz. Bu durumda dövme alanının çürümesi, terlememesi, içinden tüy çıkmaması gerekir. 20 senedir dövme taşıyorum 4 adet hatrı sayılır büyüklükte dövmem var içinden tüy çıkıyor bu bölge terliyor herhangi bir çürüme, morarma, yaralanma olmuyor. Üzerinde sivilce bile çıkıyor su derinin altına geçmiyor olsa bunların hiç birisi gerçekleşmez. Bu konuyu biraz daha detaylı araştırmanızı öneririm.
  • 22-07-2020, 14:01:43
    #23
    Üyeliği durduruldu
    thelastluck adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    peygamberden 200 sene doğmuş birisinin hiçbir kanıt göstermeden mantıklı açıklama yapmadan söylediği bir şeye inanmıyorum kusura bakmayın.


    Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? (En’am, 114

    Biz bu Kitap’ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. (En’am, 38)
    Bak nasıl sıralıyoruz ayetleri, iyice kavrayabilsinler diye. (En’am, 65)
    İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık. (En’am, 98)

    Ayetlerinde Allah açıkça başka kaynak aramamıza gerek olmadığını belirtmiştir.
    kitapta cuma namazı da yok hocam dini anlamanız için peygamberin hadislerine islam alimlerine ihtyiacınız var. ayrıca sabah namazı şu rekat akşam 5 kılınır o da yok.
  • 22-07-2020, 14:02:23
    #24
    Canın ne istiyosa yaptır kimseyi dinleme
  • 22-07-2020, 14:03:39
    #25
    Üyeliği durduruldu
    grslg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gusül ile alakalı ne bir hadis ne bir ayet yoktur. Derinin su ile beslendiğini biliyoruz. Bu durumda dövme alanının çürümesi, terlememesi, içinden tüy çıkmaması gerekir. 20 senedir dövme taşıyorum 4 adet hatrı sayılır büyüklükte dövmem var içinden tüy çıkıyor bu bölge terliyor herhangi bir çürüme, morarma, yaralanma olmuyor. Üzerinde sivilce bile çıkıyor su derinin altına geçmiyor olsa bunların hiç birisi gerçekleşmez. Bu konuyu biraz daha detaylı araştırmanızı öneririm.
    allah ın ve peygagmberin lanet ettiği bir konu bu neye inanmak istiyorsanız ona inanın
  • 22-07-2020, 14:04:09
    #26
    HEGEL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam böyle dini sorgulayacaksanız inanmayın o zaman bu kadar basit HEM kendinizi belirli bir yere ait kılıp hemde oranın kurallarına uymuyorsanız orada durmanın bir anlamıda yoktur gibi arkadaş size kendi dinince olan şeyler atıyor siz durduk yere sinirleniyorsunuz
    Soru sormuş bence sadece ?
  • 22-07-2020, 14:04:23
    #27
    HEGEL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam böyle dini sorgulayacaksanız inanmayın o zaman bu kadar basit HEM kendinizi belirli bir yere ait kılıp hemde oranın kurallarına uymuyorsanız orada durmanın bir anlamıda yoktur gibi arkadaş size kendi dinince olan şeyler atıyor siz durduk yere sinirleniyorsunuz
    Kimseye sinirlendiğim yok hocam. Herkes istediği şeye inanmakta serbest tabi ki ama inandığınız şeyi islam zannetmeniz beni üzüyor. Önünüzde kocaman, derya gibi olan bir kitap varken siz kendine hoca şeyh şıh diyen insanları dinliyorsunuz. Allah kendi ayetlerinde açıkça belirtmiş indirdiğim kitaptan başka bir şeye inanmayın demiş Yaptığınız Allah'ın emirlerine karşı gelmek



    selcukcetiner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kitapta cuma namazı da yok hocam dini anlamanız için peygamberin hadislerine islam alimlerine ihtyiacınız var. ayrıca sabah namazı şu rekat akşam 5 kılınır o da yok.
    Cuma Suresi 9. ayet Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.

    Anlamak isteyen için bence yeterince açık hocam

    Namazla ilgili ayetler çok uzun olduğu için direkt siteden kopyala yapıştır yaptım. Spoiler içine aldım isteyen açar okur ama daha önemlisi KEŞKE KUR'AN OKUSANIZ
    Alıntı
    Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
    "(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür." (Hud, 11/114)
    Gündüzün iki ucu, akşam ve sabah namazı, bir kısmında da yatsı namazı vardır. Üç vakit bu ayette zikredilmiştir.
    "Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir." (İsra, 17/78)
    Güneşin batıya yönelmesinden gece olana kadar kılınan namaz, ikindi namazıdır. Sabah namazı tekrar edilmiştir.
    " O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın." (Taha, 20/130)
    Burada beş vakit namaza işaret edilmektedir. Âyette geçen "hamd ile tesbih"ten maksat namazdır. Güneş'in doğmasından önce sabah namazı, batmasından önceki ikindi namazı, gecenin bir kısım saatleri akşam ile yatsı, gündüzün bazı taraflarındaki namaz ise öğle namazıdır.
    Beş vakit namaz; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları Kur'an-ı Kerim içinde değişik yerlerde zikredilmektedir. Bazen ikisi, bazen üçü, bazen dördü değişik bir ifade üslupla anlatılmaktadırlar. Cenab-ı Peygamberimiz (asm), Kur'an-ı Kerim'i hem sözü ve hem de işi ile tefsir etme hakkına sahip olduğu için, bu hak kendisine Allah tarafından verilmiştir; sözü ve işi namazın beş olduğunu açıklamıştır.